AKİT MENÜ

Gündem

“Babamı bile haber yaparım” diyen sahtekarlar!

Gazetemiz yazarlarından Ali İhsan Karahasanoğlu, Merdan Yanardağ gibi soldan çarklı sözde gazetecilerin, "haber etiği" ikiyüzlülüğünü ortaya koydu.

Güncelleme Tarihi:

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ve gazetemiz yazarlarından Ali İhsan Karahasanoğlu, Türkiye'deki solcu gazetecilerin ikiyüzlülüğünü ortaya koydu. İşte Karahasanoğlu'nun bugünkü yazısı...

Biz bu ülkede.. Yakın tarihte..

“MİT TIR’ları” diye bir olay yaşadık..

Bizim bildiğimiz kadarı ile, MİT TIR’ları ile Suriye’deki Türkmenlere ilaç yollanıyordu..

İlaçların yanında da, birkaç savunma amaçlı malzeme vardı..

Solak gazeteciler..

Kıyameti koparttılar..

Bire bin kattılar..

Can Dündar’ı..

Enis Berberoğlu’su.. Şusu busu..

Malzemelerin Türkmenlere gittiğinin üstünü örtüp..

Büyük bölümünün ilaç olduğunu gizleyip..

Sadece silah gidiyormuş..

Ve daha önemlisi, DAEŞ’e gidiyormuş gibi, manşetlerden iftiralar attılar..

Basın toplantısı düzenleyip, yurtdışındaki patronlarına jurnallemeler yaptılar..

O tarihte hatırlattık:

“ABD binlerce TIR’la, PKK’ya silah yolluyor. Rusya bütünü ile orda.. İran bütünü ile orda. Üç tane TIR’ın hesabını mı yapıyorsunuz? Bu attığınız manşetler ülkenize hainliktir.. Velev ki silah da olsun, Türkmenlere giden silahı deşifre etmeniz, MİT’in çalışmasını sekteye uğratmanız, hainliktir!”

Onlar ne dediler?

“Biz gazeteciyiz. Bizim işimiz haber vermek.. Biz babamızı bile satar, haberimizi yaparız.. Eğer bildiğimiz bir şeyi haber yapmaz isek, işte o zaman hainlik etmiş oluruz. Mesleğimize hainlik etmiş oluruz..”

İnanmadık..

İnanmadığınmızı söyledik..

Ama..

“Bir gün gelir, somut belgesini de koyarız önünüze” deyip, notumuzu aldık..

Şimdi o gün geldi..

Hainlerin, inanmadığımız o “gazetecilik” dürtüsü ile hareket etme numaralarının yalan olduğunun belgesini sunmanın vakti geldi..

15 Ağustos’ta, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Akit’i hariçte tutarak, bir takım gazetecilerle Ankara’da buluşmuştu..

Gazetecilerle yaptığı sohbette, bazı anlatımları için, “Bunları yazabilirsiniz” diye söylemiş..

Bazıları için de “Bunları yazmayın” diye hatırlatmış..

Ama..

Ertesi günkü gazetelerde..

Ordaki anlı şanlı gazetecilerin hiçbirisi..

MİT TIR’ları için deli divane olup, bir tane boruyu füze yapıp önümüze koyan solcusu, sağcısı, liberali..

Eren Erdem’in yalakası..

Enis Berberoğlu’nun çırağı..

Hiçbirisi..

“Kemal Bey, bazı konularda anlattığı noktaların yazılmamasını rica etti. O konuları yazmıyoruz” notunu vermeden..

Sanki Kemal Kılıçdaroğlu’nun anlattığı her şeyi yazmışlar gibi, sohbeti haberleştirdiler..

Biz de okuduk..

Şimdi aradan 15 gün geçtikten sonra öğreniyoruz ki..

Meğerse o sohbette, daha neler konuşulmuş neler..

Ama, yazılmamış..

Bu ülkenin istihbarat örgütünün gizli çalışması için bile, “Bize ne.. Biz haberimize bakarız. Neymiş gizli bilgi.. Gazeteci eline geçen her şeyi yazar..” diyerek, hem de çarpıtarak haber üretenler..

Şimdi üç kuruşluk CHP’nin genel başkanlık koltuğunu sağlama almak isteyen şahsın anlattıklarını, gizliyorlar, yazmıyorlar..

Ve bu yaptıklarını da, yine “gazetecilik” olarak bize takdim ediyorlar!

Sahtekarlığın bu kadarına da, pes doğrusu...

“İddia ediyorsun ama.. Bir de somut belgesini aktar” diyeceksiniz..

Aktarayım..

ABC internet sitesinin, soldan çarklı Merdan Yanardağ’ı anlatıyor:

“Bu tartışmanın kaynağı aslında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Ağustos 2018 tarihinde, Ankara’da verdiği akşam yemeğine kadar uzanıyor. Çankaya Belediyesi’ne ait Ahlatlıbel Tesislerinde verilen yemekte, Kılıçdaroğlu, bir bölümü ‘yazılmamak kaydıyla’ olmak üzere, ekonomik kriz, Muharrem İnce ve seçim gecesine ilişkin çarpıcı açıklama ve değerlendirmeler yapmıştı.”

Ne demek, “yazılmamak kaydıyla..”

Devletin haremini, bütün çıplaklığı ile yazmak için can atan solcular..

Niçin solcu partinin genel başkanının “yazılmamak kaydı” ile anlattıklarını, “Emriniz emirdir” diyerek alıp, uyguluyorlar?

Devletin gizli bilgilerinin, üç kuruşluk bir partinin genel başkanının ricası kadar hatırı yok muydu?

Ki..

Bir de Türkmenlere gittiğini bildiğiniz halde..

O bilgiyi de çarpıtarak, “DAEŞ’e gidiyordu” diye, iftiraya dönüştürerek manşetlerinize taşıdınız!

Tekrar Merdan Yanardağ’ın itirafına döneyim..

Bakın devamında, nasıl anlatıyor, “gazetecilik” sahtekarlığını:

“Doğrusunu isterseniz, benim de katıldığım, bazı gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ile genel yayın yönetmenlerine verilen yemekte, Kılıçdaroğlu’nun ‘yazılmamak kaydı’ ile söylediklerinin mutlaka kısa sürede sızacağını düşünmüştüm. Bu nedenle hemen o gece, hava limanında uçak beklerken yemekte konuşulanları bende yazmış ve beklemiştim. Yani akşam yemeğine katılanlardan biri yazarsa ben de hızla önce ABC Gazetesi’nde yayınlayacak, ardından da TELE 1’de canlı yayında anlatacaktım. Ancak, beklentim gerçekleşmedi ve ‘yazılmamak kaydı’ ile söylenenleri, yemeğe katılan hiçbir gazeteci bugüne (30 Ağustos’a) kadar yazmadı ve açıklamadı. Ben de yazdıklarımı beklettim. Mesleğimiz adına gurur verici bir durumdu. Etik kurallar hala dikkate alınıyor, verilen söze sadakat gösteriliyordu.”

Vay vay vay..

MİT TIR’larını yazarken, etik kural mural yok..

Yaz gitsin.

Yanına bir de iftirayı da kat..

Ama CHP’nin içişleri söz konusu olursa.

Orda dur..

Orda, “etik kural” devreye girsin..

“Ne o? Her şey yazılır mı kardeşim.. Adam ne demiş, ‘Yazmamak kaydıyla söylüyorum’ demiş. Tabii ki yazmayacağız..” deyip.. Gerçekleri gizlemenin, bir de övgüsünü yapıyorlar..

İçlerinden bir tanesi bile çıkıp, dememiş ki: “Ne demek yazmamak kaydı ile? Bizi sen, ‘üç maymunu oynayalım’ diye mi çağırdın?.. Alın yemeğinizi, başınıza çalın. Biz yazmayacaksak, buraya dedikodu yapmaya mı geldik? Alın yemeğinizi, başka maymunlara yedirin!”

Kuzu kuzu dinlemişler.

Yemeği yemişler..

Haberi yapmamışlar.

Bir de bununla övünüyorlar!

Sizi gidi “üç maymun”lar, sizi!

Yorumlara Git

ABD'den Siyonistlere baskı iddiası! Resmen iletecekler

Doktoru da içiyor, öğrencisi de! Bakan Memişoğlu’ndan sigara için milli mücadele çağrısı

Eski bakan açıkladı: İsrail'in 10 günlük mühimmatı kaldı

Gazetecilere sert çıktı! Ronaldo’dan emeklilik sorusuna olay cevap

“Üretim yetersiz” diyenler mosmor oldu! Türkiye elektrikte tükettiğinden fazlasını üretti