Kadın - Aile
Göbeğinizin tehlikeli olabileceğini biliyor musunuz?
Bedende iç organ yağlanması aynı zamanda kalp-damar hastalıklarının, tip2 diyabetin ve hipertansiyonun bir çeşit semptomu olarak da görülmektedir.
İç organ yağlanmasının tedavisi için uzman hekimler, yağ yakımını kolaylaştıracak bir takım önerilerde bulunuyorlar.
Bunların başında, nizadan, çekişmeden, başkaları için kötü düşünmekten uzaklaşıp, ibadet taat ve dua ile düzenli ve yeterli bir uykuya kavuşmak geliyor.
YAĞLANMANIN NE TİP OLDUĞUNU NASIL ANLARSINIZ?
1. TEST: Dokunarak göbeğinizi kavradığınızda elinize gelen yağ, yumuşacık ve çok hareketliyse deri altıdır, sert ve gazlı gibiyse iç organ yağıdır.
2. TEST: Bel ölçümü 90 cm. fazla ise hemen kan tahlillerine baktırın. Kolesterol yüksek, HDL düşük, karaciğer enzimleri yüksek ve insülin direnci varsa, doktorunuzun önerilerini ciddiye alın.
Birçok kişi göbek, karın ve bel bölgesinde toplanan yağların tehdidi altında yaşıyor. Bu durum onların hem sağlık hem sosyal hayatlarını etkiliyor. Gerginlik, stres, öfke birçok yönden insanı çevresinde sevimsizleştirip, kırıp döken bir tip haline getirirken, içeride de yağlanarak sağlığını riske sokuyor. Bunun yanı sıra hareketsizlik, uzun süre aç kalıp birden bire çok yemek, paketli hazır gıdalara ağırlık vermek, sıklıkla dışarıda yemek, yağlı ve kan şekerini hızlı yükselten gıdaları tercih etmek, alkol ve tatlıya düşkünlük, porsiyonları büyük tutmak yağlanmanın etkenleri arasında.
Gergin, öfkeli, stresli insan bütün gün yapıp ettiklerinin, kırıp döktüklerinin etkisiyle geceleri huzurlu uyuyamaz. Uyku düzeni bozulur. Göbeklenmenin, bel çevresi yağlanmanın önemli sebeplerinden biri de bu uyku düzeni bozukluğu..
Uzmanlar, yağlanmanın deri altı ve iç organ yağlanması olarak ikiye ayrıldığını söylüyor.
Deri altı yağı, derinin hemen altında karın kaslarının önündedir.
İç organ yağları ise kasların altında ve organların çevresinde bulunuyor. Bu yağ vücut tarafından bir süre sonra organ gibi algılanarak, vücuda zarar veren kimyasallar salgılamaya başlıyor.
Bu sistem kan şekeri, tansiyon ve kan yağlarında artışa, damarlarda ise sinsice iltihaplanmaya sebep olmakta.
Dolayısıyla kalp hastalıkları ve diyabete yakalanma riskini arttırmakta.
Daha da kötüsü iç organların normal faaliyetlerini bozan abdominal yağlanma, insanı kısır bir döngüye sokarak giderek daha da yağlandırıyor.
Liposuction (yağ aldırma) gibi kolay yöntemleri aklınıza bile getirmeyin, çünkü vücudu kandırmazsınız. Maalesef bu yöntem, organ çevresi yağlarını değil, deri altındakileri toplamaktadır.
Gerginliği bırakın
Azı veya çoğu, stresin hepsi zarar. Vücudu, “savaş ya da kaç“ sürecine sokan sistemleri uyandıran stres hormonları, vücudun enerji olarak kullandığı yağı bloke eder ve depolanmasını sağlar. Bunun için şeker istekleri, iştah artışı gibi uyarılar göndererek kişinin fazla yemesine ve şişmanlamasına sebep olur. Özellikle iç organları saran yağlardaki kortizol algılayıcıları deri altındaki yağlardan fazla olunca durum kötüleşir.
TEDBİR İÇİN İPUÇLARI!
Zeytinyağı’ndan başka yağa yönelmekten kaçının.
Ara öğünlerde bir küçük avuç fındık veya badem yiyin ki metabolizma yağ depolama modundan çıksın. Kendi kendinizin doktoru olun. Bedeninizi dinleyin; sürekli acıkıyor, kendinizi yemekten hemen sonra acıkmış ve yorgun buluyorsanız, insülin direncinize baktırın. Vücudun "varlık içinde yokluk" çektiği bu durum, yükselmiş kan şekerinin yağlandırıcı etkisinin şeker düşüklüğü yapıp tekrar şeker aramasına neden olur. Aslında kanda bolca şeker olmasına rağmen insülin bu şekeri direkt yağ depolarına atarak yenisini ister, var olanı harcamaz. Bu da hem sağlık sorunlarına hem de kilo artışına yol açar..
Stresten kurtulun, ve..
1 - Hareketlerinizi arttırın, sonra spora başlayın. Düzenli ve yeterli sürelerde etkili bir program takip edin. Yoğun antrenmanlarla vücut ağırlığı yüzde 10 azaldığında, iç organ yağı da yüzde 5’e kadar düşer.
2 - Porsiyon kontrolü yapın. Az yiyin.
3 - Yediklerinizin yarısı çiğ olsun. Daima ılık su için.
4 - Fabrikasyon ürünlerden uzak durmaya çalışın.
5 - Gazlı içeceklerden, meyve sularından tatlı ve kremalı kahvelerden uzak durun.
6 - Alkol yok, sigara yok!
7 - Doğru karbonhidratları tüketin. Her şeyin esmer olmasına dikkat edin.
8 - Ana yemekleri birleştirmeyin. Makarna, pilav, dolma, et, tavuk, balık, köfte, patates, sebze, baklagiller vb. bunların hepsi ana yemektir, tek başlarına tüketilmelidir. Salata ve yoğurt hepsine eşlik edebilir.