Kadın - Aile
Sebzelerin şahı: Patlıcan
İstanbul’u yakıp kül eden patlıcan mutfağımızda 'sebzelerin şahı' ve 'fukara tenceresinin eti' olarak tanımlanan patlıcan, sayılamayacak kadar çok çeşitli yemeğiyle vazgeçilmezlerdendir.
Patlıcanın, ülkemizde turşusundan reçeline kadar yaklaşık 200 çeşit yemeği yapılmaktadır.
Yüz yıl öncesine kadar büyük çoğunluğu ahşap konaklardan oluşan İstanbul'da “patlıcan mevsimi” gelince, “patlıcan yangınları” pek meşhurdu.. Buna rağmen halkımız patlıcandan vaz geçmemiştir. Bir ara patlıcanın bir yararı olmadığına dair laflar yaygınlaştırıldı. Ne isterler bunlar patlıcandan!
Halbuki patlıcanın A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahip olduğunu, bunlarla sinirleri teskin ettiğini ve kalp çarpıntısını giderdiğini vurguluyor bilim adamları.
Pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı boşalttığını ve kilo verdirdiğini belirtiyorlar. Şeker hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğü, kansızlığa iyi geldiği, kanı artırdığı ve kalbe sükunet verdiği kaydediliyor.
Binbir çeşit yemeğini yaptığımız, kızarması uğruna İstanbul’u mahalle mahalle yaktığımız patlıcanı, en sağlıklı yeme usulü kül veya ocakta pişirilip kabukları soyularak ve ince kıyılarak yapılan sarmısak ve sızma zeytinyağı ile desteklenen salatası.