AKİT MENÜ

İSLAM

‘Dini hastaneler’ daha mı başarılı?

Batı’da mezheplerin, hatta tarikatların bile kurduğu, rahip doktor ve rahibe hemşirelerin çalıştığı hastaneler var. Biz devletin ceberut laikçiliği yüzünden bu kavrama yabancıyız. Modern tıp, ilâç ve tedavinin yanında, hastanın mâneviyatını/moralini kuvvetlendirmeye de önem veriyor.

Modern tıpta duanın bir tedavi aracı olduğuna vurgu yapan çok sayıda hekim var. Hastalıklara karşı dua etmek suretiyle Allah’tan şifa dileme, ilk peygamberlerden bu yana süregelen bir inanç ve uygulamadır.

Şifa niyetiyle dua etme konusunda Müslümanlar sağlam bir geleneğe sahiptir.

Her insan, dinî uygulamaları yerine getirsin getirmesin, mânevî bir boyuta sahip. Dr. Henderson hasta bakımında maksadın, hastayı temel ihtiyaçlarını karşılama hususunda bağımsız hâle getirmek olduğunu belirtmiş ve hastanın “inançları doğrultusunda ibadet etmesini” de temel ihtiyaçlar arasında saymıştır. Buna göre hastanın rûhî ihtiyaçlarının belirlenmesi ve giderilmesi, hasta bakımı, hemşirelik sürecinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Hemşireler, hastalara mânevî destek sağlamak istiyorlarsa, huzurlu bir çevrenin yanısıra, onların dua etmelerine, dinî kitap okumalarına da imkân sağlamalı, diyor Dr. Henderson. Ancak yapılan araştırmalar, Batı’da hemşirelerin mânevî ihtiyaçları karşılamada yetersiz olduklarını gösteriyor. Onun için de hastalar “dinî hastaneler”i tercih ediyor.

Bu dinî hastane kavramı bize hayli yabancı maalesef. Fakat Batı’da Katolikler, Protestanlar hattâ bazı Hıristiyan tarikatlarının kurduğu özel hastanelerde hemşirelik görevini rahibeler üstleniyor. Doktorların birçoğu da rahip ya da inançlı kişiler..

Kim bilir belki bir gün bizdeki ceberut devletin “laiklik anlayışı” tamamen geriler; normale döner de biz de adı ve muhtevası ile İslâm’a yakışan, Müslümana inançları doğrultusunda hizmet sunacak hastanelere kavuşabiliriz.

Porto Alegre Brezilya’da. “Yeşil Tünel” diye ün yapan bu cadde beton yığınlarına inat bu şehre turist çekiyor.

DUA HER HASTALIK İÇİN ŞİFA VESİLESİ

Yüksek tansiyon: Duanın kan basıncının normalleşmesini sağladığına ve ağrıyı azalttığına dâir çalışmalar var. Benzer şekilde dua ile kas geriliminin de azaldığı tespit edilmiştir.

Kanser hastaları: Kanser hastalarının iyileşmesinde önemli bir unsur olarak görülen moral ve motivasyon, hastanın inancı ve dindar çevresi tarafından sağlanabilir tezi gün be gün taraftar buluyor. Son dönemde, 162 AIDS ve kanser hastası ile yapılan bir araştırmada mânevî ihtiyaçlarının farkında olan ve dinî vecibelerini düzenli olarak yerine getirenlerde, daha az depresyon belirtisi görülmüştür.

Ameliyat sonu iyileşme: Dindarların cerrahî müdahalelerden sonra iyileşme nispeti, dindar olmayanlara göre daha fazladır. Kalbinden cerrahî operasyon geçiren yaşlı erkek hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada, dinî vazifelerini düzenli yerine getirenlerde, getirmeyenlere göre ameliyat sonrası hastanede kalma süresinin % 20 daha az olduğu, başka bir çalışmada da, kalça kırığı operasyonu sonrası, ibadethaneye düzenli devam eden kadınların, etmeyenlere nispetle daha kısa sürede ayağa kalktıkları ve daha az depresyon yaşadıkları bulundu.

Kalb hastaları: Anjiyoplasti operasyonu boyunca kendileri için dua edilen hastaların daha az komplikasyon geçirdikleri, altı ay içinde ölüm nispetinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Dahası hep dualarımız sizinle deriz ya, başkası için edilen dua da şifa vesilesi. Kendilerine dua edildiğini bilmeyen, dua edenlerin de hastaları tanımadığı olaylarda bile şifa tesbitleri yapıldı.

 

Yorumlara Git

İstanbul Valisi Davut Gül'den açıklama geldi: Pazartesi günü okullar tatil olacak mı?

4-13 yaş arası çocukları güzellik yarışmasına sokacaklardı! Ahlaksız yarışmaya Bakanlıktan suç duyurusu

Balık yiyen herkesi ilgilendiriyor: Hepsinde tespit edildi!

CHP’li isimden Özgür Özel’e çağrı… Kırık ayakla ilgili iddialara ya dava aç ya cevap ver

Haçlı'ya sığındılar