Medya
Ahmet Hakan ve Faruk Bildirici birbirlerine girdi! Hürriyet'te Barış Atay kavgası
Hürriyet gazetesi yazarları Barış Atay yüzünden birbirine girdi. Ahmet Hakan ve Faruk Bildirici köşelerinden birbirlerini tepki göstermesi ve kullandıkları üslup Hürriyet gazetesindeki içler acısı durumu gözler önüne serdi.
YENİAKİT.COM.TR / ÖZEL HABER - Ahmet Hakan köşe yazısında oyuncu Barış Atay'ın sözlerini paylaşarak, İnce ve Akşener’e seslenmiş “Sayın Muharrem İnce! Sayın Meral Akşener! Lütfen bu adama haddini bildiriniz" ifadesini kullanmıştı. Ahmet Hakan'ın söz konusu yazısının ardından Barış Atay, gözaltına alınmıştı.
'AHMET HAKAN SINIRINI AŞTI!'
Bu gelişmelerin ardından Hürriyet gazetesi okur temsilcisi Faruk Bildirici dünkü yazısından Ahmet Hakan'a tepki göstermiş ve 'Ahmet Hakan, Barış Atay’ın “haddinin bildirilmesini” isteyerek gazetecilik sınırlarını aşmıştır' dedi.
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
KÖŞELERİNDEN KAVGAYA TUTUŞTULAR
Faruk Bildirici'nin bu yazısına Ahmet Hakan bugünkü köşe yazısında cevap verdi:
“Ey Tayyip Erdoğan! Ey Binali Yıldırım! Bu adam hem size, hem Türkiye’ye zarar veriyor. Bu adama haddini bildirin. ‘Kavga yok’ diyerek bildirin. ‘İnadına kardeşlik’ diyerek bildirin. Bu adama haddini bildirerek yepyeni bir başlangıç yapın” diye çağrıda bulunsaydım. Çok merak ediyorum. Böyle bir durumda... Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici... “Ahmet Hakan’ın yaptığı çok yanlış bir gazetecilik... AK Partili trol kardeşimizin yazdıklarında hiçbir sorun yok. Adamcağız yanlış bir şey söylememiş ki? Ayrıca gazetecinin işi siyasilere çağrıda bulunmak değildir” diye yazar mıydı?" diye sordu.
KÖŞESİNDEN HEDEF GÖSTERDİ
İşte Faruk Bildirici'nin Ahmet Hakan'a tepki gösterdiği dünkü yazısı:
Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak konuyu inceledim. Barış Atay mesajında yargıda hesap sorulmasından söz etmiş, düşüncesini açıklamış. Şiddet çağrısı ya da yasa ve hukuk dışı bir unsur göremedim.
Ahmet Hakan ise bu düşüncesi nedeniyle “Atay’ın haddinin bildirilmesi” çağrısında bulunuyor. Açıkçası, TDK sözlüğündeki tanımıyla “sert bir karşılıkla uslandırılmasını, yola getirilmesini, cezalandırılmasını” istemiş oluyor.
'YARGILAMAK GAZETECİYE DÜŞMEZ'
Bir yazar, elbette eleştirebilir ama kimsenin düşüncesini dile getirmesine set çekmeye çalışamaz, sırf düşüncesini açıkladığı için uslandırılmasını, cezalandırılmasını isteyemez. Zira bir kişiyi yargılamak, hüküm bildirmek gazeteciye düşmez.
Ahmet Hakan, Barış Atay’ın “haddinin bildirilmesini” isteyerek gazetecilik sınırlarını aşmış. Düşünce ve ifade özgürlüğünü sınırlayan onca örnek varken böyle bir yazının İnce ve Akşener’den önce polisi yargıyı harekete geçireceğini, onu trol’lerin hedefi haline getireceğini tahmin etmek de zor değildi.