Kadın - Aile
Buzdolabını tepe tepe kullanmayın
Buzdolabında neyi nasıl saklayacağınızı çok iyi bilmelisiniz...
Nasıl ve nelerle besleneceğimizi bilmek kadar, besinleri doğru muhafaza etmek de önemli. Alışveriş merkezlerine gidip, hele bir de aç karnına gidilmişse, ona buna, ne görülse imrenilip alınıyor. O ucuzdu, bu çok tazeydi, şu çok güzeldi, derken sepetler doluyor. Ne var ne yoksa eve yetiştiriliyor. İyi de bunları o gün hemen yiyecek değiliz ki!? N’olacak bunlar? Haydi dolduralım buzdolabını!.. “Ay şu dışarıda kaldı. Hayır olmaz bunu buzluğa koymalı..” Üst üste tık dur!
Ne, nerede belli olmayıncaya kadar!...
Oysa yiyeceklerin buzdolabında saklanmasının da kuralları var.
Et, tavuk, balık, süt, yoğurt, yumurta, peynir gibi hayvansal kaynaklı tüm ürünler riskli. Bunlar çabuk bozulur. Gerçi üreticiler bunların bazılarına raf ömrü uzun olsun diye bir sürü katkı maddesi ekliyor ama, rafta durduktan sonra bir de siz evde aynı işi yapacaksınız!
Riskli olmayan pirinç, patates gibi yiyecekler var. Fakat bunlar da piştikten sonra riskli hale gelen besinler...
Buzdolabında raflar arası sıcaklık farkı vardır. Buzluğa en yakın olan raf her zaman en soğuktur ve aşağı raflara doğru soğukluk derecesi azalır.
O yüzden potansiyel risk grubundaki yiyecekleri yani bakteri üremesi olabilecek ürünleri her zaman için en üste koymamız gerekiyor ki mümkün olduğu kadar bakteri üremesini azaltalım.
Bunun için en üst kata et, balık, tavuk, ikinci rafa peynir, süt, yoğurdu; daha aşağıya ise yemekleri, en alta da sebzeleri koymak gerekiyor.
Sebzeler genellikle poşetleriyle konur. Oysa unutmayın ki poşetten sebzeye sürekli plastik zehirinin geçişi olur. Onun için sebzeyi aldıktan sonra poşetinden boşaltıp buzdolabına yerleştirmemiz gerekiyor.
Pişmiş ve pişmemiş etlerin temas etmemesi lazım.
Mesela çiğ tavuk çok çabuk bakteri üretir. Ancak piştiğinde bakteriler ortadan kalkar. Çiğ tavuğu diğer besinlerle aynı yere koyduğumuzda bakterileri diğer besine bulaştırırız.
Yumurtanın hem kendisi hem kabuğu çok ciddi bakteri taşır. Yumurtanın piştikten sonra kabuğu ile birlikte riski yoktur. Ama pişmeden risk taşır. Yumurtayı aldığımız kutunun içerisinde muhafaza etmeliyiz. Genelde buzdolabı raflarına konulur ama bu doğru değildir. Çünkü yanına konulmuş bir besin örneğin yarım limon varsa bakterilerin çapraz geçiş ile taşınmasına sebep oluruz. Yumurtaya dokunduktan, kırdıktan sonra da ellerimizi sabunlu su ile dezenfekte etmemiz gerekir.
Yiyeceklerin cam kavanozda saklanması daha sağlıklı.
Dondurulmuşu çözdürme işlemi çok hassastır. Kesinlikle, kalorifer üstünde, oda sıcaklığında bu işlem yapılmamalıdır. Öncelikle buzdolabında alt raflarda, su sızdırmayacak uygun kaplar içinde ya da acelemiz varsa akan soğuk su altında çözdürebiliriz.
Ayrıca mikrodalga fırınlar da pişirme ve çözülme için çok sağlıklı ve uygundur.
Saklama kabı olarak cam kavanoz kullanılmalı.
Alüminyum kaplardan kaçının.
Süt çok ciddi B 2 vitamini kaynağıdır. Güneş ışığı aldığında bu vitamin kaybolur. O yüzden ışığı geçirmeyecek kaplarda saklanması gerekir.
Suyu ise cam şişelerde soğutmalısınız. Plastik veya boş kola şişelerinde değil...