AKİT MENÜ

Gündem

Zamanın en büyük farzı: İttihad-ı İslam

Bediüzzaman diyor ki; Tarif ettiğim ve dâhil olduğum ittihad-ı Muhammedînin (sav) tarifi budur ki: Şarktan garba, güneyden kuzeye uzanan nuranî bir silsile ile bağlanmış bir dairedir. Dâhil olanlar da bu zamanda üç yüz milyondan ziyadedir.

Hepiniz Allah’ın ipine (Kur’ân’a) sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin. 

(Al-i İmran, 103)

“Allah’a ve Resulüne itaat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer de, kuvvetiniz (devletiniz) elden gider.” (Enfal, 46)

Risâle-i Nur’da İttihad-ı İslâm

Üstad Bediüzzaman, Müslümanlar arası ittifaka büyük önem verir. Hayatında yaptığı faaliyetlerle ve eserleriyle bu ittifakı gerçekleştirmeye çalışmıştır. Hayal ettiği İslâm birliğini şöyle tasvir eder:

Tarif ettiğim ve dâhil olduğum ittihad-ı Muhammedînin (sav) tarifi budur ki: Şarktan garba, güneyden kuzeye uzanan nuranî bir silsile ile bağlanmış bir dairedir. Dâhil olanlar da bu zamanda üç yüz milyondan ziyadedir.

Bu ittihadın cihetü’l-vahdeti ve irtibatı, tevhid-i İlâhîdir. Müntesipleri, “Kàlû Belâ”dan itibaren dâhil olan bütün müminlerdir. İsim defterleri de Levh-i Mahfuz’dur. Bu ittihadın nâşir-i efkârı, umum İslâmî kitaplardır. Günlük gazeteleri de, i’lâ-yı kelimetullahı hedef-i maksat eden umum dinî gazetelerdir.

Kulüp ve encümenleri, câmi ve mescidler ve dinî medreseler ve zikir hanelerdir. Merkezi de Haremeyn-i Şerifeyndir. Bu cemiyetin reisi, Fahr-i Âlemdir. Ve mesleği, herkes kendi nefsiyle mücahede, yani ahlâk-ı Ahmediye (sav) ile ahlaklanmak ve sünnet-i Nebeviyeyi ihya ve başkalara da muhabbet ve -eğer zarar etmezse- nasihat etmektir.

Bu ittihadın nizamnâmesi sünnet-i Nebeviye ve kanunnamesi şeriatın emir ve yasaklarıdır. Ve kılıçları da kat’i burhanlardır. Zira “Medenîlere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir.” Taharrî-i hakikat, muhabbet iledir. Husumet ise, vahşet ve taassuba karşı idi.
Hedef ve maksatları da, i’lâ-yı kelimetullahtır. Şeriat da, yüzde doksan dokuz ahlâk, ibadet, ahiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü’l-emirlerimiz düşünsünler. Şimdi maksadımız, o silsile-i nurânîyi harekete getirmekle, herkesi bir şevk ve vicdani bir arzuyla, terakkî yolunda kâbe-i kemalâta sevk etmektir. Zira ilâ-yı kelimetullahın bu zamanda bir büyük sebebi, maddeten terakki etmektir.

İşte ben bu ittihadın efradındanım. Ve bu ittihadın tezahürüne teşebbüs edenlerdenim. Yoksa sebeb-i iftirak olan fırkalardan, partilerden değilim. Elhasıl: Sultan Selim’e biat etmişim. Onun ittihad-ı İslam’daki fikrini kabul ettim. Zira o şark vilâyetlerini ikaz etti. Onlar da ona biat ettiler. Şimdiki Şarklılar, o zamanki Şarklılardır. (...)

Bize Zarar Veren Önemli Bir Hastalık

Üstad Bediüzzaman, Eski Said döneminde olsun, Yeni Said döneminde olsun, daima ihtilafın zararlarını, ittifakın ehemmiyetini nazara verdi ve daima ittifak için çalıştı.

Bir yazısında “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz” diyordu.
Şam’da verdiği hutbesinin başında “Bizi maddî cihette orta çağda durduran ve tevkif eden, altı hastalıktan birisinin “Ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî rabıtaları bilmemek” olduğunu söylüyordu.

Her Meslek Sahibi

Ehl-i dalâletin zilletindendir ittifakları; ehl-i hidayetin izzetindendir ihtilâfları. Yani, ehl-i gaflet olan ehl-i dünya ve ehl-i dalâlet, hak ve hakikate istinad etmedikleri için, zayıf ve zelildirler. Tezellül için, kuvvet almaya muhtaçtırlar. Bu ihtiyaçtan, başkasının muavenet ve ittifakına samimî yapışırlar. Hatta meslekleri dalâlet ise de, yine ittifakı muhafaza ederler. Adeta o haksızlıkta bir hakperestlik, o dalâlette bir ihlâs, o dinsizlikte dinsizdârâne bir taassup ve o nifakta bir vifak yaparlar, muvaffak olurlar. Çünkü samimî bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz. Evet, ihlâs ile kim ne isterse Allah, verir.

Amma ehl-i hidayet ve diyanet ve ehl-i ilim ve tarikat, hak ve hakikate istinad ettikleri için ve her biri bizzat tarik-i hakta yalnız Rabbini düşünüp tevfikine itimad ederek gittiklerinden, manen o meslekten gelen izzetleri var. Zaaf hissettiği vakit, insanların yerine Rabbine müracaat eder, medet ondan ister. Meşreplerin ihtilâfıyla, zâhir-i meşrebine muhalif olana karşı muavenet ihtiyacını tam hissetmiyor, ittifaka ihtiyacını göremiyor. Belki hodgâmlık ve enâniyet varsa, kendini haklı ve muhalifini haksız tevehhüm ederek, ittifak ve muhabbet yerine, ihtilâf ve rekabet ortaya girer. İhlâsı kaçırır, vazifesi zîr u zeber olur.

Dokuz Emir

Vahîm neticeleri görmemenin yegâne çaresi, dokuz emirdir.

-Müsbet hareket etmektir ki, yani, kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adaveti ve başkalarının tenkîsi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin, onlarla meşgul olmasın.

-Belki, daire-i İslâmiyet içinde, hangi meşrepte olursa olsun, medar-ı muhabbet ve uhuvvet ve ittifak olacak çok rabıta-i vahdet bulunduğunu düşünüp ittifak ederek,

-Ve haklı her meslek sahibinin, başkasının mesleğine ilişmemek cihetinde hakkı ise, “Mesleğim haktır” yahut “Daha güzeldir” diyebilir. Yoksa başkasının mesleğinin haksızlığını veya çirkinliğini ima eden “Hak, yalnız benim mesleğimdir” veyahut “Güzel, benim meşrebimdir” diyemez olan insaf düsturunu rehber etmek,

-Ve ehl-i hakla ittifak, tevfik-i İlâhînin bir sebebi ve diyanetteki izzetin bir medarı olduğunu düşünmekle,

-Hem ehl-i dalâlet ve haksızlık, tesanüd sebebiyle, cemaat suretindeki kuvvetli bir şahs-ı manevînin dehâsıyla hücumu zamanında, o şahs-ı manevîye karşı, en kuvvetli ferdî olan mukavemetin mağlûp düştüğünü anlayıp, ehl-i hak tarafındaki ittifak ile bir şahs-ı manevî çıkarıp, o müthiş şahs-ı manevî-i dalâlete karşı hakkaniyeti muhafaza ettirmek,

-Ve hakkı, bâtılın savletinden kurtarmak için,

-Nefsini ve enâniyetini,

-Ve yanlış düşündüğü izzetini,

-Ve ehemmiyetsiz, rekabetkârâne hissiyatını terk etmekle ihlâsı kazanır, vazifesini hakkıyla ifa eder.

YARIN: Ehl-i Sünnet Velcemaat olan ehl-i hak mezhebini karargâh yap

 

Yorumlara Git

Özgür Özel gündemi meşgul ediyor! Çorabı büyük dikkat çekti

Siyonist katiller destekçilerini kaybediyor! Yaptıkları bardağı taşırdı

Türkiye'den Suudi Arabistan'a başsağlığı mesajı

Putin'den dikkat çeken savaş açıklaması! Yeni öneriler sunuldu

Duran'dan siyonist katillere tepki! “Tek kelimeyle ikiyüzlülük”