Ekonomi
Hububat rekoltesi iyi, fiyatlar eylülde düşecek
REİS GIDA YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET REİS:
Güncelleme Tarihi:
EKONOMİ SERVİSİ
2013; buğday rekoltesi açısından hem dünyada hem Türkiye’de bereket yılı oldu. Bu yıl buğday rekoltesinde, ülkemizde son 10 yılın, dünya genelinde ise son 20 yılın rekor artışı yaşanıyor. Ülkemizde kuru gıda üretiminde, 2013 yılı gerçeğe yakın tahmini rekolte oranlarını değerlendiren Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, “Türkiye iç tüketimini karşılayacak buğdayı üretti. Son aylarda ciddi fiyat artışı olan pirinçte ise, rekoltenin iyi olduğu müjdesi geldi ve eylül ortası itibariyle pirinç fiyatları en az yüzde 20 oranında düşecek. Kırmızı mercimekte, bu yıl ortalama yüzde 20’nin üzerinde yaşanan rekolte kaybına rağmen, iç pazara yetecek kadar kırmızı mercimek üretimi gerçekleştirildi” dedi.
FASULYE VE NOHUTTA
DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ VAR
Bakliyat ekim alanlarının azalması, ürün kalibresinin düşük olması, kuraklık gibi nedenlerden dolayı bu yıl fasulye ve nohut rekoltesinde bir önceki yıla oranla azalma olacağı tahmin edildiğini kaydeden Mehmet Reis, yeni mahsul nohutun pazara geldiğini ve fiyatların ortalama yüzde 10 düştüğünü kaydetti. Ağustos ayında hasatı yapılacak fasulyenin açılış fiyatı bir önceki yılın fiyat düzeyinde olmayacağı ve aksine daha yüksek açılacağını anlatan Reis, yeşil mercimekte, iç talebin sadece 4’te 1’i üretildiği için, yeşil mercimek ülkemizde ithalat ağırlıklı tüketiliyor. Barbunya fasulyesinde, dışa bağımlı hale gelindi” diye konuştu.
Islah edilmiş tohum kullanımı, üretim alanlarının artması ve teşvikler ile bakliyat üretimindeki artış ile iç pazarın ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, dünyaya da ihracat yapma potansiyelinin olduğunu kaydeden Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, şunları söyledi: “OECD’nin hazırladığı rapora göre, dünya genelinde gıda üretimindeki düşüş hızla devam ediyor. Bu durum, dünya nüfusunun beslenmesi açısından çok ciddi bir tehlike arz ediyor. Burada yapılması gereken, çiftçimizin ekim yapacağı alanların arttırılmasıdır. Türkiye, tarım alanı açısından hâlâ şanslı bir ülke konumundadır. Türkiye’nin tarımdaki ihracatının yüzde 80’i çiftçinin el emeği ve alın teridir. Ancak 20’lik bölümüne döviz ödeniyor. Tarımsal ihracat, dış ticaret açığını azaltacak olan en önemli sektördür.”
2013; buğday rekoltesi açısından hem dünyada hem Türkiye’de bereket yılı oldu. Bu yıl buğday rekoltesinde, ülkemizde son 10 yılın, dünya genelinde ise son 20 yılın rekor artışı yaşanıyor. Ülkemizde kuru gıda üretiminde, 2013 yılı gerçeğe yakın tahmini rekolte oranlarını değerlendiren Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, “Türkiye iç tüketimini karşılayacak buğdayı üretti. Son aylarda ciddi fiyat artışı olan pirinçte ise, rekoltenin iyi olduğu müjdesi geldi ve eylül ortası itibariyle pirinç fiyatları en az yüzde 20 oranında düşecek. Kırmızı mercimekte, bu yıl ortalama yüzde 20’nin üzerinde yaşanan rekolte kaybına rağmen, iç pazara yetecek kadar kırmızı mercimek üretimi gerçekleştirildi” dedi.
FASULYE VE NOHUTTA
DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ VAR
Bakliyat ekim alanlarının azalması, ürün kalibresinin düşük olması, kuraklık gibi nedenlerden dolayı bu yıl fasulye ve nohut rekoltesinde bir önceki yıla oranla azalma olacağı tahmin edildiğini kaydeden Mehmet Reis, yeni mahsul nohutun pazara geldiğini ve fiyatların ortalama yüzde 10 düştüğünü kaydetti. Ağustos ayında hasatı yapılacak fasulyenin açılış fiyatı bir önceki yılın fiyat düzeyinde olmayacağı ve aksine daha yüksek açılacağını anlatan Reis, yeşil mercimekte, iç talebin sadece 4’te 1’i üretildiği için, yeşil mercimek ülkemizde ithalat ağırlıklı tüketiliyor. Barbunya fasulyesinde, dışa bağımlı hale gelindi” diye konuştu.
Islah edilmiş tohum kullanımı, üretim alanlarının artması ve teşvikler ile bakliyat üretimindeki artış ile iç pazarın ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, dünyaya da ihracat yapma potansiyelinin olduğunu kaydeden Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, şunları söyledi: “OECD’nin hazırladığı rapora göre, dünya genelinde gıda üretimindeki düşüş hızla devam ediyor. Bu durum, dünya nüfusunun beslenmesi açısından çok ciddi bir tehlike arz ediyor. Burada yapılması gereken, çiftçimizin ekim yapacağı alanların arttırılmasıdır. Türkiye, tarım alanı açısından hâlâ şanslı bir ülke konumundadır. Türkiye’nin tarımdaki ihracatının yüzde 80’i çiftçinin el emeği ve alın teridir. Ancak 20’lik bölümüne döviz ödeniyor. Tarımsal ihracat, dış ticaret açığını azaltacak olan en önemli sektördür.”