Gündem
Muhalif kimliğe saplananlar Türkiye’ye..
"Türkiye, özellikle Batı ülkelerinde teki bile kriz, toplumsal sarsıntı yaratacak, üzerine onlarca film yapılacak olayları sadece 2,5 yıl içinde yaşadı" diyen gazeteci yazar Ceyhun Bozkurt, muhalif kimliğe saplanıp kalanların Türkiye'ye zarar verdiğini söyledi.
Gazeteci yazar Ceyhun Bozkurt, Türkiye’nin içinden geçtiği zorlu süreçte milli duruş sergilenmesinin önemine değinerek muhalif kimliğe saplanıp kalanların Türkiye’ye zarar verdiğini söyledi. Bozkurt, kendisine ait blog sitesinde yayınladığı son yazısında 15 Temmuz darbe girişimi, PKK ve DAEŞ saldırıları ile çevre ülkelerde yaşanan olumsuz gelişmelere atıfta bulunarak “Türkiye, özellikle Batı ülkelerinde teki bile kriz, toplumsal sarsıntı yaratacak, üzerine onlarca film yapılacak olayları sadece 2,5 yıl içinde yaşadı” değerlendirmesinde bulundu.
ÖLDÜRMEYEN ACI TÜRKİYE’Yİ GÜÇLENDİRECEK
Bozkurt, Türkiye’ye yönelik saldırıların hız kesmeden sürdüğünü ama bunun yanında milli birliğinde geliştiğini belirterek “Tüm saldırılarda bizi öldürmeye çalıştılar ama başaramadılar. Friedrich Nietzsche’ye ait 'Beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir' sözünü hatırlayın. Bizi öldüremediler. O halde güçlenmek için hepimize görev düşüyor. Çünkü başka Türkiye yok…” ifadelerini kullandı.
MUHALİF KİMLİĞE SAPLANANLAR…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı kesimi de değerlendiren Bozkurt, fitnelere karşı uyanık olunması çağrısında bulundu. Türkiye’de bazı kesimlerin algı operasyonu peşinde olduğunu belirten gazeteci yazar Ceyhun Bozkurt, şu ifadeleri kullandı:
“Bir kesim ise istemeyerek, farkında olmadan sadece muhalif kimliğine saplanıp kalanlar. Ama bu kesimin istemeyerek de olsa yaptığı bazı paylaşımlar, getirdiği söylemler Türkiye'ye zarar vermekten ve ülkemiz aleyhinde faaliyet yürüten ülke ve odaklardan başka kimseyi mutlu etmez. Bu yazdıklarım, “görülen yanlış varsa söylemeyelim” anlamına kesinlikle gelmemeli. Bu satırların yazarını takip edenler, yanlış bulduğu noktayı hiç kimseden çekinmeden söyleyeceğimi çok iyi bilmektedir. Anlatmak istediğim şudur: bu konuda iç siyasi dengelere hiç takılmadan, milli meselede milli duruş sergilemek ve görülen yanlışları da samimiyetle önermek hem siyasi açıdan hem Türkiye'nin dışarıya karşı elini güçlendirmek bakımından daha yararlı olacağı açıktır.