Kadın - Aile
En iyisi evlendirin
Gençleri terör, uyuşturucu ve çapulcu tuzağına düşüren sebeplerin başında inanç boşluğu, yalnızlık, sorumluluk alamamak, cinsel bunalım var..
Bizde bazı şarkıcı konserlerinde görülen, kendini jiletleme, gecekondu yıkımında görülen kendisini yakma gibi tuhaf girişimler meğer Amerika, Kanada ve İngiltere gibi ülkelerde, üniversite öğrencileri arasında da varmış.. Ve araştırma konusu olmuş. Araştırma, üniversite öğrencilerinin %17'sinin kendini jiletleme, yakma, oyma ya da diğer yollarla kendine zarar verme gibi davranışlar sergilediklerini ortaya çıkardı. Kendi kendine zarar verme davranışı üzerine yapılan araştırmayı Cornell ve Princeton üniversiteleri ortaklaşa yürüttü. Olay yalnızca Amerika ile sınırlı değil. Kanada ve İngiltere de var. Bizde bir zamanlar arabesk konserlerde kendilerini jiletleyen gençler gibi.
Bu davranışların arasına oralarda, üstelik üniversitelerde, saç ya da deriyi çekme, yarma, kemikleri kırma, kendini ısırma gibi saçmalıklar bile girebiliyor.
Araştırmanın birkaç ilginç detayı var. Kızların erkeklere göre daha çok kendi kendine zarar verme yöneliminde olduğu anlaşılmış. Bu kızlar aynı zamanda diğer yaşıtlarından 6 kat daha fazla intihar eğilimi taşıyorlarmış.. Dahası, bunların geçmişlerinde psikolojik bir sıkıntı dönemi bulunuyor.
Ve yeme bozukluğu sergiliyorlar.
Sebepler Derinde
Araştırmalar, bizi çok yakından ilgilendiren tesbitlerle dolu:
Bu gençlerin en önemli sorununun ailede ve okul eğitimi esnasında bir “inanç sahibi” olamamaları.. Bu en önemli veriyi yalnızlık, sorumluluk alamamak ve cinsel bunalım izliyor. Eşe, aileye karşı sorumluluk çağı gelmiş gençlerin, askerlik, iş, eğitim vs gibi engeller yüzünden yuva kuramamaları, Batı’da onları yeraltı dünyasına ve uyuşturucuya itiyormuş. Bizde bunların karşılığı yine uyuşturucu batakhaneleri ile son dönemde toplum mühendislerinin kumandasındaki çeteleşme ve nihayet terör örgütlenmeleri almış vaziyette. Psikologların ortak önerisi iki kelime: “Gecikmeden evlendirin..” Asırlardan süzülüp gelen “nikâhta keramet vardır” sözü mutluluğa giden yolun şifresi idi. Bugün de çocuklarımızı çağın tuzaklarından koruyacak olan, ailelerin aynı yöntemi benimsemesi. Yani geleneksel öze dönüş.