Kadın - Aile
Şükrünü eda ettiğin az, şükrüne güç yetiremediğin çok'tan hayırlıdır
Elimizdeki nimetlere şükrümüzü tam olarak yapabiliyor muyuz? Hiç düşündünüz mü?
Kâmil insanlar, hakkı ile şükredememenin üzüntüsünü çekmişlerdir. Onlar şâkir olmayı kâfi görmemişler, şekûr olmak için gayret sarf etmişlerdir.
«Şâkir», elde mevcud olan nimete şükreden; «şekûr» ise kaybettiklerine de hamdeden kimsedir.
Bir insan, kendine verilen ufak bir hediye karşılığında onu veren kimseye teşekkür eder. Rabbimizin ihsan ettiği, rakamlara sığmayan nimetlere karşı hissiz davranıp şükrü unutmak; elbette bir mü'minin yapacağı bir davranış değildir.
Şükrü eda edilmeyen bir nimet, sahibi için bir vebaldir. Onun için bir hadîs-i şerifte «Şükrünü eda ettiğin “az”, şükrüne güç yetiremediğin “çok”dan hayırlıdır» buyuruluyor.