Kadın - Aile
Mobilyalarınızın kölesi olmayın
Konu komşuya eşe dosta hava atalım derken resmen bir rezillik yaşamak...
Mobilyalar tozu belli eder tozu alınmalı. Ağır meretler. Hadi rahat olsa neyse; sadece görünüşü saltanatlı. Vitrin hele hiçbir faydası olmayan anlamsız bir sürü kırılır bardak çanakla dolu... Bunları nasıl temizleyeceksin. Sabah başlasan akşama bitmediği gibi turşun çıkıyor. Kaldır kondur derken bel kaymasından yatıp kalıvermek de var. Allah korusun. Duymuyor muyuz, binlerce ev hanımı bu yüzden doktor doktor gezmekte, ameliyatlar olmakta..
Nerede o eski evlerimiz.. Büyükannelerin evleri.. İki sedir, yazın ortadan kalkan bir kilim, yatak-yorgan yüklükte.. Ohhhh mis gibi.
Toz yutmak yok! Koltuk çekmek yok, vitrin yok, sehpa yok, parke yerler yok, vitrin örtüsü yok, dolap içi silmek, örtü yıkamak yok.. Yok yok.. dememize bakmayın aslında elzem olan ve hayatınızı idame ettirmeniz gereken her şey var da “lüzumsuzlar” yok...
Biz bu eşyaları bize hizmet etsin diye mi alıyoruz, yoksa biz mi onlara hizmet ediyoruz?... Neden?
Bir de bu eşyalar alınırken harcanan vakit ve nakit var ya, onlar işin başka boyutu... Mobilyaların rengi uyumlu olmalı.. Moderni var, klasiği var.. Efendim sehpa alınacak. Klasik mobilyaya ve rengine uygun alınmalı.. Yok öyle hemen almak; gez dur! Rengi tuttur, fiayatını araştır, bir sürü para ver, vakit harca!..
Ne yapıyoruz ev eşyası alıyoruz.. Neden? Oturmak için! Sonuçta bize hizmet edecek bir malzeme bunlar.. Bir de onların taksitlerini ödemeye uğraşıyoruz... Mazallah bir de kiracıyız ev sahibi çık dese, bunlar kırılıp dökülecek..
Eskisi gibi evlerimiz iki sedir bir kilim olsa ne güzel olur değil mi? Olmaazz.. “Eşe dosta nasıl hava atacazz.. Hem ne derler sonra!”