Ekonomi
Ucuz konutun anahtarı müteahhitlerde
Gayrimenkul sektöründeki büyümesini İstanbul’un merkezi lokasyonlarında inşa ettiği projelerle sürdüren Babacan Holding, faaliyet alanlarını çeşitlendirirken, orta gelir grubuna konut üretmek için yeni girişimlerde bulunuyor. Maliyetlere rağmen konutu ucuz tutmak için formüller geliştirdiklerini söyleyen Babacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, yaptıkları çalışmaları ve piyasaya yön veren gelişmeleri Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya değerlendirdi.
Babacan: Bu zamanda güvenerek alışveriş yapmak en değerli şey. Tüketici bir gayrimenkule para ödüyorsa kat irtifakı tapusunu alabilmelidir. Üretici firma da noter üzerinden satış yapmalıdır. Bankalar tüketicilere büyük sıkıntılar yaşatırken biz kendi iç bünyemizde yaptığımız planlamalarla satış yapıyoruz. Bu yolla bizler istemesek de finansçı oluverdik. Ama en azından kriz riskini yönetmiş olduk. Böyle bir süreçte herkesin fedakârlık göstermesi gerekirdi.
PROJELERİMİZ REFERANSLI
Projelerinin arkasında duran sektör temsilcilerinden birisi olduklarını söyleyen Babacan, “Anahtar teslimi sonrası süreç bir patron için inşaat kadar önemli. İnşaatın projelendirme aşamasından itibaren anahtar teslimine kadar ne denli sağlıklı adımlar atılırsa, evine oturan vatandaşa o denli güzel hizmet verebilme imkânının kapısını açmış oluruz. Biz, bu konuda oldukça titiziz. Projelerimizin yönetimi konusunda seçtiğimiz çözüm ortaklarımızla da uyumlu bir çalışma yürütüyoruz” dedi.
Babacan Yapı olarak piyasadaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen İbrahim Babacan, ‘İşini doğru ve bilerek yapanlar için fırsatlar devam ediyor’ diyor. Üretim yapılması ihtiyaçtan kaynaklı gerekli görülen bir sektörün içinde olduklarını söyleyen Babacan, ‘’Barınmanın temel adresi olan konut, sektörümüzün temel taşı. İstanbul’un nüfusu 18 -20 milyonlara doğru yol alırken, biz de böyle bir dinamiği farklılığımızla vatandaşların kullanımına sunmak durumundayız. Nüfusun yoğunluğu kadar nitelikli konuta olan ihtiyaç artıyor. 20 yıl öncesine kadar inşa edilen yapıların doğru dürüst olmadığını yaşadığımız büyük ve acı olan deprem tecrübesinden dolayı artık herkes biliyor’’ dedi.
Babacan, dikkat çekici açıklamalarını şöyle sıraladı:
KAMPANYA, ACİL HASTAYA KAN GİBİ GELDİ
Gayrimenkul sektörünün bu denli hızlı büyümesinin temel dinamiklerinden birisi de finans sektörüdür. Bu sektör bizlerin büyümesi ya da küçülmesinde büyük rol oynuyor. Gelişen bir ülkede ihtiyaçlarından birisi de konut. Nüfusumuzun potansiyeli açısından hiçbir kaygımız bulunmamakta. Tabi ki, faiz üzerinden oluşan baskı ile döviz hareketleri bizlerin müşteri olarak gördüğümüz hedef kitlelerin psikolojisini etkileyebiliyor. Hatta onların gelir düzeylerine göre konutu öncelikli bir ihtiyaç olarak görüp görmemeleri üzerinde etki yapabiliyor. Sonuçta, finansmana dayalı dinamiklerde yaşanabilen değişikliklerin kaygıyla izlendiği dönemler geçirebiliyoruz. Biz böyle düşünürken, mayıs ortasında GYODER, İNDER ve KONUTDER’in üyeleriyle birlikte işbirliği mesajını verdiğimiz ‘’Birlikten Güç Doğacak, Türkiye Kazanacak’’ kampanyası adeta acil hastasına yetiştirilen kan gibi oldu.
3 BAŞKANA TEŞEKKÜR EDERİM
Burada sektördeki dayanışma ruhunun varlığı çok büyük önem arz ediyor. Ben bu vesileyle her üç derneğin yöneticileri Feyzullah Yetgin, Nazmi Durbakayım ve Altan Elmas beylere teşekkür ediyorum. Onlar birbirileri yarışmayı değil dayanışmayı tercih etti. Bundan da hepimiz kazançlı çıktık. Bu çorbanın tuzunda hepimizin ortaya koyduğu bir fedakârlık var. Faiz oranlarının alıp başını gittiği bir dönemde, böylesine bir fırsatı hâlâ ev satın alma niyetinde olanların da değerlendirmesini tavsiye ediyorum. Şirket olarak hamdolsun, satış performansımız çok iyi idi. Son haftada da hem bizlerin hem de vatandaşların yüzünü güldürecek satışların olmasını bekliyoruz.
BİZLER İÇİN ‘AR’ ZAMANI
Şu anda elimizdeki stoklar eski yönetmeliğe göre inşa edilmiş, vergisi ödenmiş ve malzemeleri daha ucuza maledilmiş yapılar. Biz bir de bunları yüzde 20 indirimli kampanya ile satıyoruz. Böyle bir avantajın artık vatandaşın kapısını çalacağını düşünmüyorum. Yani stoklardaki ürünler erişilebilir durumda ve alım için en mantıklı dönemden geçiyoruz. 100 daire sattığımız bir kampanyadan sonra bunların bedeli ile ancak 80 daire yapabileceğimiz bir dönem geçiriyoruz. Alanların kâr ettiği, biz üretip satanlar için de ‘ar zamanı’ diyeceğimiz dönemdeyiz.
İSTANBUL’UN GERÇEK DEĞERİ BU DEĞİL
Gayrimenkul yatırımcılarına her zaman şunu tavsiye ettik: ‘’Şimdi alın yarın kârlı çıkacaksınız…’’ Rakamlar da bizleri yanıltmadı. Son bir yılda İstanbul’daki konut fiyatlarında yaşanan ortalama yüzde 8’lik değer artışı kimseyi yanıltmasın. Bu noktada kimse cımbız ile bir rakam alıp masaya koymamalı. Makro bakmak lazım. Gayrimenkul, son yıllarda tüm emtiaların üzerinde kazandırdı. Hele bir de topraktan yapılan satışla gelen bir avantaj varsa, daha ne olsun.
DEMİR ALDI BAŞINI GİDİYOR
Son dönemde girdi maliyetleri çok arttı. Bir inşaatın maliyetinin yüzde 15’ini demir teşkil ediyor. Demiri iki yıl önce bin 100 liradan alırken, şimdi 3 bin lirayı aştı. Demir fiyatları aldı başını gidiyor. Sadece bu olsa… Döviz borsası, Londra metal borsası da maliyetleri etkiliyor. Son çare olarak kâr marjlarından fedakârlık yapıyoruz.
FIRTINA DİNİNCE FİYATLAR OTURDU
Bizim sektörde arz talep dengesi önemli. Talep çoksa fiyat yükselir. Öyle dönemler yaşadık. İstanbul erişilebilir ve doğru fiyatı bulmadan ne yapsa satanların dönemini gördü. O dönemde girdi maliyetleri de önemsenmedi. Fırtına dinip sakinlik olunca ’’Ben bunu ürettim ama gelip kim alacak?’’ sorusu sorulmaya başlandı. Prim konusu da ayrıca sorgulandı. Bu noktada yatırımcıların elde edeceği 100 birimlik kârın 70’i arsa sahibine bırakılıyorsa bundan hangi yatırımcı memnun kalabilir? Tabii ki olan satın alma yapacak kitleye de doğru fiyatlı bir ürünü sunmak zorundayız. İşte bu konularda süreci iyi yönetemeyenlerin olduğu bir dönem geçirdik. Dolayısıyla stoklar oluştu. Stokları incelediğimizde yüksek rakamlı dairelerin yani lüks segmentin ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Özellikle sahil kesiminde konut fiyatlarının 2 milyon seviyesinden başladığını söyleyebiliriz. Genele baktığımızda halkımızın bu rakamlarla bir ev sahibi olma şansı yok. Bütün bunlara bakarak artık erişilebilir projelere yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada sadece arsa payı değil döviz ve diğer girdi maliyetlerinin hatta vergilerin de dikkate alınması gerekiyor. Arsa sahiplerine verilen rantın da bir ölçüsü olmalı.
Bizleri zorlayan bir konu daha var ki, bu yeni bir gelişmedir. İmar yönetmeliğinde yapılan değişiklikle bin metrekarelik arsaya mesela 10 daire yapılırken şimdi 8 daire yapılacak. Yani artık daha kısa katlı binalar yapılacak. Bu da maliyetlere ve dolayısıyla vatandaşın cebine yansıyacaktır.
KİŞİSEL GELİŞİME ODAKLANDIM
Kendine zaman ayırmaya çalıştığını söyleyen İbrahim Babacan, “Şirketlerdeki sorumluluklarımız artıkça merakların seyri de değişiyor. Önceliğim kişisel gelişim oldu. Bu konuda dört aylık sertifika programına katıldım. Aynı eğitime kardeşim olan CEO’muz Mehmet Babacan da katıldı. Sermaye piyasalarında aktif rol almamız için önümüzdeki sınırları kaldırmamız gerekiyor. Halkla ilişkiler mezunuyum. Ama iş hayatımızdaki sorumluluk bizi titiz bir işletmeciye dönüştürdü. Bu arada spor yapmayı severim. Haftada üç gün spor salonuna giderim. Sporla meşgul olmak vücudumu dinç tutuyor” dedi. Babacan’dan ilk kez işittiğimiz diğer açıklamalar ise şunlar oldu:
HAFTASONUM ÇOCUKLARIMIN
Yaşları 12 ve 7 olan iki evladım var. Haftaiçi iş hayatının yoğunluğu nedeniyle onlarla olamıyorum. Haftasonu çocuklarıma zaman ayırma konusunda tek alternatifim. İkisinin de tasarıma özel merakı var. Arzu ederlerse baba mesleklerini seçebilirler.
ANTEP KÜLTÜRÜ EVİMİZDE
Yeme içime ile aram iyidir. Bu genlerimizde var. İstanbul’da olsak da Gaziantep’in yemek kültürünü evimizde yaşatıyoruz. Memleketime gitmeyi de ihmal etmem.
NERELERDE HANGİ PROJELERİ YAPIYOR?
Bugüne kadar geliştirdiği projelerde E-5 aksı başta olmak üzere Bahçeşehir ve Basın Ekspres gibi değerli lokasyonları tercih eden Babacan Yapı’nın son projeleri şunlar:
Beylikdüzü Haramidere’de iki etaptan oluşan bin 200 dairelik Premium projesi (teslimler başlıyor.)
Beylikdüzü’nde bin bağımsız bölümden oluşan proje için ön talep süreci devam ediyor.
Küçükçekmece’deki E-5’e ve Atatürk Havalimanı arazisinde projelendirilecek olan Millet Bahçesi’ne komşu Port Royal’de ise inşaat süreci devam ediyor.
ŞEHRİN GELECEĞİ KANAL İSTANBUL’DA
Sürekli hammadde alımı yapıyoruz. İnşaat konusunda sahada olan bir ekibimiz var. Tarladan başlayarak alım yaparız. Kanal İstanbul’un yanı sıra Silivri, Çatalca, İstanbul Anadolu yakası ve Gaziantep’te arsalarımız var. Ben Kanal İstanbul’un geleceğine inanan bir işadamıyım. Bu projeyi vizyoner buluyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın Çılgın Proje olarak açıkladığı Kanal İstanbul’u ilk duyduğumda hissettiğim heyecanı hâlâ taşıyorum. Bugün Dubai’yi Dubai yapan yatırımlar vizyoner düşüncelerden doğmuştur. Herkes zilin sesini bekledi. Biz ise zil çalmadan harekete geçmiştik. Yavuz Sultan Selim Köprüsü dahil Kuzey Anadolu Otoyol bağlantısı, üçüncü Havalimanı ve yeni şehri kapsayan bir bölge için yapacak çok iyi işler olmalı. Biz, 15- 20 bin konutluk arsa stoğumuz ile bölgenin geleceğinde rol almaya hazırız.
UCUZ KONUTUN FORMÜLÜ
Holding bünyesinde farklı faaliyet alanlarımız var. Lokomotif şirketimiz ise Babacan Yapı. Şirket olarak, tüketicileri de düşünerek bir projeyi en uygun şekilde nasıl mallederizin hesaplarını yapıyoruz. Biz araştırmalarımızın ardından bir araziyi önce alıp sonra geliştiriyoruz, ardından da süreci yönetimini inşaat tarafına bırakıyoruz. Bunu yapmazsak erişilebilir fiyatlarla konut inşa edemeyiz. Çünkü hâlâ ortagelir grubunun konut ihtiyacı devam ediyor. Biz de bu kesime hitap ediyoruz. Son kampanyada da olduğu gibi Cebinde 10 -15 bin lirası olan vatandaşa konut satabiliyoruz. Bu rakamlar en ucuz dairemizin yüzde 5’ne tekabül ediyor. Bize göre erişilebilir fiyattan konut almanı ilk adımı inşaat firmasının arsayı makul fiyattan malletme başarısından geçiyor. Yani uygun lokasyondaki araziyi kendi mükiyetinize dahil etmeniz lazım. Yani ucuz konutun formülü (anahtarı) müteahhitlerin göstereceği çaba ve devletin sağlayacağı kolaylıklarda gizli.
BAŞKA NELER YAPIYORUZ?
Sadece fiyata değil yaşam kalitesine de öncelik veren bir şirketiz. Bizim defterimizde, kısa vadeli tur atıp kazandığını alıp gidenlerin yaptığı işlere yer yoktur. Jeotermal enerji alanında yatırımımız var. Yer altındaki kaynakların ekonomiye kazandırılması için Aydın Söke’de sıcak suyun bulunduğu noktalarda yenilenebilir enerji için adım attık. Memleketimiz Gaziantep’e olan vefa borcumuzu da bir proje ile taçlandıracağız. Köy Hizmetleri arazisini mülkiyetimize kattık. Yakın bir tarihte ilk kazma vurup turizm ve konut projesi inşa edeceğiz.
SANDIKTAN İSTİKRAR ÇIKMALI
Önemli bir gündeyiz. Türk halkının bundan sonra da istikrara, ekonomik yönden sürdürülebilir politikalara uygun bir beklenti içinde sandığa giderek kararını vereceğinden şüphem yok. Türkiye’nin 2002 yılından bugüne kadar geçen 16 yıl içinde yaşadığı değişim ve dönüşüm sürecine her vatandaş gibi bizler de şahit olduk. Sektörümüz başta olmak üzere, sağlık ve diğer önde gelen sektörlerde yapılan hamleleri vatandaşlarımız görüyor. Bu bilinçle bir tercihte bulunulacağından eminim. Babacan Holding olarak, Türkiye’nin geleceğine olan güvenimizle, iş programımız çerçevesinde bugünden sonra da yatırımlarımıza devam edeceğiz. Rüzgârlı günler olacaktır. 12 ay boyunca güneşli ya da yağmurlu gün bekleyemeyiz. Ülke olarak yaşadığımız elimizde bulunan nimetleri iyi değerlendirip, dezavantajlarımızı bilerek adımlar atmak zorundayız.