AKİT MENÜ

Gündem

Cumhurbaşkanımızın ve YÖK Başkanımızın öngörüleri doğrultusunda çalışma alanlarını hedef edindik

Pazartesi Sohbetlerinde zaman zaman Anadolu’ya açılıp Anadolu’nun sesini duyurmaya çalışıyoruz. Birçok şehrimizde önemli akademik kültürel çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalardan okuyucularımızı haberdar etmek için mikrofonlarımızı şehirlerimizdeki valilerimize belediye başkanlarımıza rektörlerimize uzatıyoruz. Yoğun gündem arasında onlara da düşüncelerini ifade etme çalışmalarını anlatma imkanı sunuyoruz. Bu hafta yolumuzu Afyonkarahisar’a düşürdük ve Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak’a mikrofonlarımızı uzatarak üniversite ve gündem hakkında düşüncelerini sorduk.

Güncelleme Tarihi:

Afyon Kocatepe Üniversitesini bize tanıtır mısınız?

Önce büyük incelik gösterip üniversitemizi ve bizi ziyaret etmenizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Yeni Akit Gazetesine başta sahibi, yayın yönetmeni, çalışanları ve sizlere başarılı bir dönem diliyorum. Yeni Akit Gazetesi ülkemizin en saygın doğru, adil, objektif, medya kural ve ilkelerine uyan en iyi gazetelerdendir.

Afyon Kocatepe Üniversitesi 1992 yılında kurulan 21 üniversiteden biridir. 26 yılımıza girmiş bulunuyoruz. Bu yıl itibari ile 15 fakülte, 13 ü aktif 16 meslek yüksek okulu ve 5 yüksek okulu ve 5 enstitüden oluşan bir üniversitedir. İlimiz Coğrafik alan olarak en büyük dördüncü büyük şehir, üniversitemizde şehrin merkez ve diğer ilçelerine yayılmış vaziyettedir. Şehir merkezinde 3 kampus, Bolvadin ve Sandıklı’da birer kampus diğer ilçelerde de birer meslek yüksek okulumuz yer alıyor. Ayrıca Sandıklı’ya 4 yıllık bir yüksek okul, Dinar ilçemize 4 yıllık bir yüksek okul kuruldu. Sandıklı’ya 4 yıllık Yüksek Okula bir programa öğrenci alındı. Dinar’a iki programa önümüzdeki dönem öğrenci alınacak. Emirdağ’da 4 yıllık bir yüksek okul kurma çalışmaları YÖK’te şu anda son aşamaya geldi. 2017-2018 eğitim öğretim yılına 49.800 öğrenci ile eğitime başladık. 1340 akademik, 986 idari personel ve hastanede 672 taşeron işçilerle beraber üniversitemiz orta büyüklükte bir üniversite yapısına sahip. Doksanı aşkın programda eğitim yapılıyor. Lisans, ön lisans ve lisansüstü eğitimin değişik aşamalarında eğitim yapılıyor. Bunun dışında biz Afyon Kocatepe Üniversitesi olarak belli alanlara yönelmiş bulunmaktayız. Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın, hem Yüksek Öğretim Kurumu Başkanımızın talimat ve öngörüleri doğrultusunda belli çalışma alanlarını hedef edindik.

Üniversitenizin geleceğe yönelik hedefleri nelerdir?

Üniversitemizin öncelikli hedeflerini 5 maddede topluyoruz. Bir, özellikle termal sağlık alanında bölgenin en iyisi olmak ki o yönde çok ciddi mesafeler kaydettik. Fizik -Tedavi Ve Rehabilitasyon Alanında günlük 450-600 hastayı kabul ederek en fazla ve en üst düzeyde tedavi veren birim olduk. Ankara’da Bilkent’te eski adı ile Gülhane, yeni adı ile Sağlık Bilimleri Üniversitesine bağlı fizik-tedavi ve rehabilitasyon birimi ile üniversitemizin bu birimi Türkiye’nin en iyi merkezlerini oluşturuyor. Bunun dışında jeotermal kaynaklardan yararlanma ki biz termal suyu en iyi kullanan il ve en iyi kullanan üniversiteyiz. Isınmada şu anda kampuslarımız termal enerji ile ısınıyor. Hastane tarafı da termal enerji ile ısınıyor. Şehir olarak 25-26 bin ailenin meskeni termal ısınıyor. Yine aynı sudan hastanemizde 6 adet havuzda hastalarımız tedavi oluyor, hidroterapi hizmetini alıyorlar. Jeotermal su, otellerin ısıtılması ve FTR hizmetlerinde kullanımının yanı sıra termal seracılıkta da kullanılıyor. Şu anda Afyonkarahisar İli Antalya İlinden daha fazla-ya da ona yakın aylık domates üretimine sahip. Ayrıca jeotermal su çamaşır fabrikalarında yıkanan çamaşırların kurutulmasında da kullanılıyor. Cenab-ı Hakkın verdiği bir termal suyun nimetlerine bakın. Isınmada, tedavide, termal seracılıkta, çamaşırların kurutulmasında ve beşinci olarak şu anda elektrik üretiminde kullanılıyor. Elektrik üretimine de başlandı.  Belediye Başkanlığımızın öncülüğünde bir proje kapsamında, dış kaynaklı şirketlerle ortaklık bir proje ile çok güzel bir düzeyde elektrik üretiminde deneme başarıyla gerçekleşti. Bu faaliyetlerle Afyonkarahisar İli ve Afyon Kocatepe Üniversitesi jeotermal kaynaklardan en iyi yararlanma gayretini gösteren üniversitelerden ve illerden biri oldu. Öncelikli çalışma alanlarımızdan ikincisi gıda ve gıda ürünlerine yönelik yeni çalışmalar yapmak.

 Üniversite bünyesinde Veteriner Fakültemiz var. Veteriner fakültemizin uygulama alanı olarak hayvan hastanemiz, gıda araştırma merkezimiz ve Konya yolunun 20. kilometresinde KÜHAM adını verdiğimiz Kocatepe Üniversitesi Hayvancılık Araştırma ve Uygulama Merkezimiz faaliyette. Orada hem veteriner fakültesi öğrencilerimizin veteriner hekimlik eğitimlerini aldığı alan hem de 102 manda ve 47 sığır ve 78 adet koyunumuz var. Bu kapasite ile bu hayvanların üretimi, genetik ırklarının korunması, doğumlarının ve tedavilerinin yapılması alanında çalışmalar yapılıyor.

 Bir diğeri çalışma alanımız Zafer Teknoparkı da devreye alarak Tıbbi Ve Aromatik Bitkilerin ülke ekonomisine kazandırılması çalışmalarına destek vermek.  Bölgemize uygun bitkileri seçerek ekim alanları oluşturmak, üreticilere bilimsel destek sunmak, burada birtakım yenilikleri yapmak il ve bölge geneline ekonomik katkı sağlamayı hedefledik.

 Diğer bir madde, mermer ve doğal taş alanlarında çalışmalar yapmak. Mermer üretimi ve ticareti bu şehrin en önemli gelir kaynağı, Afyonun ihracatının önemli bir önemli çalışma alanlarımızdan birini oluşturmaktadır. Mermerin çıkarılması, işlenmesi, katma değerinin arttırılması, ihracatına yönelik çalışmalar ve teknolojisinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar bizim hedeflerimizden biri. Bunun bir kısmını Zafer Teknopark merkezinde bir kısmını da öğretim üyelerimizin bireysel proje katkıları ile yapmaktayız.

Kısaca Termal ve Sağlık Turizmi, Jeotermal Kaynaklardan Yararlanma, Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin ülke ekonomisine kazandırılması, Mermer Ve Doğal Taşın her düzeyde çalışılmasının sağlanması, Zafer Teknoparkın devreye konularak başta Afyon İli olmak üzere bölge ve ülke insanına bu hizmetleri vermeyi hedef edindik. Bunların yanı sıra Ana görevimiz olan 90’ı aşkın programda eğitim, öğretim, uygulama ve araştırma ile 49 bini aşkın öğrenciye en üst düzeyde eğitim vermeyi sürdürüyoruz.

Göreve başladığınız andan bugüne kadar öğrencilerinizle ne gibi kültürel faaliyetler gerçekleştirdiniz?

Kültürel faaliyetler deyince yaptığımız etkinliklerimiz var. Öncelikle öğrenci kulüplerini kurduk. Bu faaliyetleri yapılacak olan birimleri kurmaktı. Kültürel faaliyetlere ilişkin rektörlüğe bazı birimler kurduk. Şu an itibariyle 36 öğrenci kulübü 52 öğrenci topluluğumuz var. Bunlara özel bina ürettik. Her kulübe veya topluluğa özel çalışma alanı verdik. Kulüpler ve topluluklar rahat çalışsın diye. Yine Öğrenci Konseyi Başkanına özel çalışma odası ve toplantı Salonu tahsis ettik. Ayni ve nakdi destek veriyoruz. Her kulübe yılda ortalama belli oranda destek verebiliyoruz. Örneğin geçen sene bilim sanat kültürel etkinlik olarak 110 dolayında etkinlik gerçekleştirdik Bunun çok önemli bir kısmını öğrenciler yapıyor. Örneğin Kitap ve kütüphane kulübü var. Hemen kütüphanenin girişinde yer verdik. Bu kulübümüze bilgisayar ve toplantı alanları verdik İmkân vermeden etkinlik yapılamaz. Alan vereceksiniz, para vereceksiniz imkân vereceksiniz, ulaşım desteği sağlayacaksınız. Şu anda bunların hepsini yapıyoruz. Türkiye’de bizden başka öyle yer veren var mı bilmiyorum. Toplam 88 kulüp ve topluluğun yeri, ismi, tabelası, aynı binada bir de konferans salonu var. Onu da ortak kullanıyorlar.

Afyonkarahisar jeopolitik anlamda önemli bir konumda. Bu konum üniversitenin başında bir insan olarak size nasıl bir sorumluluk veriyor?

Afyonkarahisar İli yolları kesiştiği, tarihin buluştuğu, zaferin kazanıldığı, cumhuriyetin kurulduğu en önemli ilimiz. Bir ve üç saat arası mesafede 13 ilin ortasında. Jeopolitik açıdan ülkemizi korumaya yönelik bilimsel, kültürel, stratejik faaliyetlerde mutlaka dikkate alınması gereken illerden biri. Her türlü hizmette Afyon’un bir rolü, bir önemi veya bir imkânı var.  Bazı faaliyetlerin “Afyon’a rağmen değil, Afyon’u dikkate alarak” yapılması gerekir.

Biz şehrimizin Kültür ve Eğitim Kenti olmasını istediğimizden kampuslarımızı ona göre organize ettik.

Afyonkarahisar İlinin jeopolitik durumuna yakışır bir şekilde kampus ve eğitim birimlerimizi en üst düzeye getirerek öğrenci için cazibe merkez olmasını istiyoruz ve ona ciddi önemde katkıda bulunuyoruz.

Toplum nüfusunun yarısı 30 yaşın altında gençlerden oluşuyor. Siz 49 bin gencin babası konumunda bir yerdesiniz. Sizce gençleri geleceğe nasıl hazırlamalıyız?

Çocuklarımız 21. yüzyılda teknoloji ile kuşatılmış durumda. 24 saatin çok önemli bir kısmı dijital ilgilenme ile geçiyor. Bunlardan vazgeçemeyeceğimize göre bizim çocuklarımızın geleceğine yönelik onlarda olmasını istediğimiz haslet ve güzelliklerin bu programlarda yer almasını, koparamayacağımıza göre onlardan düzgün faydalanmasını sağlamamız gerekiyor. Biz bu konularda ülke olarak  daha fazla gayret göstermeliyiz.

Dolayısıyla dijital dünyada rolümüzün artmasını çocuklarda görmek istediğimiz haslet ve davranış biçimlerine katkıda bulunacak tutum, davranışlarda bulunmalıyız.

15 Temmuzda kirli bir işgal girişimi ile karşı karşıya kaldık. 15 Temmuz işgal girişimi hakkında ne söylemek istersiniz?

15 Temmuz Darbe Girişimi bu ülkeye istenmeyen, ciddi zararlar veren, ülkeye maddi ve manevi kayıp veren ama milletçe meydanlara inerek, sayın Cumhurbaşkanımız ve Hükümetimiz’in önderliğinde üstesinden geldiğimiz, kısa sürede atlattığımız bir FETO/PDY darbe girişimi. O geceyi hiç unutmuyorum. Saat 22:45 ten sabaha kadar Valilik makamında bize verilen görevin başında hazır bulunduk. Diğer yöneticilerimiz ve akademik ve idari personelimiz meydanlara indi. O gece başhekimimizi hastaneye yönlendirdik bir sağlık ihtiyacına cevap vermek üzere hazır tuttuk ben de Sayın Valimizin koordinasyonunda resmi konutta nöbet tuttuk. Hazır bulunduk. Herhangi bir görev ve hizmet için hazır bekledik. 15 Temmuz darbe girişimi milletimize maddi manevi birçok  kayıplar verdirtti. Onun için bunun üstesinden gelecek çalışmalara en üst düzeyde katkıda bulunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın riyasetinde hükümetin yürüttüğü programlara en üst düzeyde ve en hızlı biçimde destek vermek hepimizin görevidir. Bir buçuk yılı aşkın süredir bu mücadele iyi gidiyor. Biz Üniversite olarak aynı ciddiyet ve gayretle FETÖ-PDY ile mücadeleye en üst düzeyde katkıda bulunuyoruz.

Üniversitenizde bu sebepten dolayı kaç ihraç gerçekleşti?

 Bu süreçte üniversitemizde 97 si akademik, 22 si idari, toplam 119 dolayında ihraç söz konusu.

Bu kirli örgüt üniversite tabanında yer buldu. Gençleri böyle organize güçlere kaptırmamak için nasıl bir strateji uygulamamız gerekiyor?

Hepimize düşen görev var. Bu örgüt özellikle dini, dini duyguları, insanların hayırseverliliğini, fakire yardımı, muhtaca yardımı istismar ederek ülkenin hayır alanındaki ekonomik birikimini kendi çıkarına kullandı Kurban yardımı, Ramazan yardımı, muhtaçlara yardım adı altında vergisiz algısız yardım topladılar. Toplanan paranın nasıl kullanıldığı konusunda resmi hiçbir bilgimiz olmadı. Devletin mutlaka olmuştur ama bizim bilgimiz yok. Böyle bir parayı sonra gelip ülke aleyhinde bir üst aklın emrinde kullandığını görüyoruz. Bunların elindeki o paranın o imkânın nasıl olduğunu bütün millet gördü. Bizim özellikle dinimize sahip çıkmamız, toplumumuza sahip çıkmamız gerekir. Ayrıca bu konularda Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın yürüttüğü programlara destek olmamız lazım.

Yurtdışına gönderdiğimiz doktora öğrencilerimizi neden ülkemizin ihtiyacı olduğu alanlarda değerlendiremiyoruz?

Bu bir cümle ile cevap verilebilecek bir konu değil. Yüksek Öğretim Kurulu devrede, Milli Eğitim Bakanlığı devrede. Yani onlar gönderiyorlar.  Belli projeler kapsamında.

Sizin yurtdışına gönderdiğiniz öğrencilerden dönüp üniversitede hizmet eden öğrencileriniz var mı?

Elbette var. Mühendislik alanlarında, temel bilimlerde, tıp fakültesinde, iktisadi idari bilimlerde, İngilizce işletmede elbette hem dil eğitimi alıp, hem de kendi alanlarında  belli becerileri edinip geliyorler.

Ülkemiz gün geçtikçe üniversite sayısı bakımından zenginleşmeye başladı. Sizce nitelik bakımından ne durumdayız?

Yıllarını vermiş bir hoca ve 19 yıllık bir idareci olarak ifade edebilirim ki Türkiye’de yüksek öğretim kalitesiz değil. Önüne gelen herkes bir şey söylüyor. Aslında doğru değil. Kim neyi biliyor da söylüyor, göreceli bir durum. Neyi bekliyordu da ne oldu. Mesela tıp doktoru, sağlık alanında bizim hastanemizde günde 2 bini aşkın poliklinik, günde 140 dolayında ameliyat yapılıyor. Hangi ameliyat yapılmıyor da tıp eğitimi geride? Müşahhas örnekler vereyim. Mühendislik hizmetlerine gelelim. Şuanda maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği, makine mühendisliği, inşaat mühendisliğinde Türkiye en iyi ülkelerden ve en iyi mühendis mesleklerine sahip ülkelerden biridir. Neyi eksik, bana söylerler mi? Sürekli bir evrilme ve değişim yaşanıyor. Bizler Sağlık Eğitimi alanlarında Çekirdek Eğitim Programları hazırlayarak eğitimin kalitesi için çalışmalar yapıyoruz.6 aylık düzenlemelere geçtik. Uzmanlıklarda Çekirdek Eğitim Programları hazırlandı, 6 aylık gözden geçirme uygulamalarına geçildi. Artık akreditasyonlardan geçiriyoruz. Ulusal Akreditasyon kurulundan geçiyoruz. Belli standartlarımız var. Standartları bilmeyen birisi bana diyecek ki “Afyon Kocatepe Üniversitesinde eğitim geri”. Neye göre geri? Eğitimi eleştirenin ölçeği ne? Bir ülke mi? Bir eğitim modeli mi? Onu söylesinler, sorulursa öyle cevap veririm. Türkiye artık çok güzel bir üniversal yapıya geçti. Lehine aleyhine çok konuşulanlar oldu, biz onlara bakmıyoruz. Biz modern dünyada gelişmiş ülkelerde trend nereye gidiyor, ona bakıyoruz. Ona göre davranıyoruz.

Tercih zamanı geldiği zaman Afyon Kocatepe Üniversitesini öğrenciler niye seçsinler?

Çok neden var ama 5-6 temel nedeni söyleyeyim. Bir, güvenlik. Türkiye’nin en güvenli illerinden biri. İki, rahat ve huzurlu bir ortam. Afyonkarahisarlı artık üniversite öğrencisi deyince “evladım gel, nasılsın, bir ihtiyacın var mı” dediği konumda. Üçüncüsü, orta büyük ölçeklikte her türlü hizmete anında ulaşabilecek imkanlara sahip. Dördüncüsü; eğitim, sağlık, ulaşım açısından en tercih edilen illerden biri. Kara ve hava ulaşımında her yere bağlıyız. Gelecek yılın başında hızlı trenimiz geliyor. Öğrenci okumak için başka ne istesin. Her yer yurt. İlimiz Yurt kapasitesi bakımından Türkiye’de ilk 3-5’e giriyor. Yurtlarda %100 doluluk yok, %70 – 80’i geçmiyor. Çünkü öğrenci artık serbestlikten yana. Üç- dört öğrenci kısa süre için birbirini tanıyıp arkadaşlığı oluşunca doğrudan il içinden bir daire tutuyor. Her öğrenci bir odayı paylaşıyorlar. Böyle bir ortam tercih ediliyor. Şimdilerde öğrenciler için 1+1ler, özel yurtlar, devlet yurtları, kaloriferli kiralık daire gibi alternatif ve seçenekler arttı. İlçelerde de pansiyonlar arttı.

Hangi ülkelerden misafir öğrencileriniz var?

Halen 53 ülkeden gelen 547 yabancı uyruklu öğrencimiz üniversitemizde farklı alanlarda ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim görüyor Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu, Balkanlar, Almanya gibi Avrupa ülkelerinden, Afrika ülkelerinden var.

Başka bir ekleyeceğiniz varmı?

Önce Üniversitemize yaptığınız ziyaret için sizlere teşekkür ediyorum. Son olarak da tüm öğrenci adaylarımızı Afyonkarahisar’a ve Üniversitemize davet ediyorum. Eğitim Afyon’da, AKÜ’ de alınır…

PROF. DR. MUSTAFA SOLAK KİMDİR?

Prof. Dr. Mustafa Solak, 1953 yılında Eskişehir’de doğdu. 1976’da Atatürk Üniversitesi’nde Lisans, 1985 yılında Anadolu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıbbi Genetik Anabilim Dalında Doktorasını tamamladı. Dr. Solak, 1986 yılında bu anabilim dalına Yardımcı Doçent olarak atandı. 1992’de aynı üniversitenin Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalında Doçent unvanı aldı. 1999’da Afyon Kocatepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’ne Profesör olarak atandı. Halen Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı öğretim üyesidir.

Dr. Solak’ın 48’i uluslararası, 46’sı ise ulusal hakemli dergilerde olmak üzere alanında toplam 94 bilimsel makalesi yayınlanmıştır. Dr. Solak’ın, 47’si uluslararası düzeyde, 76’sı ulusal düzeydeki bilimsel toplantılarda sunulan toplam 123 bildirisi bulunmaktadır. Dr. Solak, alanında toplam 4 kitapta bölüm yazarlığı, ayrıca birinin de editörlüğünü yapmıştır. Dr. Solak, 14 bilimsel projenin yürütücülüğünü ve 15 lisansüstü tezin danışmanlığını yapmıştır. Yine ülkemizde sağlık eğitimi ve sağlık insan gücüne ilişkin geniş kapsamlı bir çalışma olan “Türkiye’de Sağlık Eğitimi ve Sağlık İnsan Gücü Durum Raporu’’ adlı yayının da editörüdür.

Dr. Solak, değişik üniversitelerde pek çok farklı yönetim kademesinde idari görev yaptı. Anadolu Üniversitesi’nde 1987-1993 yılları arasında Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcılığı, Yönetim Kurulu Üyeliği, 1989-1993 yılları arası Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Müdür Yardımcılığı, Yönetim Kurulu ve Genetik Danışmanlık Konseyi Üyeliği, 1990-1993 yılları arası Tıp Fakültesi’nde Yönetim Kurulu Üyeliği, 1992-1993 yılları arası önce Döner Sermaye İşletmesi Müdür Yardımcılığı sonrasında Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

1993 – 1999 yılları arası Celal Bayar Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Solak, çalıştığı bu dönemde Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Enstitü Kurulu ve Enstitü Yönetim Kurulu Üyeliği, 1994’deTıp Fakültesi Dekan Yardımcılığı, 1994-1998 yılları arası Tıp Fakültesi Fakülte Kurulu ve Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği, 1993-1999 yılları arası Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Kurucu Başkanlığı yaptı. 1999 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne Profesör olarak atanan Dr. Solak, aynı yıl Rektör Yardımcılığı görevine getirildi.Mustafa SOLAK halen Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü olarak görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir

 

Yorumlara Git

Devlet, Allah'a küfredenleri tutuklayacağına ihbar edenleri susturuyor mu?

ABD İran kıyılarını vurdu! Ateşkes resmi olarak sonlanırsa dünya için felaket olur!

Mehmet Şimşek'ten 'Erken seçim' açıklaması!

İçi tamamen LGBT'li sapıklarla dolu gemi İstanbul'a geliyor! Bu küstahlığa yetkililer suspus! İstanbul halkı çocuklarınızı koruyun!

Ateşkesi yok sayan ABD'ye sert uyarı! 'Karşılık vereceğiz'