AKİT MENÜ

Siyaset

İdlib, oldu-bittiye getirilemez

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Tahran’daki İdlib zirvesinde de insanlığın sözcüsü oldu. İdlib’te yaşanması muhtemel bir insanlık dramına müsaade etmeyeceğimizi en yüksek perdeden haykıran Türkiye yeniden bütün dünyaya insanlık dersi verdi.

Güncelleme Tarihi:

 Harun Sekmen  İstanbul  Dünyanın vicdanının köreldiği bir dönemde “One minute” çıkışıyla zalimlere büyük bir ders veren, Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’ün Siyonist İsrail’e başkent yapılmak istenmesine karşı en net duruşu sergileyen, “Dünya beşten büyüktür” sözleriyle küresel sömürü düzenine meydan okuyan, Myanmar başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki mazlum milletlerin hakkını her ortamda savunan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Tahran’daki İdlib zirvesinde de insanlığın sözcüsü oldu. İdlib’te yaşanması muhtemel bir insanlık dramına müsaade etmeyeceğimizi en yüksek perdeden haykıran Türkiye yeniden bütün dünyaya insanlık dersi verdi.

ERDOĞAN İDLİB’İN DE FERYADI

İdlib’teki bir avuç aşırı marjinal silahlı grubun bahane edilerek etnik bir soykırımın temellerinin atıldığı İdlib’in feryadını sadece Başkan Recep Tayyip Erdoğan duydu. İdlib’in durumunun konuşulduğu Tahran zirvesine katılan Erdoğan, bütün dünyaya yeniden insanlık dersi verdi. Dünyanın canlı olarak izlediği zirvenin açık oturumunda, “Rejimin çıkarları uğruna on binlerce masum insanın öldürülmesine göz yumulması durumunda, böyle bir oyunun ortağı da seyircisi de olamayız” diyen Erdoğan, insanlığın kalbinden geçenlerin sözcüsü oldu. Erdoğan, süregelen siyasi hayatı boyunca kimsenin dillendirmeye cesaret edemediği konuları gündeme getirerek dünya milletlerinin gözünde mümtaz bir yer edindi.

EMPERYALİST GÜÇLER İDLİB’DE ÇIKAR PEŞİNDE

Ankara Rusya Araştırmaları Enstitüsü (RUSEN) Kafkasya Direktörü Gazeteci- Yazar Saslanbek İsaev, “Türkiye, İdlib’de oluşacak herhangi bir olumsuzluğun insani felakete neden olabileceğini düşünürken bölgedeki diğer güçler ise olaya paylaşılacak bir pasta olarak bakıyor ve pay kapmaya çalışıyor” dedi. Tahran’daki 3’lü zirveyi değerlendiren İsaev, şunları dile getirdi: ‘’Eğer Suriye rejimi geçmişte Suriye halkı ile anlaşmayı tercih etmiş olsaydı belki bugün birçok mazlum hayatta olurdu. Bence Tahran Zirvesi’nde bu gerçeği gerçekten algılayan tek taraf Başkan Erdoğan idi ve bunu Ruhani ve Putin’e de anlatmak için gayret etti. Suriye konusunda Astana’da zemini atılmış olan bu güven ortamının dağılmaması gerekiyor. Eğer dağılırsa, kısa vadede belki İdlib mazlumları kaybeder ama uzun vadede bunun hesabını İran da Rusya da öder.”

 CHP’DEN GAYRİ MİLLİ TAVIR

Öte yandan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Tahran Zirvesi’nin Türkiye’nin İdlib’deki gelişmelerle ilgili haklı endişelerini gidermek bakımından yetersiz kaldığını, sonuç bildirisinde İdlib’de çatışmasızlığın sürdürülmesini garanti edecek bir güvencenin görülmediğini ileri sürdü. Çeviköz, Türkiye’nin İdlib’de bulunan bütün muhalif gruplardan silahlarını bırakmalarını istemesi ve bunun sağlanması için yoğun çaba göstermesi gerektiğini savundu.

Yorumlara Git

Trump’tan sarsıcı iddia: "İran nükleer silah alırsa ABD havaya uçar, İsrail yok olur!"

Kral Abdullah'tan ABD ve İran'a net mesaj: Orta Doğu'da sinsi planlara geçit yok

İran ve Katar hattında sıcak diplomasi: Orta Doğu'da ateşkes için düğmeye basıldı!

"Ayın Öğretmeni" seçilmişti, katliam silahlarıyla yakalandı! Washington'da sarsıcı detaylar!

Zelenskiy'den tarihi Ankara mesajı: "NATO Zirvesi için Türkiye'de olacağız!"