AKİT MENÜ

Gündem

Evrim safsatasını dayatırsan, zulmü onaylarsın!

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşe yazısında evrim teorisini dayatan zihniyetin dünyada güçlüler tarafından işlenen cinayetlere, suçlara bir çözüm getiremediğine dikkat çekti.

Güncelleme Tarihi:

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, "Evrimi dayatırsan, zulmü onaylarsın!" başlıklı bugünkü yazısında 'dayatmacı evrimci zihniyetin' hayatın tesadüfen oluştuğunu iddia ederek ahiret inancını reddettiğini bundan dolayı da dünyada güçlüler tarafından işlenen suçların cezalandırılması konusunda aciz kaldığını belirtti.

İşte Karahasanoğlu'nun bugünkü yazısı;

Bugün, birbirinden tamamen ilgisiz gibi görünen, ama bana göre hayata bakış açısını göstermesi hasebi ile çok yakın irtibatlı iki konuyu yazacağım.

Birincisi, evrimi bize dayatan bir Türk profesörün anlattıkları..

Adı Gökhan Hotamışlıgil imiş..

Vehbi Koç ödülü almasından, kafa yapısını tahmin edebilirsiniz..

“İnsanın alfabesini bulduk” diye başlıyor röportajına..

Alfabeyi bulmuş ama, şimdilik okuyamıyormuş..

Okuyamadığı alfabe ne işine yarayacaksa..

Veya bulduğunun alfabe olduğunu nasıl anladı ise..

Kendisi soruyor.. Kendisi cevaplayamadan konuyu kapatıyor:

“Neden aynı zamanda hem tansiyon, hem şeker, hem kolesterol geliyor? İnsan şişmanlayınca neden şekeri yükseliyor, şekeri yükselince neden kalp hastası oluyor? Aslında bir çocuğun bile soracağı kadar basit bir soru, ama biz 25 yıldır bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyoruz.”

Evet, bir çocuğun soracağı soruyu soruyor ve cevaplayamadıklarını itiraf ediyor..

Ama, birçok sözde bilim adamının görmek istemediği, tam aksine önündeki çıplak gerçeklere rağmen, en temel bilgileri çarpıtarak, yaratılış inancını zedelemek için zehrini akıttığı gibi.. Hotamışlıgil de zehrini akıtıyor..

Soru, zehri akıtması için ortamı hazırlıyor: “Madem evrim diye bir şey var, madem bu evrim sırasında canlı organizma birçok şeye karşı tedbir geliştirmiş, öyleyse neden kanser gibi illetlere bir çare bulamamış?”

Hotamışlıgil’in cevabı da şöyle:

“Cevabı çok basit. Evrim, insanın 30 bilemedin 40 yıl yaşayacağı bir süre için planlama yapmış. Ama insan ömrü 90 yıla çıkınca ve de yaşam tarzı tamamen değişince plan bozulmuş. Yani uzun ve bugünkü hayat evrimin hazırlık yapamadığı bir şey.”

Öyle bir söylem geliştiriliyor ki..

Evrim, sanki kesinlikle kabul edilmesi gereken bilimsel bir zorunluluk..

Aksini düşünmek bile mümkün değil.

Akla getirmek bile imkansız..

Ve köşeye sıkışınca da..

Her evrimcinin yaptığı üzere..

Yaratılış inancını bilim dışı gösteren şu yorumla olayı kapatıyor:

“Mikroskopla baktığım ve gördüğüm, deneyler ve ölçümler yaptığım dünya bana evrimin var olduğunu söylüyor. Ben inanç sahibi insanlara bir şey diyemem. Onlar kutsal kitapların ‘Başlangıç’ ve ‘Yaradılış’ hikâyesine inanabilir, buna ben de inanabilirim, saygı duyarım. Bir çelişki görmüyorum. Ama bilimin de bana anlattığı bir hikâye var. Bence bunları birbiriyle karıştırmamak lazım.”

Yaratılışı hem bilimdışı ilan ediyor..

Hem de, “Yaratılış ile evrim arasında bir çelişki yok” diyerek, “Aslında (...)

...YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN...

Yorumlara Git

Malum kafadan rezil benzetme! AK Partili vekil etkinliği terk etti

Fransızlarla yapılan anlaşmaya misilleme! Bu imza Yunan'ı çok kızdıracak

Başkan Erdoğan'dan sosyal medyada videolu mesaj: Trump'ı ağırlamaktan memnuniyet duydum

Ankara'daki tarihi zirveye dev katılım! Avrupa'nın güçlü liderleri peş peşe başkente ayak bastı!

Türk milli hava araçları NATO Zirvesi için havalandı