Kadın - Aile
Şeker tütün kadar tehlikeli!
British Medical Journal'daki bir makalede "Şeker tütün kadar tehlikeli, zarar verici ve bağımlılık yapıcı olduğu için uyuşturucu sınıfına sokulmalıdır" deniliyor.
Çocuğunuza aldığınız şekerlemeler, gofretleri mi hatırladınız? Çocukları "şeker isimli zehire" anne-babaları alıştırıyor en önce.
Piyasaya sürekli şekere 'sağlıklı alternatif' iddiasıyla yeni tatlandırıcılar çıkıyor. Şekerin zararları biliniyor ama ondan kurtulmak kolay olmuyor...
Katkısız olarak bildiğimiz ve bu yüzden tercih edilen esmer şeker, nadiren ham şekerden yapılıyor. Çoğu zaman ise beyaz şekere, şeker tortusunun yeniden aşılanması ile elde ediliyor. Yüzde 5 ile yüzde 10 arasında uygulanan bu karışım ile aslında rafine edilmemiş şeker değil, beyaz şekerin tekrar işlenmiş hali yenmiş oluyor.
İki şeker besin değeri olarak da birbirinden çok farklı değil. 1 çay kaşığı esmer şeker 17 kaloriyken, aynı miktarda beyaz şeker ise 16 kalori...
Esmer şekerde, beyaz olanda bulunmayan kalsiyum, magnezyum, demir ve potasyum da var. Fakat çok az miktarda.. Onun için ikisinin arasında büyük bir fark oluşturmuyor.
Yani ikisi arasında hamur işlerindeki lezzet farkı dışında, pek büyük bir fark yok! Tadı hafif karamelize ve hoş denilebilir. Esas farkı, fiyatı: Esmer şeker beyaz türevinin altı katına varan fiyatlara satılıyor!
Alternatif diye çıkanlar arasında Splenda diye bir üretim de var. Sukraloz maddesinden yapılan Splenda "Şekerden yapılıyor ama şeker değil, şekerle aldığınızın onda biri kadar kalori alın" diye tanıtılıyor. Sukralozun uzun süreli kullanımı sonucu oluşabilecek yan etkileri henüz bilinmiyor.
Steviada piyasaya girdi. Şeker otu da denilmekte. Brezilya'da yüzyıllardır bilinen ve kullanılan stevia, tadı şekerden farklı.. Fakat “tümüyle doğal, sıfır kalorili, lif içerikli, kan şekerini düzenleyici” gibi reklamlarla alıcı buluyor.
Agave ise anavatanı Orta Amerika olan, kaktüsü andıran bir bitki türü... Agav diye okunuyor. Bu çöl dikeninin 600 çeşidi biliniyor. Agave şurubunun, kana yavaş karıştığından şeker hastaları için avantajlı olduğu söyleniyor. Beyaz şekerden daha tatlı olduğu için daha az kullanılıyor ve kalori tasarrufu sağlıyor. Fakat sonuçta o da işlenmiş, yani refine olmuş bir ürün.. Ne kadar sağlıklı meçhûl.
Esmer şekerin rafine şekerden farkı; iki kere rafine ve neredeyse 6 kat pahalı olması!
Kek, pasta, baklava gibi tatlı yiyeceklerin içinde şeker olduğunu zaten biliyoruz. Tehlikeli olan gelişme, şekerin artık yerli yersiz neredeyse bütün hazır gıdaların içine koyulur hale gelişi... Bebek maması, mısır gevreği, sosis, mayonez, ketçap, pizza, hamburger ekmeği, kola, hazır meyve suyu gibi.. Farkında olmadan bu çekime kapılıyoruz. Gittikçe daha fazla satın alıyor, daha yiyoruz bu gıdaları.
Şekerle ilgili çok önemli başka bir tehlike daha var. Genetiğiyle oynanmış mısırdan "mısır şekeri (şurubu)" üretiliyor. "Nişasta bazlı sıvı şeker" de denilen bu "oynanmış" şeker, çikolata, gofret, gazlı içecek, baklava, mısır gevreği gibi endüstriyel gıdalarda en çok kullanılan şeker türü. Genetiğiyle oynanmış gıdalar ise, başlı başına sayfalarca yazı yazılabilecek bir konu. Doğal halinde değil, insan eliyle "oynanmış" genlere sahip yiyecekler yediğimizde, bizim vücudumuzda da genlerimizi ilgilendiren değişiklikler olabileceğinden korkuyor bilim adamları. Günümüzde yaygınlaşan besin alerjileri, kanser gibi rahatsızlıkların sebeplerinden biri olduğu düşünülüyor.
ŞEKERİN GİZLİ İSİMLERİ
Yiyeceklerin "içindekiler" listesinde şekerin farklı isimlerle gizlenmiş olduğunu görebilirsiniz. Bu isimler ne mi? Sakaroz, esmer şeker, mısır şurubu, nişasta bazlı sıvı şeker, dekstroz, sorbitol, mannitol, xylitol, früktoz, meyve şurubu, glikoz, glikoz şurubu, bal, invert şeker, laktoz, maltoz, akçaağaç şurubu, melas, şeker şurubu, turbinado, amazake vs. vs...
• Fazla şeker tüketmek kan şekerini çok çabuk artırıyor ve pankreas aşırı insülin salgılıyor. Buna "metabolik sendrom" deniyor. İnsülin, şekeri regüle ettikten sonra fazlasını yağ olarak depoluyor. Kan şekerindeki ani düşüşse sürekli acıkma hissine ve yemeye yol açıyor.
• Diş çürümesi başta olmak üzere, obezite, diyabet, kalp ve dolaşım hastalıkları, böbrek taşları, kanser, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, kronik yorgunluk sendromu ve kemik erimesine sebep oluyor.
• Kan dolaşımıyla vücudun her tarafına taşınan şeker özellikle de göbek, kalçalar, göğüsler ve bacağın üst kısmında toplanıyor. Bu bölgeler de dolduğunda, yağ asitleri kalp ve böbrek gibi aktif organlara dağılıyor. Bu organlar gittikçe yavaşlıyor ve sonuçta dokuları bozularak yağa dönüşüyor.
• Bağışıklık sistemi zayıflıyor. Vücut soğuk, sıcak veya mikroplara karşı koyamıyor.
BEBEK MAMALARINA DİKKAT!
Özellikle bebek mamasında bile şeker olması, çocukların beslenme zevkinin bir ömür boyu yanlış bir yolda gitmesine sebep oluyor. Günümüzde artan aşırı şişmanlığın sorumlularından biri de bebekken tanışılan şeker.. Bebek mamalarında anne sütüne oranla yüzde 60 daha fazla şeker bulunuyor!