Gündem
Madem ADD milli iradeye karşı... ‘OHAL’de kapatılsın!
Atatürk’ün arkasına saklanarak yaptıkları çirkefliklerin hesabı sorulmayan Ergenekon artıkları iyice zıvanadan çıktı. Cumhuriyet Mitinglerini organize ederek, “Ordu göreve” pankartları açtıran, Gezi provokasyonunda en önde yer alan Atatürkçü Düşünce Derneği’nin 27 Mayıs darbesinin yıldönümünde yaptığı ‘darbesever’ paylaşım infiale sebeb oldu.
İŞLERİ GÜÇLERİ PROVOKASYON
Akit’e konuşan Avukat Taner Afşar, şu değerlendirmede bulundu: “ADD, ‘Dernekler Kanunu’ndaki belirtilen amaç ve faaliyetler dışına çıkarak anayasal suç işlemiştir. İfade edilenler ‘ifade ve düşünce özgürlüğü’ çerçevesinde geçiştirilecek şeyler değildir. İfade özgürlüğünün sınırını aşarak bilinçli ve kasti şekilde suç işlemektedir. Sonuç olarak hukukun gereği olarak ADD hakkında derhal soruşturma başlatılıp, kapatılmalıdır. Yaptığı provokasyon boyutuna varmıştır. ADD yaptıklarının bedelini hukuksal olarak ödemelidir. Aksi halde Danıştay saldırganı için kendinden başka herkesin yalanladığı ‘tekbir getirerek ateş etti’ ifadesine bile bedel ödemeyen ADD’nin başkanı Tansel Çölaşan her daim provakasyona devam edecektir.”
HESAP VERMELİLER
ADD’nin bir STK gibi davranmadığını kaydeden Afşar, şöyle devam etti: “Hukuku ve demokrasiyi savunması gereken bir sivil oluşum, hukuk ve demokrasiyi askıya alan bir fiili savunur hale gelmiştir. Ayrıca bu durumun hukuk mantalitesi içinde kabulü mümkün değildir. ADD, ‘Kamu Yararına Çalışan Dernekler’ arasına alınmıştır. Kamunun karşısında olan bir dernek nasıl kamu yararına çalışabilir. Öncelikle ADD derhal kamu yararına çalışan dernekler arasından çıkartılmalıdır. Millet ödediği vergilerle, kendine hakaret eden bir derneğe birtakım hak ve ayrıcalık tanınmasını kabul etmez.”
SUÇLUYU ÖVÜYORLAR
Avukat Ali Osman Bağırgan ise, şunları ifade etti: “ADD yıllardan beridir provokatif söylem ve eylemlerde bulunuyor. Cumhuriyet mitinglerini, Gezi Parkı provokasyonundaki tavırlarını yakından biliyoruz. Şimdi de aleni bir şekilde darbeyi ve darbecileri övüyorlar. Bu durum hukuki olarak kabul edilemez. Hukuk önünde hiçbir zaman hesap vermedi. Yaptıklarının cezasını hukuki anlamda ödemediği sürece bu tarz söylemlerini devam ettirecektir. Türkiye darbecilerle ve darbelerle hesaplaşırken, milletin hafızasında derin bir yara olarak yer edinen 27 Mayıs 1960 darbesini övmek, yeni darbelere zemin hazırlamak demektir. Bu durum kati suretle kabul edilemez. Türk hukuku bunun hesabını sormalıdır.”