Gündem
Cezada indirime gidilmemeli
FETÖ davalarında yerel mahkemelerin verdiği beraat ve ceza indirimleri tartışılmaya devam ederken, mağdurlar ve şehit yakınları verilen kararları istinafa taşıyor.
GÖKSEL ÇAĞLAV/ANKARA
“Yurtta Sulh Konseyi’nin İstanbul’daki faaliyetleri” konulu davanın görüldüğü İstanbul 14 Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararlara en ağır eleştiri 15 Temmuz gecesi şehit olan polis memuru Münür Alkan’ın avukatı Murat Tanfer Türemen’den geldi. Türemen istinaf dilekçesinde, “Örgüt, darbe suçlarının unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni sayılmaz ve bağımsız bir suç tipi olması itibariyle fail için ayrık ve de ek ceza sorumluluğunu doğurur. Bunun sonucu olarak sanıklar hakkında TCK 314. Maddeden hüküm kurulmayarak eksik ceza tayini ile verilen Yerel Mahkeme kararı Hukuka aykırıdır” ifadelerini kullandı. Suçların işleniş biçimleri ve kastların yoğunluğuna işaret eden Türemen, “Oluşturulan tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerekliyken, alt sınırdan uzaklaşılmakla yetinilmesi hakkaniyete aykırıdır” dedi.
İNDİRİM HUKUKA VE VİCDANA AYKIRI
Delil ve tespitlerden de anlaşılacağı üzere; Sanığın iddianamedeki belirtilen suçların işlenmesine engel olabilecek imkan ve kudrete sahip olduğunun belirtildiği dilekçede, “Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 9.6.2009 Tarihli, 2009/1-10E, 2009/149K sayılı İçtihadı dikkate alındığında; sanığın hareketsiz kalmasının meydana gelen tehlike, zarar ve sonuca katkı sunan fonksiyonel bir etkisinin olduğu sabit olup, en azından 15-20 yıl arası bir ceza verilmesi gerekirken indirim yapılarak 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır” denildi. İstinaf dilekçesinde, yerel mahkeme kararının sanıklar aleyhine olacak şekilde kaldırılarak, sanıkların daha ağır şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi talep edildi.