AKİT MENÜ

Ekonomi

Bilecik: Gümrük Birliği güncellemesi için markajı bırakmamak lazım

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin Türkiye için hayati bir nokta olduğunu belirterek, "İnşallah önümüzdeki günlerde pozitif neticeler alabileceğimiz bir yapı olur. Markajı bırakmamak gerekir." dedi.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları  Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, TÜSİAD olarak  hiçbir zaman özellikle bir sektörün altını çizmediklerini, toplam ekonomiyi  bütüncül olarak ele almanın ana yaklaşımları olduğunu ifade etti.

Teşvike ihtiyaç duyan bir sektör olup olmadığına yönelik soruya  Bilecik, "Teşvik, adı üstünde doğal olmayan bir parça eklemesidir. Dönem dönem  çok faydası olmuş. Bunu yok saymak mümkün değil. Ama bugün Türkiye'deki bütün  teşvik sistemine bakıldığında, bunun haritasını hiçbir şirket tek başına  çıkaramaz bir hale gelmiş vaziyette." diye konuştu.

Bugün herhangi bir firmanın herhangi bir teşvikten faydalanmak  istediğinde ilk yaptığı işin bir danışmanlık firmasından destek almak olduğunu  dile getiren Bilecik, "Düşünün her bakanlığın veya ilgili yapının toplamda ortaya  koyduğu yüzlerce, neredeyse binlere yakın teşvik var. Teşvik sistemi konusunda  hakikaten müthiş bir adet zenginliği var. Bunların sadeleştirilmesi gerek.  Elbette topyekun kaldırılsın demiyorum ama bunlar geride bıraktığımız şeyler  olmalı. Hatta birçoğu var ki yıllardır gündemde ama çalışmıyor. Bunların etki  analizlerinin yapılması, hakikaten faydalı değilse de ya durdurulması ya da  güncellenmesi gerekir diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Bilecik, ihracat hamlesi getirecek, büyümeye ve enflasyon hedeflerine  katkı sağlayacak, katma değerli üretim ortaya koyacak projelere özgü teşviklerin  daha doğru olduğunu belirterek, "Bunlar da yok değil elbette ama her ufak  sıkıntıda veya sevinç anımızda ortaya bir teşvik paketiyle çıkan bir ekonomimiz  var. Her zaman olmasının ekonominin rutinlerini bozduğunu düşünmüyorum." yorumunu  yaptı.

Ticaret savaşlarında bazı örneklerin ön plana çıktığını anlatan  Bilecik, şunları söyledi:

"Bu anlamda ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlar veya Çin ile ABD'nin  ortaya koyduğu tablolarla karşılaşıyoruz. Burada söyleyebileceğimiz ana nokta şu;  bugün ticari savaşlar veya bu tür yaptırımlar sizi hiçbir zaman rekabetçi  yapmadığı gibi, toplam ekonomi anlamında da orta ve uzun vadede en ufak bir fayda  sağlayamayacağınız çok net. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2018 Küresel Riskler Raporu  listesinde ilk sıradaki en önemli riskin de korumacılık olduğunu görüyoruz.  Türkiye de dahil olmak üzere bu korumacılık işlemlerinden her ülke aşağı yukarı  etkilenmiş vaziyette. 2008-2018 döneminde G20 ülkeleri içinde bile toplam 700'e  yakın korumacılık tedbiri görüyoruz. Yani bir anlamda ticaret savaşlarını  körükleyici, kendi menfaatlerini daha öne alan ama bu anlamda içe kapanan ekonomi  kararlarını aldıklarını görüyoruz. Yapılan analizlere göre korumacılık, toplam  dünya küresel ticaretinde yüzde 9'luk bir gerilemeye neden olmuş vaziyette."

Erol Bilecik, gerek küresel değerlerin gerekse üretim zincirlerinin  tüm dünyaya yayıldığı bu dönemde herhangi bir nihai üründe 10'a yakın ülkenin izi  olabildiğine dikkati çekerek, "Herhangi bir ürünün ham maddesi başka bir ülkeden  gelebiliyorken, tasarımı başka bir ülke, satış ve pazarlama aktiviteleri başka  bir ülke tarafından yapılabiliyor. Böylesi global olarak bütün çarkların bambaşka  çalıştığı bir noktada korumacılıkla karşılaşabiliyoruz. Gün sonu itibarıyla böyle  bir iklim var ama ben bunun geçici olduğunu düşünüyorum. Bunlar genel olarak  ülkeleri veya dünyayı geri vitese atan noktalar diye düşünüyorum. Korumacılığın  sadece ticarete değil ülkeler arası ilişkilere de negatif etkisi var. Bu anlamda  bizim de ülke olarak zaman zaman fazlasıyla etkilenebileceğimiz bir nokta  olduğunu görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Erol Bilecik, Gümrük Birliği'ne ilişkin bir soru üzerine, şunları  kaydetti:

"Çok sık gündeme getirdiğimiz bir nokta. Bu, şubat ayında ABD'deki  Global Bussines Coalition'da bile yoğun konuştuğumuz konuların başında geldi.  Gümrük Birliği güncellemesi Türkiye için fevkalade hayati bir nokta. Avrupa için  de bizim oraya ticaretimiz önemli. Refah toplumu olmanızı sağlayabilecek önemli  etkenlerden bir tanesi. Elimizde böyle bir fırsat varken bizim daha fazla  kullanmak adına taviz vermeden ama diplomasiyi daha fazla artırarak, uzlaşmanın  yenilgi olmadığını varsayarak masaya oturmamız gerekir. İnşallah önümüzdeki  günlerde pozitif neticeler alabileceğimiz bir yapı olur. Markajı bırakmamak  gerekir."

Avrupa Birliği Bakanlığı'nın Dışişleri Bakanlığı içinde yer almasının  en ufak bir markaj kaybı getirmeyeceğini aktaran Bilecik, "Özel sektör olarak  bütün kaslarımızla bu konunun çok içindeyiz ve katkı yapmaya hazırız. Gümrük  Birliği güncellemesi ve AB mevzusu iş dünyasının en fazla etkilendiği noktalarda  ilk 3 arasında kalır." diye konuştu.

Bilecik, mart ayında yapılacak yerel seçime yüksek odaklanmadan  ekonomiye bakılması gerektiğini dile getirerek, "Seçimler vakti gelince yapılır.  Bir an önce reform kararının alınması gerekir. Bunu alabilecek motivasyonu olan  bir yapı oluşmuş vaziyette. Bu Türkiye'nin önemli bir avantajı. Bu memnuniyet  duyduğumuz bir tablo. Biz de elimizi taşın altına sokmak ve fikirlerimizi  paylaşmak isteriz." ifadelerini kullandı

Yorumlara Git

Ahmet Turan Alkan’ın vefatı sonrası yalana sarıldı! Hüseyin Kocabıyık’tan ahlaksız iftira

Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu Rezervlerimiz tarihi zirvesinde

Ünlü isme uyuşturucu gözaltısı

Fransa’da NATO isyanı! Solcular Macron’a resti çekti: "Bu kirli ittifaktan derhal ayrılalım!"

Bakan Tunç’tan Minguzzi davası açıklaması: Taviz yok, adalet eksiksiz tecelli etti