Gündem
Kanunen suç ama takan yok! Rezillik her yerde
Son yıllarda artış gösteren kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları toplumunda büyük bir infial meydana getirirken, müstehcenliğin açıkça teşhirinin toplumdaki ahlaki bozuntu üzerindeki etkisi yeniden gündeme geldi. Özellikle çocukların müstehcen içeriklere maruz bırakılması konusunda kanunlarda cezai yaptırım olmasına karşın cinsel teşhircilik sınır tanımaz bir şekilde günlük yaşantının her alanına yayılmış durumda.
yeniakit.com.tr özel haber
Çocuğa ve kadına yönelik cinsel istismar olayları son yıllarda büyük bir artış gösterdi. Bu durum televizyonlarda, dergilerde, gazetelerde, internette hatta sokakta bile açıkça ve aleni olarak teşhir edilen müstehcen içeriklerin bu tarz olaylar üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirdi.
MÜSTEHCENLİK HAYATIN HER ALANINDA!
Televizyon dizilerinde, filmlerde, programlarda RTÜK denetimi olmasına rağmen çocuklar gözardı edilerek alenen müstehcen içerikler sesli ve görüntülü olarak rahatlıkla yayınlanabiliyor. Diziler, filmler ve programlar aracılığıyla ‘eşcinsellik’ ‘aldatma’ ‘öpüşme’ gibi toplumun ahlaki değerlerine ters olan şeyler normal bir durummuş gibi gösterilerek meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Her iki cinsin de çıplaklığı üzerinden reklam, klip, magazin ve dizi sektörü oluşmuş durumda.
Dergi ve gazetelerde de durum farklı değil. Yarı çıplak erkek ve kadınların boy boy resimleri alenen basılabiliyor. Cinsel hayata yönelik konular toplum önünde alenen konuşulabiliyor. İnternette de özellikle youtube gibi video platformlarında reklam ve içeriklerle her türlü ahlak dışı içeriğe ulaşmak çok kolay bir hale getirildi.
Sokaklarda, mağaza vitrinlerinde yer alan reklam tabelalarında günde binlerce insanın görebileceği şekilde kadın vücudu ve iç çamaşırları teşhir ediliyor. Teşhircilik, iç giyim dükkânları başta olmak üzere günlük hayatın her alanında vatandaşın karşısına çıkıyor. Başta çocuklar olmak üzere toplum bu şekilde kesintisiz olarak müstehcen içeriklere maruz bırakılıyor.
AHLAK DIŞI YAŞANTIYI SAVUNUYORLAR!
"Kıyafetime dokunma", "Kürtaj haktır", "Sevişirim evlenmem hamile kalırım doğurmam" gibi sloganlarla eylem yapan sözde kadın hakları savunucusu dernekler, çıplaklığın alenen yaygınlaştılıp gençlerin ahlak dışı yaşantıya özendirilerek toplumun ahlaki yapısının dejenerasyona uğratılmasına karşı ikiyüzlü bir tutum sergiliyor.
Önce ahlak dışı yaşantıyı savunuyorlar sonra da cinsel istismar olayları karşısında aradan sivrilerek en sert tepkiyi verenler olarak kendilerini gösteriyorlar.
KANUNEN SUÇ!
Çıplaklığı fragmanlarla, reklamlarla, dizilerle, kliplerle, bilboardlarla, reklam tabelalarıyla normalleştirenler hiçbir ahlaki yasayı dikkate almadıkları gibi kanunları da çiğniyor. Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesinde çocukların müstehcen içeriklere maruz bırakılması suç olarak belirtiliyor.
TCK’nın 226. Maddesi şu şekilde;
(1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
KANUN UYGULANMIYOR GİDEREK YAYGINLAŞIYOR!
Kanuna göre çocuklara müstehcen görüntü, yazı ve sözleri gösteren, sergileyen, okuyan, okutanlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ve idari para cezası ile cezalandırılır. Ancak toplumun hiç bir ahlaki değeri dikkate alınmadığı gibi TCK’nın bu maddesi de dikkate alınmıyor. Müstehcenliğin, ahlak dışı yaşantının kitle iletişim araçları ile alenen ve açıkca topluma dikte edilmesi gittikçe yaygılaşarak devam ediyor.