Medya
Başkan, uçağı AK Parti’ye vasiyet etse ne olurdu?
Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, İş Bankası'nda bulunan CHP hissesinin hazineye aktarılmasına karşı çıkan CHP'lilere çarpıcı bir soru yöneltti.
Ali Karahansaoğlu bugünkü yazısında CHP'nin İş Bankası'ndaki hissesinin neden hazineye aktarılması gerektiğini Katar uçağı örneğiyle açıklayarak CHP'lilere ''Katar uçağını Tayyip Erdoğan’ın kendi malı imiş gibi, Ak Parti’ye vasiyet etmesine de onay verir misiniz?” diye sordu.
İşte Karahansaoğlu'nun o yazısı;
Başkan, uçağı AK Parti’ye vasiyet etse ne olurdu?
Mustafa Kemal, halifeliğin kurtarılması için yurtdışı Müslümanlarından toplanan paraları, artık kullanılma yeri kalmadığı için İş Bankası’na sermaye olarakkoymuş.
Vasiyetinde de, para kendisinin olmadığı için, “Bu para CHP’nin olsun” demiş..
Şimdi hatırlatıyoruz..
O para, Mustafa Kemal’in kendi parası değil..
CHP’ye vasiyetin amacı, farklı partilerden birisi lehine bağış değil..
Dolayısı ile..
İş Bankası’nın % 28.9’luk CHP hissesi, Hazine’ye geçsin..
Bu teklife itiraz ediyorlar...
Yani CHP’nin haksız bir mal edinimine.. Bir gaspına onay veriyorlar..
Bunlara, aktüel bir olaydan örnek verelim..
O aktüel olaydaki “duruş noktaları”nı da kendilerine hatırlatarak, çelişkilerini yüzlerine vuralım.
Nedir o aktüel olay?
Katar şeyhinin, bir uçağını Türkiye’ye bağışlaması..
Türkiye’ye verilen uçak, Tayyip Erdoğan’ın özel mülkiyetine mi geçirildi?
Hayır..
Devletin envanterine kaydedileceği açıklandı..
Bu noktada..
1923’deki uygulama ile, bugünkü uygulama arasında dağlar kadar fark var mı?
Var..
Mustafa Kemal’in, yurtdışından devlete bağış olarak yollanan bir parayı, devlet envanterine kaydetmesi gerekirken, şu veya bu sebeple bunu yapmaması..
Tayyip Erdoğan’ın ise, Katar’dan gelen bir bağışı, devlet üzerine kaydetmesi gerçeği ile karşı karşıyayız..
Farkı, farkettik..
Yolumuza devam edelim..
Diğer farkları da hatırlatalım..
Bedelsiz uçak gönderimi ile, hilafetin kurtarılması için yollanan bağış arasında şöyle bir fark daha var..
1923’te yurtdışındaki Müslümanların topladıkları paranın, Mustafa Kemal’in şahsına verilmek istendiğini tek bir kişi dahi, iddia edebilir mi?
Edemez!
“Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti’nin tepe ismi olmasaydı, o bağış paralarının yollanmazdı” iddiasında bulunulamaz.
Tam aksine.
O bağış parası, Türkiye Cumhuriyeti’nin tepesinde Mustafa Kemal’in olması hiç dikkate alınmadan..
Başta kim olursa olsun..
“Hilafetin kurtarılması” için yollanan paralardı..
Bu gerçeğe rağmen, Mustafa Kemal o parayı, kendisi ile özdeşleşen CHP’ye vasiyet etti..
Bugün Türkiye’nin sadece % 25’inden oy alabilen CHP, o parayı alnının teri ile kazandığı bir para imiş gibi, sahipleniyor..
Yazının tamamını okumak için tıklayın