Ekonomi
Sur yapı, her ilden müşterisi bulunan tek markalı konut üreticisi oldu! Bizleri ayakta tutan Türklerin konut aşkıdır
1992 yılından bugüne farklı gelir grupları için ürettiği projelerle sektöründe öne çıkan Sur Yapı, bu yıl sayıları 20’ye yaklaşan şantiyesi ile üretim rekoruna imza atmış olacak. Antalya’daki devasa dönüşüm projesindeki satış rekoruyla da adından söz ettiren şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, ülkemizin içinde bulunduğu zorluklara rağmen işlerini nasıl başardıklarını ve sektörle ilgili tespitlerini Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.
Herkes her şeyin farkında?
İnsanlar 10 yıldan beri değeri dolar karşısında olağanüstü düşmeyen TL’ye alışmıştı. Kafalarda bir stabilite oluşmuştu. İşlerin dolara endeskli yürütüldüğü bir dönem geçirdik. Mayıs 2013’te 1.80 TL seviyelerinde olan dolar kuru Gezi Olayları çıktıktan sonraki süreçte devamlı artış seyrinde oldu. Yükselişin birçok nedeni olabilir. ABD’nin para politikasını değiştirmesi kararının etkisini gördük. ABD Merkez Bankası’nın dünyadan parayı yavaş yavaş çekme politikası birçok ülkeyi etkiledi. Türkiye’de buna ilave olarak FETÖ’nün darbe girişimi süreci de yaşandı. Siyasi zorluklar kadar bizim doların değer kazanmasının önüne geçebilmeyi sağlayacak yapısal çözümleri hayata geçiremememizin etkisi görülmeye başlandı. Aslında şöyle bir baktığımızda herkes her şeyin farkında.
Bahanelerle ekonomi üzerinden saldırdılar
2018 Nisanından itibaren döviz kurunda bir hareket yaşanabileceği, Türk ekonomisinin döviz üzerinden sıkıntıya sokulacağı yönünde emareler vardı. Reel olan eksik kaldığımız döviz üzerinden bizi sıkıştırmaya kalktılar. Dışarıda bu yönde olağanüstü bir gayretin varlığı net bir şekilde görüldü. Mayıs ayında örtülü bir şekilde yapılan müdahaleler daha sonra yerini farklı bahanelerle savaşmaya bıraktı. Seçimlerden sonra Rahip Brunson bahanesi de saldırının bir başka ayağı olmuştur. Bu noktada kırılganlıklarımızı dış camiadan ayağımıza dolandırma girişimleri ile bugünlere gelindi. Ben Türkiye’nin böyle bir durumu hak ettiğini düşünmüyorum. Ülkemiz böylesine bir kur türbülansını neden hak etsin? Döviz açığımız var ama sadece tek konu üzerinden bir sonuca varılmamalı.
Kendi kendimizi hasta ettik
Bizim de davranışlarımız sükûnetli değil. Hızlı tavır alıyoruz. Mesela 10 Ağustos 2018 tarihli Merkez Bankası kayıtlarına baktığımızda, doların TL karşısında hızlı değerlenmesi sürecinde yerlilerin 5 milyar dolarlık bir talepte bulunduğunu görüyoruz. Bu durum bizlere, toplumumuzda ani bir gelişmeden tedirgin olup, kendisini koruma refleksiyle bir noktaya yönlendirme psikolojisinin var olduğunu gösterdi. Bu kesimin bir kısmında fırsat refleksi var. Bir kısmında ise korunma refleksi var. Borcu olan şirketlerin alım yapması, bankaların girişimi, bireysel yönlü alımlar mutlaka oldu. Neticede bu refleks ile doların anormal bir seviyeye çıktığını hepimiz gördük. O gün ABD Başkanı Trump bir tweet atmıştı. Bununla, ülkemize açık bir saldırının olduğunu gördük. Eğer bir açıklama ile ülkemize açıkça saldırı varsa ülkemin insanının biraz daha soğukkanlı olması gerekirdi. Ben, bu tabloyu görünce çok üzüldüm. Durup dururken kendi kendimizi hasta ettik. O kadar dövizi alanlar da bu ülkenin vatandaşı. Bence onlar da kendilerini kurtarmış değiller.
2017’nin kasım ayından bugüne bankaların uyguladıkları konut faiz oranları yüzde 1.7’lere kadar çıkmıştı. Bunu hem özel hem de kamu bankaları yapınca sektörde nakit akışı zayıfladı. İnşaat sektörü, vatandaşın cebindeki para ile bu büyüklükte dönemez. Satışla birlikte nakit girdisinin sağlanması önemli bir konu. Şimdi öyle bir şey yok gibi. Konut kredilerinin devre dışına çıkmasına rağmen sektördeki oyuncuların işini fena yapmadığını söyleyebilirim. Bu yıl mayıs ve haziran aylarında bir can suyu kampanyası yapıldı. Bunu saymazsak, sektör uzun zamandır stres testinden geçiyor diyebiliriz. Bizim, müşterilerimize konut kredisi kullandıramamamız marketlerdeki pos cihazlarının kaldırılmasıyla eşdeğer bir şeydir. Buna rağmen inşaat sektörü ayaktadır. Bir market ise bu şekilde ayakta kalamaz.
İnşaatçılar 1 yıldır nasıl ayakta duruyor?
Türk milletinin konuta olan sevdası banka olsa da olmasa da devam ediyor. Ben buna ‘Türk’ün konut aşkı bitmez’ diyorum. Eskiye göre vatandaşlarımızdan biraz daha fazla peşinat alıyoruz. İndirim oranlarını da biraz daha artırdık. Vadeler ile fırsatları da iyi sunduk. Bu noktada vatandaşların markalara olan güveni de büyük rol oynadı. Her türlü zorluğa rağmen bizlere olan güven devam ediyor. Bu durum şirketimiz için de geçerlidir.
Kira değerlemesinde İstanbul’dan önde
İstanbul’a kıyasla avantajları olan Antalya’da mülk alımında da fırsatlar var. Bir yatırımcı İstanbul’daki herhangi bir projeden 300 bin liraya 1+1 tip daire alabilir. Bunu kiraya verdiğinde elde edeceği kazanç az çok bellidir. Aynı yatırımcı Sur Yapı Antalya projesinden aynı fiyata iki adet 1+1 tipi daire aldığında ve bunu değerinde kiraladığında kazancı İstanbul’dan daha fazla olacaktır. Nitekim Antalya’da Kepez bölgesi bu yönüyle hızla değer kazanan ilçelerden birisidir.
Antalya’da yeni bir şehir doğuyor
“26 yılda 5 milyon metrekarelik üretimimiz oldu” diyen Altan Elmas, buna yenilerini eklemeye devam ettiklerini belirterek, önem verdikleri Antalya projesine de şu sözlerle değindi: “Bir medeniyet inşası olarak gördüğümüz Antalya’daki proje de artık fiziki olarak ortaya çıkıyor. 1 milyon 300 metrekarelik alan üzerinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesine imza atıyoruz. İşin içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı var, Antalya Büyükşehir Belediyesi var, müşavir firma olan SanPaş var. Sonuçta Antalya bizim için büyük bir moral kaynağı oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel Bey de bu projeye bizler gibi önem veriyor. Projede iki bin dairenin satışını yaptık. Bunun bin 800’ünün tüm resmi işlemleri tamamlandı. Belirlediğimiz iş takvimine göre ilerliyoruz. Aradan geçen 8 -9 ay içinde, dört mevsim boyunca talep hiç azalmadı.
8 ayda 2 bin konut satıldı
Antalya’nın İstanbul’dan sonra Türkiye’nin en büyük markası olduğunu görmüş olduk. Yaptığımız satışların yarısı Antalya bölgesinden talep gördü. Yarısı ise il dışından. Diyebilirim ki, her vilayetten müşterimiz oldu. 8 ayda iki bin adet daire satan bir markalı konut üreticisi yok Türkiye’de. Biz, müşterilerimizin geleceklerini kazanmalarını istiyoruz. İmkânlarımızı bu yönde seferber ettik. Yıllık satış performansında da çok iyi gidiyoruz. Uzun vadeli ve faizsiz satışlar yapıyoruz.
Rakamlarla Sur Yapı Antalya projesi
-İnşaat bölgesi: Kepez-Santral
-İnşaat alanı: 1 milyon 300 bin metrekare
-Yatırım değeri: 8 milyar lira
-Bağımsız bölüm: 19 bin
-İnşaatın son durumu: Bin 500 işçi 93 bloktan oluşan 6 bin 417 konut için çalışıyor. (Kaba inşaatın yüzde 50’si bitti) İkinci etabın hafriyat çalışmaları sürüyor.
-İlk teslimler: 2019’da
-Fiyatlar: 1+1’lerde 160 bin lira düzeyinden başlıyor. 2 bin 200 liradan başlayan taksitlerle 60 ay vade seçeneği mevcut.
-Ofis ve dükkânlar: Aynı kampanya şartlarıyla isteyenler ofis ya da dükkânlarını 1.3 km uzunluğunda olacak Sur Cadde’den alabiliyor. Aynı caddede tramvay hattı da olacak.
-Diğer donatılar: Okullar, camiler, sosyal alanlar, müzeler, Büyük Kent Parkı.
Sur Yapı kampanyaları devam edecek
Elmas, “Farklı zamanlarda farklı kampanya modellerimiz olacak. Ama her defasında aynı fırsatları sunamayabiliriz. Türkiye için kazanç vakti kampanyası alım düşüncesi olanlar için büyük bir fırsattır. Paranın aylık maliyeti yüzde 2.5’ları bulmuşken, böyle bir fırsat ele geçmez. Fiyatların oldukça cazip olduğunu söyleyebiliriz. Son iki ayda inşaat maliyetleri yüzde 20’nin üzerinde arttı. Fiyat farkları mutlaka yansıtılacak. Biz bir denge kurarak ilerleyeceğiz. Önümüzdeki aylarda stok daha da azalmış olacak. Bunu da dikkate alarak fiyatlarda bir artış dönemine doğru gidiliyor” dedi.
Enerjide de varız
“İnşaat sektöründe istikrarlı büyümemizi sürdürürken 2007 yılında başladığımız enerji sektöründe de başarılara imza atıyoruz” diyen Elmas, “Bugüne kadar dışa bağımlılıktan kurtulma konusunda birçok adım atıldı. Bunlardan birisi de yenilenebilir enerjiye dönük yatırımlardır. Biz de bu konuda girişimlerde bulunduk. Şu anda üç tane santralimiz var. (İki adet rüzgâr enerjisi santrali – bir adet hidroelektrik santrali) Üç adet de yatırım yaptığımız yeni girişimimiz bulunuyor. Malatya ve Hatay’dan sonra Kayseri bölgesinde de fizibilite çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.
Yeni konutlarda harç 0.25’e düşürülmeli
Altan Elmas, “Konut satışlarında uygulanan KDV indirimleri devam etmeli. Yüzde 18’lik KDV oranının yüzde 8’e çekilmesini bekliyoruz. Ayrıca ekim ayı sonunda tapu harçlarına dair indirim imkânı son bulacak. Bunun da yeni bir düzenleme ile şöyle uygulanmasını öneriyoruz: İkinci el konut piyasasında harçlar yine eskisi gibi uygulansın. Ancak yeni projelerde teşvike ihtiyaç var. Üretime teşvik amacıyla alım satım harcının 0.25’e düşürülmesini istiyoruz” çağrısında bulundu.