Gündem
19 bin yaralı asker gazi sayılmadı
Bölücü terör örgütü PKK ile girilen çatışmalarda ağır yaralanan askerlerin yüzde 90 gibi büyük bir bölümü, vücutlarında şarapnel parçası, kurşun taşımalarına, uzuv kaybı yaşamalarına rağmen ne gazi ne de malûl sayılmıyor. Sebebi ise 1953 yılında ABD’den ithal edilen köhne yönetmelik...
Bayrakla gömsünler
Büyük psikolojik buhran yaşadıklarını aktaran Kılıçaslan, şunları dile getirdi: “Malûl sayılmayan gazilerimiz kendilerine devletin sahip çıkmamasını kabullenemiyor. Çocuklarımızı askere gönderirken zorlanıyoruz. Oysa annelerimiz ‘kınalı kuzu’ diyerek bizleri askere göndermişti. Her şeyden vazgeçtik, hiç değilse bu yaralarla öldüğümüzde üzerimize al bayrağımızı örtmelerini istiyoruz. Onu bile bize çok görüyorlar.”
Nizamnamede ABD parmağı!
Kore savaşının son aylarında, o dönemde NATO vaadiyle ülkemizi iyice kendisine bağlayan ABD etkisiyle çıkarılan ve yaralı askerlerin tümünün malûl ve gazi haklarından yararlanmamasını sağlama amaçlı olduğu izlenimi veren 1053 Sayılı Nizamname’de yer alan şartlar el insaf dedirtiyor. Nizamname, yaralananların birinci dereceden malûl sayılabilmesi için “Üç tarafın birden yokluğu (İki kol ile bir bacağın veya iki bacak ile bir kolun), hangi yükseklikten olursa olsun iki üst tarafın yokluğu, hangi yükseklikten olursa olsun bir üst tarafın yokluğu ile birlikte bir alt tarafın kalça ekleminden ortalama 14 santimetre aşağıya kadar yokluğu (Protez takılması imkansız), iki el baş parmaklarının metakarplarıyla diğer bütün parmakların dibine kadar birlikte yokluğu, iki elin bütün parmaklarının dibinden yokluğu, iki bacağın tam olarak veya trohanterlerden aşağı ortalama 14 santimetreye kadar yokluğu” gibi ağır şartlar arıyor.
Ağır yaralıya ‘elverişlidir’!
Mesut Kılıçaslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Operasyonlarda sağlığımızı kaybetmemize rağmen ‘Askerliğe Elverişlidir’ kararlı Olay Tutanağı, Kat-i Rapor ve Yaralı Personel Bilgileri başlıklı belgeler verilmektedir. Kimi arkadaşımız çıkarılamayan kurşun veya şarapnel parçalarından kaynaklı ağır metal zehirlenmesi soncu ölümle burun buruna yaşıyor. Hiçbir sosyal hakkımız yok. Bugüne kadar sadece MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem bir teklif hazırlayarak Meclis’e sundu. Ancak o da gündeme alınmadı bile.”