Gündem
'Teröristleri korumak gibi görevimiz yok'
Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya'da yaptığı konuşmada "Bir konunun altını çizmek istiyorum. Sayın Steinmeier'in, Türkiye'de tutuklanan Alman vatandaşları konusundaki endişelerini burada şöyle bir açıklığa kavuşturmanın faydalı olacağına inanıyorum. Görüyorum ki burada yanlış bir bilgilendirme var. Herhalde teröristleri korumak gibi bir görevimiz yok. Eğer birileri benim ülkemde teröre bulaşıyorsa, bu hangi sınıftan olursa olsun, yargı makamları bunun gereğini yapar" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Türkiye'de tutuklanan Alman vatandaşlar konusunda endişlerini, Türk gazeteciler, sendikacılar, hukukçular, aydınlar için endişelerini şöyle bir açıklama kavuşturacağım. Herhalde teröristleri korumak gibi bir görevimiz yok. Eğer benim ülkemde teröre buluşuyorsa birileri bu hangi sınıftan oluyorsa olsun, bizim hukukumuz onu cezalandırıyorsa yargı makamları da gereğini yapar. Bu Almanya'da da olsa böyledir dünyanın herhangi bir ülkesinde olsa da böyledir. Terör örgütü olarak kabul edilen PKK'nın binlerce mensubu Almanya'da elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır. Halbuki bunlar yasaktır. Yüzlerce, binlerce insanımı öldürmüş olan bu insanların elini kolunu sallayarak dolaşması doğru mu? Gazeteci deniyor bu gazeteci teröre bulaşmışsa Türk yargısı kabul etmişse bunu savunabilir miyiz? İşte bunlardan bir tanesi de sözde gazeteci bir boşluktan yararlanarak kaçmış ve Almanya'ya gelmiştir. Kendisi el üstünde tutulmuştur. Benzer bir şey acaba burada yapılıp da Türkiye'ye kaçmış olsa. Kendileri bizden gazetecileri istediler. Biz onların yaptıklarını yapmadık. Yargımız bu konuda elinden geleni yaparak bir tanesi tutuksuz yargılanmak üzere bir tanesi de bırakılmıştır. Benim ülkemde mahkum olmuş olan buraya geliyor, biz kendisini istiyoruz ama verilmiyor.
FETÖ terör örgütü binlercesi ne yazık ki elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Ben aslında bu akşam bunları konuşmak istemezdim. Sayın başkan bunları dile getirince konuşmak zorunda kaldım. Halbuki biz bunları gündüz aramızda konuştuk. Tekrar konuşmaya gerek yoktu. Bu sofrayı ben muhabbet sofrası olarak görüyordum.