Kadın - Aile
Yedikçe yiyesim geliyor dedirten tuzak: MSG
MSG yani Mono Sodyum Glutamat.. Şekerlemelerden ete kıymaya, sucuk sosisten cipslere, pizzaya hatta pastaya kadar katılmadığı gıda yok! Üstelik et ürünlerinde kanunen yasak.
Alzheimer’dan Parkinson ve kansere sebep olmadığı hastalık da yok! Gelgelelim, girdiği her şeye “lezzet” katıyor ve bağımlılık yapıyor..
ÇİN'DEN YAYILDI
Gıdalara konulan katkı maddelerinin sağlığa olan olumsuz etkileri cesur doktorlar tarafından sıkça dile getiriliyor.
Türkiye’de cipsten dondurmaya, salam- sosisten, kola ve cipslere, pastaya, sıklıkla yediğimiz dönere kadar birçok üründe kullanılan Mono Sodyum Glutamat (MGS), Alzheimer’den Parkinson’a ileride telafisi mümkün olmayan birçok hastalığa da davetiye çıkartıyor. MSG, sodyum ve glutamat veya glutamik asit içerir. Glutamik asit bir aminoasittir. Bu meretin diğer adı “Çin tuzu”! Tuzun şekerlemede, tatlıda pastada ne işi var demeyin. Onun girmediği yer yok! Çin restoranlarında yemek yiyenlerin yakalandığı bir bağımlılık hastalığı var ki, onun adı da “Çin Restoranı Sendromu”..
Lezzetle kurulan bağımlılık tuzağı
MSG’nin en önemli özelliği, yiyeceğin içindeki tadı lezzetli hale getirip insanda daha çok yeme isteği uyandırmak olarak biliniyor. Bunu da tat almamızı sağlayan bezlerin salgısını arttırarak yapıyor. Mono Sodyum Glutamat ülkemiz de hazır köfte harçları, et suyu tabletleri, hazır çorbalar, cips, kraker, salam, sosis, hamburger gibi her şeyin içine konulabiliyor iken yasal olarak ise sadece tereyağı, şeker ve balın içine konulabiliyor.
MSG’nin bulunduğu yemekleri yiyenlerin ellerinde karıncalanma, bulantı hissi, nefes darlığı, göğüs ağrıları, yüzde gerilme hissi, çarpıntı, uyuklama ve halsizlik olabiliyor.
Yüzde yüz dana ama acaba et mİ?
Gıda sektörü neden Mono Sodyum Glutamat kullanıyor? Çünki üretilen gıdanın beğenisini artırıyor, tatsız tuzsuz şeyleri lezzetli hale getiriyor, bağımlılık oluşturarak malı çok sattırıyor.
Salam sosis dediklerimizin çoğunun içinde et yok; yanıltmak için ‘yüzde yüz dana’ deniliyor ‘et’ denilmiyor. Soya gibi gıdalar konuluyor üstüne birde tadını lezzetli yapmak içinde Mono Sodyum Glutamat ekleniyor. Yedikçe yeme isteği uyandırıyor.
Gıda sanayicileri, bu durumu açıklayan bilim adamlarına karşı ellerindeki milyar dolarlık propaganda gücüyle karşı çıkıyor. Kimi bilim adamlarını nemalandırarak yanına çekiyor. Bu maddenin zararlı olduğunu çoğu insan biliyor ama bana ne diyor. Çünkü ticari yönden zarar görmek istemiyor.”
Tüketiciyi bilgilendirmek için bu maddenin eklendiği gıdaların ambalajının üstüne “Bu gıdanın içinde Mono Sodyum Glutamat var” diye yazmak zorunlu olmalı. Bu da yetmez, nasıl sigara ve alkolde uyarıcı etiket konuluyorsa, bu ürünlere de “Mono Sodyum Glutamat, kanser, Alzheimer, Parkinson yapabilir’ diye yazılmalı..
KANSERDE MUAZZAM BİR ARTIŞ VAR
Sigara tüketiminde azalma görülüyor ama yine de kanser hızla yayılmaya devam ediyor. Neden? Çünki sigara kadar kanser yapan gıdaların içinde MSG gibi bir yığın katkı maddesi var.
MSG’nin zararları bilim meselesi olmaktan çıktı artık. O ve onun gibi bir sürü tehlikeli katkı maddeleri öncelikle vicdan meselesi haline geldi. Çok sıkı denetim gerekmekte. Bunun için Batı’da olduğu gibi ileri seviyede donanımlı laboratuvarlar ve ağır caydırıcı cezalar şart.