Kadın - Aile
Yuva kurarken...
Eşinizle evininizin yeri, semti, şekli kullanımı konusunda aynı fikirde olmanız mümkün mü? Evet mümkün. Mümkün olmalı...
Odalarınız, salon veya mutfağınız.. Bunların kullanımı, eşyaların yerleştirilmesi eğer ortak kararların eseri ise aile saadetine büyük katkıda bulunur. Şehrin varoşlarında mı yaşayacaksınız, mesela bahçeli düz ayak, basit mütevazı ama yeşillikler içinde.. Yoksa devasa bloklardan birinde daireniz mi olmalı. Yoksa ailenin gösterdiği bir ev mi.. Onlara yakın, uzak, onlarla kapıkomşu ya da onlarla birlikte mi?
Gelelim dayayıp döşenmesine.. Kimi minik pratik az eşyalı evlerden hoşlanır. Kimi klasik olsun, kimi ana-ata evi tarzında ister. Eşyalar evde göz yormasın, kolay temizlensin, sere serpe yaşansın arzular. Kimisi tam tersine ağır, büyük ve belki de yaldızlı mobilyalardan hoşlanır. İncik boncuğa düşkündür. Kimi koyu, kimi cıvıl cıvıl renklerden hoşlanır.
Bütün bunlar sıradan yönelimler değildir. Varsın eşlerin tercihleri zıt oluversin denilip geçilemez. Canım ne var, şimdilik biri hoşgörsün, diğerine göz yumsun denirse eğer, ileride büyük sıkıntılar doğabilir; hatta doğacaktır. Kız ve kız tarafı pahalı giyecekler, pahalı mobilyalar ister. Erkek, evi mobilya köleliğine çevirmeyelim, sadece bir gün giyeceğin gelinlik için servet harcamayalım derken düğün öncesi başlayan tatsızlık, yuvayı zindan etmeye yeter de artar bile...
Bu uyumsuzluk, geçici sabırlar ileride önce mızıldamalara, ardından laf sokuşturmalara ve tartışmalara dönüşür. Özellikle önceleri suskun kalan hanımlardaki gönül kırıklıkları ileride patlamalara yol açar...
Oysa baştan düşünceler, yönelimler, seçimler aynı olsa "Vay şu şöyleydi, evin tipi böyleydi, bu eşyaları başıma bela ettin, benim istediklerim olmuyor" şeklindeki didişmeler yuvanın uzağında kalır...
Bütün bunlar nerede toplanıyor? Eşlerin birbirlerine karşı açık olabilmeleri, birbirleriyle duygularını paylaşabilmeleri ve paylaşımlardan sonra pişmanlık yaşamamalarında...
Pek çok insan eşiyle arasına hissi ve zihnî bir mesafe koyuyor. Konuşmuyor. Konuşmaya düşünceleri, duyguları paylaşmaya yanaşmıyor veya çekiniyor veya lüzum görmüyor, önem vermiyor! Elbette eşle paylaşılacak şey var paylaşılmayacak şey var fakat iki tarafı da ilgilendiren konular ancak üzerinde hiç pazarlıksız konuşularak, önyargısız içten bir yaklaşımla dinleyip anlayıp bir ortak karara varmakla çözümlenir ve aile saadetini pekiştirir. Aksi nasıl bir kâbûstur bilemezsiniz...
Pek çok insan eşiyle arasına hissi ve zihnî bir mesafe koyuyor. Konuşmuyor. Konuşmaya; düşünceleri, duyguları paylaşmaya yanaşmıyor veya çekiniyor veya lüzum görmüyor, önem vermiyor. Yuvasını zindan ediyor!