AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Mutluluğu peşine düşen nefs karartıyor

Kişinin en zorlu çabası şüphesiz nefsi ile olan mücadelesi...

Zira nefs hiçbir zaman “yeter” demez; “daha” der. “Nefsi emmare” olarak tasavvufta kavramlaştırılan bu “nefs”, insanı dünyaya saplayıp bıraktığı için “hayvani nefs” olarak nitelendirilir. Kişiyi tuzağına düşürdüğünde gözünü karartır, evini barkını yıkar, çoluk-çocuğunu perişan eder. Gerçekten bugün herkesin bakıp da "bu devirde böyle bir aile.." diye gıpta ettiği nice yuva bu “hayvanî nefs”in kurbanı tarafından dağılıyor.

Evliliğin üzerinden 10-15 yıl geçmesine rağmen olabiliyor bu.. Hatta çok daha ileriki yıllarda.. Erkek değişmeye başlıyor. Eve geç geliyor. Gözü ne eşini ne de çocuklarını görüyor. Ve bir gün "hayatımı yaşayacağım" diyerek evi terk ediyor. Bu zihinsel tutulma işte o “nefsi emmare”nin kurbanı olma hali...

Adamı ne eşin gözyaşları, ne çocukların baba hasreti erkeği eski günlere döndüremiyor. O güzelim yuva harap oluyor. Erkek yeni aşkıyla hayat sürerken, yuvasında gözü yaşlı gönlü kırık, kanayan bir kalp ile bıraktığı karısı, enkazın altında çocuklarıyla yalnız başına kalıyor...

Son günlerde bu ve buna benzer erkeğin veya kadının evi terk ettiği durumlarla karşılaşıyoruz. Ama bir gerçek var ki; daha çok erkekler hislerine, “hayvani nefs”lerine yenik düşüyorlar. Heva ve hevesleri uğruna dünyayı, eş ve çocuklarının başına yıkıyorlar.

Bunun aldatıcı; şeytanî gerekçeleri de var: sevgi iradeye bağlı değil. "Gönül ferman dinlemiyor." Falan... İş hayatındaki alımlı kadınlar adamın gözünü boyuyor.

Fakat, insana bahşedilen “sevda, aşk” duygusu da çiçekten çiçeğe konmak için değil, kendisine emanet edilen ve sinesine sığınan eşini ve çocuklarını şefkatle sarıp sarmalaması için verilmiştir.

Evliyken "ben âşık oldum" diyenler, sevgilerini kendi nefislerine sarf edip, her şeyi nefislerine feda edenler sadece süfli duyguların tatmin ediyor...

İnsan hayvanî nefsinin peşine düşmemeli. Çünkü, nefs daima kendini düşünür, zevk ve menfaati için çabalar. Aklı başında olan bir insan kendisine verilen sevgi duygusunu eşine ve çocuklarına sarf ederek onların mutluluğu ile daha mutlu olabilir.

İnsan evliyse bir yuvası orada onu bekleyen çocukları varsa, önce nefsini değil, onları düşünmelidir. Zaten insanı insan yapan özellik, hamiyet, muhabbet, şefkat, merhamet, vefa, sadakat ve fedakârlık gibi duygulardır. Bu duygular, lüzumsuz, boş, malayani zevk ve sefa peşinde kullanmak ve “rezil” olmak için verilmemiştir.

Yorumlara Git

İçişleri Bakanlığı duyurdu! 72 suçlu Türkiye’ye getirildi

Mücteba Hamaney sağlık durumu açıklandı! ‘Edindiğim bilgilere göre…’

Ceza yağmuru durdu! Araç içi ekranlarda flaş gelişme

Yöneltilen suçlama belli oldu! ‘Bize bir tufan lazım’ diyordu şimdi gözaltında

Açık açık söylemek zorunda kaldılar! İsrail’de bomba İran itirafı