AKİT MENÜ

Gündem

Zulümler gördük şiddete başvurmadık

Partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Başbakan Erdoğan, “Bizi silmek için kendilerine gerekçeler arayanlar oldu. Silah ve şiddet, arkasına halk desteğini alamayanların yöntemidir. Hukuksuzluklara maruz kaldık. Haklarımız gaspedildi. Zulümlere uğradık, ama asla şiddete başvurmadık” dedi.

Güncelleme Tarihi:
EROL METİN/ANKARA
Partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Başbakan Erdoğan, iç ve dış gelişmeleri değerlendirdi. AK Parti’nin 12 yaşına ulaştığını belirten Erdoğan, “12 yılı hizmetlerle, eserlerle Türkiye’ye demokrasimize yaptığımız tarihi nitelikteki katkılarla geride bıraktık. AK Parti sırtını statükoya dayamış bir parti değildir. AK Parti gücünü, yetkisini belli güç odaklarından devşirmiş parti değildir. AK Parti fırsatları değerlendirerek değil, hakka inanarak, millete inanarak, bu inançtan taviz vermeyerek bugünlere ulaşmış partidir. Her yol mübah demedik. Her metod meşrudur anlayışına teslim olmadık” dedi.
“2007’DEKİ KAPATMA
DAVASINI İNCELEYİN”
AK Parti’nin 2007’de uydurma delillerle kapatılmak istendiğine dikkat çeken Erdoğan, “Sabreden için zafer mukadderdir. Düştük yine kalktık ve hamd olsun ayakta dimdik yolumuza devam ediyoruz. İlkelerimizden taviz vermedik. Bizi şiddete sevk etmek için tuzak kuranlar, tahrik edenler bunlar biliyorsunuz her zaman oldu. Bizi silmek için kendilerine gerekçe arayanlar oldu. Allah’a hamd olsun kimseye bu bahaneyi sunmadık. Silah ve şiddet, arkasına halk desteğini alamayanların yöntemidir. 2007 yılında AK Parti’ye açılan kapatma davasını inceleyin. O davalarda silah, şiddet, demokrasi dışı hiçbir hareket bulamazsınız. Hukuksuzluklara maruz kaldık. Eğitim haklarımızı kaybettik. Kızlarımızı üniversitelerin kapılarında ağlattılar. Bunlara rağmen, siyaset yapma haklarımıza rağmen nice haklarımızın elimizden gasp edildiğine şahit olduk” diye konuştu.
“MART’TAKİ SEÇİMLER
BÜYÜK ÖNEM ARZEDİYOR”
Mart 2014’te yapılacak yerel seçimlerin son derece önemli olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Mart seçim ayımız. Biz bu seçime ‘ben’ değil, ‘biz’ diyerek devam edeceğiz. Öyle hazırlanacağız. On yıllar boyunca yaptığımız gibi sabırdan, hukuktan ve meşruiyetten asla taviz vermeyecek, milletin emanetini de gözümüz gibi, namusumuz ve şerefimiz gibi koruyacağız. Mart ayındaki seçimler bu sebeple büyük önem arz ediyor. Ehliyeti ile hareketimizi daha güçlü kılacak isimlerle bu yola girmemiz gerekir. Sandığın demokrasinin namusu olduğunu herkese göstermek zorundayız. Türkiye’yi, kendi ülkesini dış ülkelere şikayet edecek kadar alçalanlara bu ülkenin ne kadar demokratik olduğunu bir kez daha göstermek zorundayız. Bu seçimin farkı var. 30 büyükşehir, yüzde 76 yapar. Buradan hareketle bu 30 büyükşehirde bizim alacağımız oy ne denli önemli bunu görmek zorundayız. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Utanmadan sıkılmadan diktatörlük türküleri söyleyenlere Mart ayında gereken cevabı hep birlikte vermeliyiz. Bize son derece yakışıksız şekilde diktatör diyenlere bugün buradan hodri meydan diyorum. Mart ayında seçim var. Demokratik, özgür, şeffaf bir şekilde millet sandık başına gidecek. Kimin demokrat kimin diktatör olduğunu millet gösterecek. Son sözü millet söyleyecek, son kararı millet verecek.”
“MİLLET GEZİ’DE
GEREKEN DERSİ VERDİ”
Türkiye’yi darbe sürecine götürmeyi amaçlayan Gezi olaylarında halkın iradesine sahip çıktığını belirten Erdoğan, “Türkiye olarak dünyaya demokrasi dersi vermeliyiz. İşte malum Gezi olaylarında benim milletim iradesine sahip çıktı ve gereken dersi, gerekenlere gerektiği şekilde verdi. Ama cam çerçeve indirerek, molotof kullanarak değil, sadece yasalar içinde, hukuk içerisinde meydanlarda ne söylenmesi gerekiyorsa bunu söyleyerek bu dersi verdi. Milli iradeyi çok çetin bir mücadelenin sonucunda bu noktaya taşıdık. Burayı muhafaza etmek, yükseklere taşımak zorundayız” ifadelerini kullandı.
“MISIR’DAKİ GİBİ
SALLANDIRIRLAR”
CHP yöneticilerinin Hacıbektaş’ta Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ı yumruklayan saldırgana sahip çıkmasını da eleştiren Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ülkenin başbakan yardımcısına bir kendini bilmez, bir Hacı Bektaş düşmanı alçakça saldırıyor. Ana muhalefet partisinin milletvekilleri anında saldırganın etrafında etten duvar örüyorlar, onu okşuyorlar. Adeta saldırgana sahip çıkıyorlar. Başbakan yardımcımıza saldırıda bulunan bu kendini bilmez kısa süre sorgulandıktan sonra hemen ödüllendirilircesine tutuksuz yargılanmak üzere salıveriliyor. Sonra utanmadan sıkılmadan diktatörlükten bahsediyorlar. Kimse kusura bakmasın, diktatörlüğün olduğu yerde kimse diktatör kelimesini ağzına alamaz. Gazeteler-dergiler diktatör kelimesini kullanamaz. Sallandırırlar, Mısır’da olduğu gibi. Diktatör görmek isteyenler Mısır’a baksın. Şu anda TRT muhabirimiz gözaltında. AA’nın muhabiri gözaltındaydı, bırakıldı. Orada kaç tane basın mensubu öldürüldü. Kimler öldürdü? O diktatörlerin görevlendirdikleri öldürdü. Türkiye’de kim böyle bir şeyden bahsedebilir? Çıkacaksın meydanlarda istediğin gibi konuşacaksın. Sana su sıkıldığı zaman, biber gazı sıkıldığında da bunu mermi olarak telakki edeceksin. Sevsinler seni.”
“CHP’Yİ DE İFLASIN
EŞİĞİNE GETİRDİ”
“CHP’de çok ciddi liderlik boşluğu var” diyen Başbakan, “Şu anda CHP, genel müdürünün kontrolünden çıkmıştır. SSK’yı batıran Genel Müdür CHP’yi de iflasın eşiğine getirmiş durumdadır. CHP şu anda sadece sokakta şiddet uygulayanlarla, yumruk atanlarla, cam çerçeve kıranlarla ancak gündeme gelebilen bir partidir. CHP’nin gündemi barbarlar, eli kanlı terör örgütleridir. CHP her kafadan bir sesin çıktığı umutsuz bir parti haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan Yardımcısı senin gözlerinin önünde yumruklanacak, kürsüye çıkıp bir özür dahi dilemeyeceksin. Çok enteresan, elemanların onu okşamaya başlayacaklar. Ondan sonra da ta savcılığa kadar yanında olacaklar, onun koruması gibi görev ifa edecekler. Siz hangi demokrasiden bahsediyorsunuz? Sandığa tertemiz gideceğiz ve sandıktan AK Parti çok daha güçlü çıkacaktır. CHP, şiddetin diline, nefretin diline daha fazla sarılacaktır. Geçmişte bunu defalarca yaptılar” değerlendirmesini yaptı.
“ARKASINDA İSRAİL VAR”
Mısır’daki darbenin arkasında İsrail’in olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, “Elimizde belgeleri var. 2011 seçimleri öncesinde Fransa’da yapılan bir oturumda, adalet bakanı ile bir entelektüel konuşuyor. O da Yahudi. Aynen şu ifadeyi kullanıyorlar: ‘Mısır’da Müslüman Kardeşler seçimi kazansa da onlar kazanamayacaktır. Çünkü demokrasi sandık değildir.’ Aynen. Uygulama bu” dedi.
BATI’NIN MISIR UTANMAZLIĞI
İktidardan indirilen Muhammed Mursi’nin halkı kucaklayamadığı suçlamalarına tepki gösteren Erdoğan, darbeyi gerçekleştirenlerin bile Mursi tarafından göreve getirildiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: “Bu nasıl bir kucaklayamamaktır? Hâlâ utanmadan, sıkılmadan Batı buna darbe diyemiyor. Mursi’ye fatura kesmeye çalışıyor. Bu siyasi literatürde kan vardır, darbe vardır. Bu darbede 6 aylık yavrular vardır. Bu darbede 17 yaşındaki Esma vardır, kadınlar vardır. İnsanlar acımasızca öldürülmüş, bu sayı bini aşmıştır. Bunların Suriye’de olduğu gibi bizim kutsal mekanlarımıza saygısı kalmamıştır. Kendileri ile ilgili olduğu zaman dünyayı ayağa kaldıranlar şimdi ne yapıyor? Ondan sonra sıkılmadan utanmadan çıkıp mesaj veriyorlar. Hepsiyle konuştuk. Bunların hiçbirinin derdi yok.”
PARAYA TAPAN VİCDANSIZLAR
Darbenin finansörlüğünü üstlenen Suudi Arabistan’ın Dışişleri Bakanı Prens Saud El Faysal’ın, Batı’nın desteğini kesmesi halinde Arap ülkelerinin Mısır’daki cunta yönetimine maddi yardıma hazır olduğunu açıklamasına da sert çıkan Erdoğan, şunları kaydetti: “Arap dünyası, ‘Batı yardımı keserse biz zenginiz, yardım ederiz’ diyor. Afrika’da kimin yanına gittiniz, hangisine elinizi uzattınız? Bunlar bizim sefillerimiz diyordu ya, bunlar bizim sefillerimiz. Bunlara sahip çıktıkları yok. Bunlar diktatörlere sahip çıkıyorlar. Farkları bu.”
KARDEŞLERİNİZE SİLAH DOĞRULTMAYIN
Gözünü kırpmadan kendi halkını katleden Mısır ordusundaki askerlere seslenen Erdoğan, “Mısır halkı son derece onurlu bir şekilde hem oruçlarını tuttular hem ibadetlerini yaptılar. Onlar onurlu bir duruşla ‘Ben oyumun namusunu koruyorum’ dedi. Onların elinde silah yoktu, karşılarında tankla-topla, helikopterlerle onlara bomba yağdıranlar vardı. Ben Mısır ordusunun inançlı kişilerine sesleniyorum. Siz o kardeşlerinize nasıl silah doğrultuyorsunuz? Sizin zerre kadar inancınızda, imanınızda bir titreme yok mu?” diye sordu.
Yorumlara Git

ABD uçakları İran hava sahası yakınlarında!

İslam Memiş’ten altın piyasasını sarsan iddia!

Trump’tan İran’a açık tehdit: "Ordu ciddi seçenekleri masaya yatırdı!"

ABD ayakta: Minneapolis'te başlayan ayaklanma 50 Eyalete yayıldı!

Netanyahu’dan İran çıkışı: "Zulüm bitecek, yeniden sadık ortaklar olacağız!"