AKİT MENÜ

Ekonomi

İmzamızla kaliteli yapalım uygun fiyata satalım

Şirketlerin gelişim sürecinde büyümenin yolu İstanbul ile kesişmeden geçiyor. Giyim sektörüne ilk adımı attığı 1980’li yıllardan 2000’e kadar Adana bölgesinde adını duyuran Taşkınırmak Kardeşler, markalaşmada İMZA ile çıktıkları yolda önce İstanbul piyasasına açıldı. 18 yılda yakaladıkları başarı grafiğini bugün modanın kalbi Fransa’ya ihraç ettikleri ürünleriyle zirveye çıkaran şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Taşkınırmak, Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’nın sorularını cevaplandırdı.

Yıllar süren mücadelenizin neticesinde ihracat, iç piyasa ve ürün gamı noktasında nereden nereye geldiniz?

Taşkınırmak ailesinin dört erkek evladı olarak Hatay Kırıkhan İlçesine bağlı Baldıran Köyünde doğup büyüdük. Ticari yaşamımız, 1985 yılında bir pazar tezgâhında manifatura ürünlerinin satışıyla başladı. İlk önce iki ağabeyim bu konuyla ilgilenirken, diğer kardeşimle ben 1990’lı yıllarda onlara katıldık. 1996 başında Adana’ya gelip toptancılığa başladık. Adana’da belli bir seviyeye geldikten sonra ‘Bu işin ayağı İstanbul. Mutlaka İstanbul’da olmalıyız’ dedik ve 2000 yılında İstanbul’da yer açtık. Şu anda merkezimiz İstanbul’da, fabrikamız Adana’da. 1999 yılında Adana’dan İstanbul’a gelmeden önce al sat yerine markalaşma yoluna gitme kararı aldık. O zaman araştırmalar yaptık, İMZA ismini bulduk ve tescilini aldık. Çünkü marka dediğimiz zaman bir isim bulup onu alttan desteklemek gerekiyor. Reklamlar, tanıtımlar, daha sonra merkezin ona göre yapılandırılması gibi konular zamanımızı aldı. Bu işin merkezinin İstanbul olduğunu bildiğimiz için Şişli Osmanbey’e taşındık. Sonra Adana’daki yerimizi, fabrikamızı da şehir dışına taşıdık. Kendi ürünlerimizi, markalarımızı yaparken bunu üretimle de desteklemeyi esas alıp üretime başladık. Şu anda bir erkeğin giyebileceği ana gruplar olarak ifade ettiğimiz takım elbise¸ ceket ve paltonu kendi fabrikamızda üretiyoruz.

Adana’da üretiminiz ne durumda?

Fabrikamız Ceyhan yolunda daha çok İmza’ya ürün hazırlıyoruz. Orası bir üretim tesisi ve hedeflerimize göre üretim yapıyoruz...

Üretim kapasiteniz nedir?

İki yıl önce üretim ve satış tek ayaktaydı. Onu ikiye böldük. Tabii ‘Üretim ayağı başka bir şirket adı altında devam etsin’ dedik. Onu TACİSER adı altında ayırdık. Şu anda Adana’daki fabrikamız hem İmza’ya hem de dışarıya ihracat için üretim yapıyor. Yaklaşık ayda 30 bin gömleğimiz, 10 bin civarında da takım elbise ve ceket üretimi söz konusu. Üretimin yüzde 70’i İmza için, yüzde 30’u ihracat için yapılıyor.

İhracatta farklı bir marka ile mi ilerliyorsunuz?

İhracatta fason mantığı ile hareket ediyoruz. Üretim tesisi fason üzerine kurulmuştu. Bize kumaş gelir, elbise dikeriz veya bizden ürün talep eden şirketin markası ile üretim yaparız. O anlamda Fransa’ya yüklü ticaretimiz var.

Modanın merkezi Fransa’nın erkekleri sizden mi giyiniyor?

Öyle diyebiliriz. Şu anda takım elbise ve gömlek yapıyoruz. Gömlekte geçenlerde Natuca’ya iş yaptık. Yine Lacos’a bir iş yaptık. Ünlü markalara da çalışıyoruz. Bu arada ilk ihracatı Katar’a yaptık. Yeni ülkelere açılmak için temaslarımız devam ediyor. 2018 için yüzde 25 büyümeyi, mağaza sayısını yüzde 15 arttırmayı hedefliyoruz. Hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. İlk 4 ayda bayi üzerinden 4 mağaza açtık. Perakendede ilerliyoruz, toptanda ilerliyoruz. Ayrıca büyük ve katlı mağazacılığa giriyoruz.

Yurtiçi markalaşma süreci İmza ile mi yürütülüyor?

Taşkınırmak şirketi altında İmza ile devam ettiriyoruz. Biz İmza olarak ‘Toptan satalım, bu yönde ilerleyelim, marka olalım’ dedik. Ama 2000 yılından sonra bir furya ortaya çıktı, bütün markalar perakendeleşmeye ve mağazalaşmaya başladı. AVM’ler hayata geçti, herkes kendi mağazalarını açma yoluna gitti. Biz de bundan etkilendik, mağazalaşma yolunu tercih ettik.

Kaç mağazanız var?

Şu anda İmza olarak yurtiçinde 59 mağazamız bulunuyor. Bunun 27’sini kendimiz, 32 tanesini de müşteri üzerinden işletiyoruz.

Franchise’a açık mısınız?

İki yönlü ilerliyoruz. İlki müşterilerimiz üzerinden shop bayi olarak adlandırdığımız İmza’nın tüm dekorasyonuna, ürünlerine yer veren merkezdeki aynı mağazacılık şekli, online sistem ile hareket ediyoruz. Birisini yatırımcı, birisini merkez olarak işletiyoruz. Satış şekli, dekorasyonu, içindeki ürünler tamamı İmza shop olarak devam ediyor. Orada yürümek daha kolay. Bu tarafta hep yatırım yapmak gerekiyor. O yatırım da müşteri üzerinden oluyor.

Kaç kişi istihdam ediyorsunuz?

Merkezde 200, diğer şirkette 200 olmak üzere toplam 400 çalışanımız var.

Cironuzu artırmak için neler yapıyorsunuz?

Toplam 50 milyon liralık bir ciromuz var. İmza markamız ile beraber yeni yeni ihracata da başlıyoruz. İmza’yı da ihracatta etkin kılıyoruz. Biz İmza ile Osmanbey’de ihracatı dönem dönem bavul ticareti şeklinde yapıyorduk. Baktık bu iş böyle olmuyor. Bu markayı taşıma kararı aldık. İlk marka denemelerimiz başarılı olmadı. Şimdi ailemizden gençlerimiz yetişiyor. Üniversiteyi bitirdiler, yabancı dil biliyorlar, yurtdışına gittiler. İlk ihracatımızı 117 bin dolarla Katar’a yaptık. Tabii Kosova’da görüşmeler var, yine İran’dan bir yatırımcı geldi. Onlar bir AVM yapıyorlar ve Türk markalarını oralarda görmek istiyorlar.

Üzücü ama kumaşta dışa bağımlı bir yapıya gidiliyor. Hâlbuki Adana kumaşın menbaı değil mi?

Ülkemizin en önemli sorunlarından biri ara mal ithalatı. Bu mallardan kumaş da dışarıdan dolar ve Euro ile alınıyor. Türkiye’de güzel kumaşlar yapılıyor ama pahalı. Bu nedenle yurtdışından uygun fiyatla kumaş alma yoluna gidiliyor. Ülkemizde 3-4 yıl öncesine kadar daha çok ithalat yapılıyordu. Ürünler hazır geliyordu. Devlet hazır üründe yüzde 40, kumaşta yüzde 25 gibi damping koydu. Bunu yapması yerli üretime olumlu etki yaptı, ithalat azaldı. Kumaşta yüzde 25 damping devam ediyor, buna rağmen ürün ithalatı devam ediyor.

Damping, indirim size fayda sunuyor mu?

Bizim giyim firması olarak temel amacımız cazip ve kaliteli ürünler üretmektir. İthalat da şöyle işimize yarıyor, yurtdışından kumaş daha uygun fiyata geliyor daha kaliteli ürün üretiyoruz. Türkiye’de yabancı markalar da var, onlarla rekabet etmemiz için daha cazip ve güzel ürünler üretmeliyiz. Şimdi damping vergisi ödüyoruz, rakibimiz Avrupa’dan sıfır vergi ile ürün getiriyor. Onlarla rekabet etmemiz çok zor. O yönden damping bizim için zararlı oluyor, kumaşı daha pahalıya alıyoruz. Gönül ister ki yurt içindeki firmalar daha cazip ürünler üretsin ama maliyetler yüksek. Üretim bakımından dışarıdan ürün gelmesi bizim için dezavantaj.

20 liraya da, 200 liraya da gömlekler var. Bu nasıl bir şey?

Vatandaş kesesine göre, dilediği yerden ürün alıyor. Bu yöntem Avrupa’da da uygulanıyor. Hatta outlet köyleri var. Dünyada 2009’dan sonra sıkışan ekonomiler vatandaşların alım güçlerini bayağı daralttığı için insanlara daha cazip ürünler sunmak zorundayız. Onun için kampanyalar yapmak durumundayız. 20 liralık gömlek ile 200 liralık gömlek arasında önce kumaş ve işçilik, sonra da marka değeri farkı var. Kumaş, işçilik ve marka değeri gömlekleri, ürünleri farklılaştırıyor. Çok pahalı olan markaların da outletleri var. O markalar fazla ürünlerini, sezon sonu kalan mallarını eritmek için outletlerinde kampanyalara, indirimlere yöneliyor.

Bu indirimler maliyetleri kurtarıyor mu?

Ustabaşına verdiğimiz maaşlarla ve ürün fiyatlarını yan yana koyduğunuzda çok şaşırtıcı gelebilir. Sonuçta bir O paçal değer var. Perakendede, sezon başı ve giriş fiyatı vardır. Ürünün en yüksek olduğu değer söz konusudur. Sonra bir indirim yapılır, en son da outlet yani temizleme olarak ifade ettiğimiz döneme geçilir. Burada da ortalama fiyat ve kârlılık ortaya çıkar.

Şu anda hangi dönemdeyiz, alışveriş zamanı mı?

Şu anda yeni sezonun başındayız, fiyatların en yüksek ve çeşitliliğin bol olduğu bir dönemdeyiz. Sezon sonuna kalan ürünler ise satılmayıp elde kalan ürünlerdir. Sezon sonu fiyatların cazip ama çeşitliliğin az olduğu bir dönemdeyiz.

İmza’yı nereye taşımayı hedefliyorsunuz?

İmza’da hedef kitlemiz orta kesim. İş hayatına başladığımızdan bu yana ‘Kaliteli yapalım, uygun fiyata satalım’ diyoruz. Bizim ürettiğimiz ürünler kalite olarak çok değerli olup cazip fiyatlara sunuluyor. Yani hedef kitlemiz olan orta kesime en kaliteli ürünleri en uygun fiyata giydirmek. Özetle biz orta kesimi kalite ve moda ile buluşturmayı amaçlıyoruz. Burada önceliklerimiz ilk etapta yurtiçinde belirli bir doyumluluğa gelmek ardından yurtdışına açılmak.

İmza’yı rakiplerinden ayıran 3 özelliği sıralar mısınız?

İmza’da kalite standardı ön planda. Biz ürünlerimizin kaliteli ve cazip olmasını önemsiyoruz. Kaliteden taviz vermiyoruz. Müşterimizi her zaman doğru şekilde giydirmeyi esas alıyoruz. Ona yakışacak, onu mutlu edecek bir ürünümüzü giydirelim istiyoruz. Doğal olarak insanlar ürünlerini çok eskitmiyorlar, kıyafetlerini temiz giyiyorlar. Çok ürün var fakat çok fazla giyilmiyor. İnsanlar kıyafete çok para vermek istemiyor. Genelde ‘3-5 ay giyeceğim bir kıyafete neden para vereyim’ diyorlar. Özetle biz kalite, müşteriyi doğru giydirme, cazip ve uygun fiyata ürün satmayı temel alıyoruz. Bu anlamda başarılı olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Öte yandan biz bu sektörde kalıcı olmayı da arzu ediyoruz. Uzun vadeli bir marka olmak istiyoruz. Aile şirketlerinde uzun vadeli markalar çok az. İkinci nesle geçmede sıkıntı var. Onun için çalışmalar yapıyoruz, gençlerimizi yetiştiriyoruz.

Ben olsaydım...

Benim için işimi en iyi şekilde yapmak, kaliteli ürün üretmek çok önemli. Kaliteli ürün üretirken hem ülkeye hem de ekonomiye katkı sunmak, insanların çalışmalarına ve evlerine ekmek götürmelerine vesile olmak da benim için değerli. İnsanları güzel giyindirmek mutluluktur. Ama çalışanları mutlu etmek, ekonomiye katkı yapmak da çok büyük mutluluk. Amacım yurt dışına açılmak, ülkemize girdi sağlamak. En büyük dileğim ise bu amaç için çabalamak ve firmamızı, markamızı sonraki nesillere bırakmak.

Ailenizde kaç çocuk var?

Biz 4 erkek kardeşiz, toplamda 18 çocuğumuz var. Bunların bir kısmı içeride, bir kısmı dışarıda çalışıyor. Temel hedeflerimizi belirledik, aile anayasasını oluşturduk. Bizim en önemli hedefimiz çocuklarımızın patron değil, profesyonel yönetici olmaları. Bununla hak edenin hak ettiği yerlere gelmesini amaçlıyoruz. Şirketlerin kurumsallaşması için çok çalışılması gerekiyor. Yoksa ikinci nesle aktarımlarda sorunlar olur. Onun için burada iyi bir sistem kurgulamak, hakkıyla görev yapacak isimlere imkân verme niyetindeyiz.

Yeme içme ile aranız nasıl?

Yeme içme ile aram iyi. Karnımı doyurmaya çalıyorum. Özel tatlarım yok.

Yeni model ve kesimlerinizden söz eder misiniz?

Hayat klasikten çıkıp spora gidiyor. Bizim iki kalıbımız var. Kalıplardan slim fit genç ve fit olanlara, confort ise kilolulara hitap eden rahat kalıplar. Confort kalıplar geniş olup vücudu sarıyor.

Kaç modelistiniz var?

Ürün üretirken yararlandığımız bir tasarım ekibimiz var. Ekip arkadaşlarımız sezon bittiğinde geçmişle ilgili değerlendirmede bulunurlar. Sonra yeni sezonun renklerini öğrenmek için yurtdışındaki fuarlara katılırlar, dergilerimizden araştırmalara girişirler. Fuarların ve araştırmaların ardından koleksiyon çalışır, yapar ve satışa sunarlar. Satışta hem modayı hem de müşteri yapısını düşünerek koleksiyon seçimi yapar ve ürün üretirler.

Vekil adaylarının giyindiği kıyafetler seçmeni nasıl etkiler?

İnsanımız görsele çok değer veriyor. Onun için güzel giyinen insanlar her zaman 1-0 öndedir.

Peki ya, İmza markalı ürün giyinenler…

İmza giyinenler de, güzel giyinenler de 1-0 öndedir. Durum böyle. Biz de bunu biliyor, yaptığımız güzel tasarımlarla müşterilerimizin iyi giyinmelerini, kendilerini mutlu hissetmelerini, karşı tarafa güzel görünmelerini mümkün kılıyoruz.

İmza’yı tercih eden siyasetçiler var mı?

Zaman zaman oluyor. Siyasiler ile bir araya geliyor, görüşüyoruz, onları giydiriyoruz. Zaman zaman da valilerden ve kaymakamlardan başvuru alıyoruz.

Sizden giyinen ünlü isimler, oyuncular var mı?

Zaman zaman reklam çalışmalarımız oluyor. Oyuncuları da giydiriyoruz. Ama şu anda bunun yerine mağazacılığa ağırlık veriyoruz. E ticarete başlıyoruz.

Yorumlara Git

Ses getiren belgesel! Maskeler düştü LGBT’li sapkınlar kudurdu

Çin'den uzayda gövde gösterisi! Guovang ağının yeni halkası fırlatıldı!

Yav he he! 14 askerini korkudan apar topar kaçıran Almanya şantaja boyun eğmezmiş!

Rakka halkı teröristlerin heykellerini paramparça etti

Hadımköy'de plastik fabrikasındaki alevler dindirildi! Maddi hasar büyük!