Kadın - Aile
İlaç arama göz yaşın zaten ilaç
Göz, burun ve yüzü yıkayan ılık tuzlu su, ana rahmindeki amnion sıvısına benziyor.
Ağlamak; gerilimi azaltarak kendimizi yenilemiş ve tazelenmiş hissetmemizi sağlıyor.
Aağlamanın duyguları boşaltmada en sağlıklı yöntem olduğu belirtiliyor. Ağlama, strese bağlı hastalıklara, mesela ülsere, başağrısına ve yüksek tansiyona çok iyi geliyor.
Eskiler, içinden ağlamak geldiği halde gözyaşlarını tutmaya çalışanlara ağlamalarını tavsiye eder, "Ağla, ağla.. Ağlarsan açılırsın.." derlerdi.
Günümüzde ağlamanın fiziksel ve ruhsal sağlığımız açsından çok yararlı olduğutıbben belli oldu. Ağladığımız zaman, vücudumuzdaki stres hormonları gözyaşlarıyla vücuttan uzaklaşıyor ve gerçekten bir süre sonra rahatladığımızı hissediyoruz.
Gözyaşları, gözler kadar bünyenin de güvenlik subapları..
Duygular birike birike bir gün patlama noktasına gelir. İşte o zaman ağlayabilirseniz, emniyet subapları yani gözyaşları sizi ağır bunalımlardan kurtarır. Duyguları bastırmak, ilerde büyük sorunlarla karşılaşmanıza sebep olacaktır. İçinizden geldiğinde kimseden çekinmeden ağlayın.
Göz yaşı tekbaşına ilaç
Tıbbî araştırmalar, rahatça ağlayabilen kişilerin daha sağlıklı bir hayat sürdüğünü göstermektedir.
Gözyaşları kendi başına bir ilâç özelliği göstermektedir. Zira gözyaşlarının zararlı bakteri ve virüsleri öldüren bir enzimi ihtiva ettiği, uzun zamandır bilinmektedir. İnsanın duygulanarak veya sinirlenerek döktüğü gözyaşları nın kimyevî bakımdan farklı olduğu ispatlanmıştır. Duygulanma sonucu akıtılan gözyaşlarmda daha yüksek konsantrasyonda protein bulunmaktadır. Bu tür gözyaşla rının stress sonucunda meydana gelen ve vücuda zararlı olan kimyevî maddeleri bertaraf ediyor.
Kalb hastalıkları, peptik ülser, kolit, deri döküntüleri ve gerilimlerin yol açtığı pek çok hastalığın kaynağı, içe dökülmüş (bastırılmış) gözyaşları olabilir. Günümüzde, erkeklerin çalıştığı pek çok işte çalışmak zorunda kalan hanımlar, onlarla aynı baskılar altında kalıyor ve bunları kontrol etmeye mecbur oluyor.
Günde ortalama onüç bin defa gözlerimizi kırparız.
Gözyaşındaki su, müküs, yağ, protein, tuz ve lizozim isimli mikrop öldürücü enzim; kornea, burun ve boğazdaki mukoz membran üzerinde devamlı salgılanarak nemlendirme vazifesini görürken, bu organları zararlı bakteri ve virüslerden de temizlemektedir.
Ağlarsak ne oluyor?
Ağlama; dolaşım, solunum, damar ve sinir sistemini uyarır. Nabız hızlanır, kan basıncı yükselir. Yutağın kasılması boğazda bir tıkanıklık hissi uyandırırken, diyaframın kasılmasıyla da hıçkırık başlar. Şiddetli bir öksürme ile akciğerden dışarıya sa atte 70 mil süratle hava atılır. Kısa süreli ağlama, iyi bir egzersizdir. Bunun da ötesinde göz, burun ve yüzü yıkayan ılık tuzlu su, ana rahmindeki amnion sıvısına benzer. Ağlamak; gerilimi azaltarak kendimizi yenilemiş ve tazelenmiş hissetmemizi sağlar. Gözyaşı dökmeden ağlayanlar, sağlık açısından büyük tehlikelere açık oluyor.
Gözyaşındaki su, müküs, yağ, protein, tuz ve lizozim isimli mikrop öldürücü enzim; kornea, burun ve boğazdaki mukoz membran üzerinde devamlı salgılanarak nemlendirme vazifesini görürken, bu organları zararlı bakteri ve virüslerden de temizlemekte..