Kadın - Aile
Özellikle kadınlar hedef
Türkiye'deki 2.5 milyon otoimmün yani bağışıklık sistemi hastasının yüzde 75'ini kadınlar oluşturuyor.
Otoimmün hastalıklar kadınların ölüm sebebi sayılan 10 hastalık arasında... Bu hastalıklarda, organları kullanmada güçlükler, moral ve çalışma yönünden kendini zayıf hissetme, doğum zorluğu gibi problemler yaşanıyor.
Otoimmün hastalıkla birlikte, sık sık hekime, hastaneye gitme, tedavi masrafı, ev ve iş hayatını aksatma gibi sosyal, ekonomik problemlerin de ortaya çıkıyor.
Hanımlar açısından bu hastalıklarda, organları kullanmada güçlükler, moral ve çalışma yönünden kendini zayıf hissetme, doğum zorluğu gibi problemler yaşanabiliyor.
Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin yetersiz fonksiyonu veya vücudun bakteri ve virüsler yerine kendi dokusuna saldırması yüzünden oluyor.
Buna genetik faktörlerin yanı sıra çevre faktörleri, virüsler, ultraviyole ışınları, kullanılan ilaçlar veya kullanılan kozmetikler sebep olabiliyor. Özellikle ailesinde bu hastalıkları taşıyanlar daha dikkatli olmalı. Sık sık yorgunluğa bezginliğe düşen hanımlar mutlaka hekime görünmeli..
Astım, şeker, guatr, romatizma, sinir kas sistemi hastalığı myasthenia gravis, kronik hepatit, multipl skleroz (MS), deri, eklem, kan, böbrek gibi vücudun farklı bölgelerini etkileyen kronik hastalık Lupus, Behçet gibi birçok rahatsızlığın genel adı “otoimmün hastalık”..
Türkiye'de 2.5 milyon kişide bu hastalık var.Bu hastaların bir kısmı birden fazla hastalığı aynı anda taşıyor ve bunların yüzde 75'i kadın.. Kadınların ölüm sebebi sayılan 10 hastalık arasında bu hastalıklar yer alıyor..
SİNSİ SEYREDİYOR
Bu hastalıkların bir kısmı çok sinsi seyretttiği için teşhiste çok geç kalınabiliniyor. Mesela hastalar hekime göremez hale gelmiş olarak veya böbrek yetmezliği ile gidebiliyor. Böylesi durumlarda günümüz tıbbının eli kolu bağlı kalıyor..
DİPNOT:
Çocukların bağışıklık sisteminin güçlü olması anne adaylarının elinde. Hamilelik döneminden itibaren her türlü zararlı alışkanlıklarını bırakmaları, gerginliklerden ve üzüntülerden uzak durmaları ve doğumdan itibaren ilk ağız sütü vererek, mümkün olduğunca bebeği sütten kesmemeleri gerekiyor.