Gündem
Hakimden kaçağa ödül gibi tazminat
Merhum Hasan Karakaya Ağabey’in, vatan haini Can Dündar’ın karısını aldattığı görüntülerle ilişkin 2015’te yazdığı, “Bir Can Dündar portresi… Karısını satan ülkesini de satar” başlıklı yazısı hakaret kabul edilip, 6 bin lira tazminata hükmedildi.
GAZETEMİZE SKANDAL CEZA
FETÖ’nün MİT Tır’ları ihanetinin medya ayağını yöneten, vatana ihanetten yargılanırken yurtdışına firar eden, Avrupalıların kapı kulluğunu yaparak geçimini sağlamaya çalışan, ülkemize akıl almaz iftiralarda bulunarak Batılı efendilerine yaranmaya çalışan Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın gazetemize açtığı tazminat davasını kazanması “bu kadar da olmaz” dedirtti. Merhum Hasan Karakaya’nın 3 Haziran 2015’te kaleme aldığı, “Bir Can Dündar portresi… Karısını satan vatanını da satar” başlıklı yazısından dolayı Dündar’ın avukat Halil Kocabaş tarafından İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeaçtığı davada, gazetemizin hiçbir delilini toplamayan, tazminat talep edenin sanık olduğu casusluk davasını incelemeye bile gerek duymayan hakim, tazminat kararı verdi. Merhum Karakaya’nın büyük bir ferasetle kaleme aldığı ve Dündar’ın güvenilmez kişiliğine dikkat çektiği yazıdan dolayı Hakim Fehmi Kemal tarafından gazetemize 6 bin lira tazminat cezası kesildi.
ADETA ÖDÜLLENDİRİLDİ
Vatan hainliği tescilli olan Dündar lehine verilen skandal karar şok etkisi oluşturdu. Her ortamda ve fırsatta aslı astarı olmayan iddialarla Türkiye’yi uluslararası mercilere şikayet eden, haçlıların gönüllü lejyonerliğini yaparak ihanetini katmerlendiren Dündar’ın sadakatten uzak kişiliğinin ele alındığı yazıdan dolayı gazetemiz imtiyaz sahibi Ramazan Fatih Uğurlu 6 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
Firari Can Dündar’ın adeta masum ilan edildiği karar yazısında, “Davanın kısmen kabulüne, toplam 6000 TL manevi tazminatın 03.06.2015 tarihinde işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ifadeleri kullanıldı.
“İHANET”İNE DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Rahmetli Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya, vatan haini Can Dündar’ın, daha sübyan sayılacak bir kızla boğazda öpüşürken çekilen gayri ahlaki görüntüleri medyaya yansıdıktan sonra, 3 Haziran 2015’te “Bir Can Dündar portresi… Karısını satan ülkesini de satar” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Yazıda şu ifadelere yer vermişti: “Sahi, “karısını aldatan” Can Dündar’ın; “öpüşme” fotoğrafı dışında, “başka bir kaseti” daha var mı?.. Bu kasetle “tehdit” edildiği için mi “Paralel’in kucağı”na oturdu?.. “Evlilik hayatı ve kariyeri tehlikede” olduğu için mi “Paralel Çete’nin güdümü”ne girdi?.. Eline tutuşturulan o fotoğrafları; “İşte gizlenen silahlar” başlığıyla, bunun için mi yayınladı?.. Soruları uzatmak mümkün...Ama ben şunu düşünüyorum: “Karısını aldatan herkesi aldatır!” Malûm, “aldatmak” kelimesinin “argo”daki karşılığı “satmak”tır!.. O halde, şöyle diyebiliriz: “Karısını satan, herkesi satar!” Türkiye ne ki; “Adam karısını satmış, karısını!”