Kadın - Aile
Çocuğunuzla inatlaşmayın
Hemen telâşa kapılmanıza gerek yok. Her çocuk bir ‘inat dönemi’ yaşar. Siz de ince bir strateji ile bunun üstesinden gelebilirsiniz..
Eğer sizin de çocuğunuz 2 yaşına geldiyse ve her şeye tepkili yaklaşıyor, olur olmadık yerlerde öfke krizine giriyor, önceden istediği bir şeyi verdiğinizde ‘istemem’ diyerek fırlatıyor, yaşına bakmadan her şeyi kendi başına yapmaya kalkışıyor ve engellenmeye asla tahammül edemiyorsa inat dönemine girmiştir artık.. Şimdilik çok sağlıklı bir gelişim içinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Peki nedir bu inat dönemi?
Ve bu dönemi en sağlıklı nasıl geçirebilirsiniz? Ortalama 1.5–5 hatta 6 yaş arasında yaşanan bir süreç olan inat dönemi, çocuğun varlığını ispatlama çabası olarak düşünülebilir. Çocuğun bu dönemde sık sık kullandığı olumsuz kelimeler ve takındığı tavır, basit bir inatçılık sebebiyle değildir.
Bu, yeni keşfedilmiş kimliğini sergilemek anlamına gelir. Eskiden olduğu gibi sizin bir uzantınız olmak yerine o artık kendi küçük kişiliğidir. ‘Hayır’ kelimesini devamlı tekrarlayarak, yeni başlamış özgürlüğünü sizin otoriteniz üzerinde denemektedir.
Kendinizi suçlamayın
Anne babalar için oldukça zor ve yorucu geçen bu süreç bazı koşullar sağlandığında çok daha rahat ve sağlıklı atlatılabilir. Aşağıda çocuğunuzun bu olumsuz tutum değişikliğine karşılık yapabileceklerinize birkaç örnek verilmiştir:
‘Hayır’larınızın sayısını azaltın. Çocuklar kendilerine söylenenden çok, karşılaştıkları davranışları model alırlar. Eğer siz ona karşı çok fazla ‘hayır!’ diyorsanız ondan da kaçınılmaz olarak bu kelimeyi daha çok duyacaksınız.
Eğer ondan hayır kelimesini duymak istemiyorsanız, sorularınızı iyi yönlendirin.
“Yeleğini giymek istiyor musun?” Veya “haydi yeleğini giy” demek yerine seçenek sunun. Mesela, “çizgili yeleğini mi yoksa çiçekli yeleğini mi giymek istersin?” diyebilirsiniz.
İşi oyuna vurun
Veya yapmasını istediğiniz bir işi oyun gibi sunarak reddetmek yerine oyuna keyifle katılmasını sağlayabilirsiniz.
Mesela, ellerini yıkamasını istiyorsanız, bunu doğrudan buyurmak yerine “hadi ellerimizi yıkayalım, köpük köpük yapalım” diyebilirsiniz.
Ondan gelecek inat hayırlarına asla gülmeyin. Çocuğunuzun bazı olumsuz davranışları size çok komik ve sevimli gelebilir. Fakat bu davranışlara gülmeniz, onda davranışın devam etmesine yol açar. Ayrıca ciddiyetle yaptığı bir takım işlere sizin de aynı tavırla yaklaşmanız gerekir...
Görev almak ister
Çocuğunuzu yetişkin gibi görerek yapabileceği görevler verin. Ben duygusunu geliştirmeye ve kendine bu dünyada bir yer edinmeye çalışan çocuğunuzun daha sakin ve sizinle işbirlikçi olmasını istiyorsanız ona günlük hayatınızda aktif bir rol verin. Ev içerisinde kendine ait görevleri olan, kendisi ile ilgili konularda fikri sorulmaya başlanan çocuk aile içerisinde ayrı bir birey olduğunu daha çok hissedecek ve bu onu isyanlarından alıkoyacaktır.
Hayatın akışı bu
Hiç, öfkelenip sinirlenmeyin. Çocuğunuz sizin tüm çabanıza karşılık yine de zaman zaman asileşecek, bir takım isteklerinin karşılanması konusunda öfkelenecektir. Böyle zamanlarda sakinliğinizi muhafaza etmeniz çok önemlidir. İçinde yaşadığı olumsuz duygu durumunu cezalandırmayın. Onun “hayır” deme hakkına saygılı olurken aynı zamanda yeri geldiğinde istemese de bazı söylenenleri yapması gerektiğini ona tatlı dille hatırlatın.
Olumluluğu ön plana çıkartın. Çocuğunuzu olumsuz tutumları nedeniyle eleştirmek yerine olumlu davranışlarını övün. Bu, olumlu davranışları yapma isteğini artıracaktır.
Ayrıca ona yönelttiğiniz ifadelerde olumlu bir dil kullanmaya çalışın.
“Çamurda yürüme” demek yerine “kaldırıma çıkalım” demeyi tercih edin. Veya “boyalarını kağıtta denersen resimlerin daha güzel görünür ve duvara asabiliriz” demek “masayı çizme” demekten daha iyi sonuç verir.
Onu çekiştirmeyin
Olumsuz davranışlarını etiketlemeyin. Çocuklar büyüme süreçlerinde olumlu davranışların yanında birçok olumsuz davranışı da denerler. Bu dönemde yaşanan davranış bozukluklarını (saldırganlık, inatçılık, sinirlilik..) onun olduğu ortamlarda dile getirmemeye çalışın.
Bu, olumsuz davranışın çocuğunuzla eşleşmesine ve davranışların yerleşmesine sebep olacaktır. Böylece bir dönem içerisinde gelip geçecek olan bir davranış sizin yanlış tutumunuzla onun kişilik özelliği haline gelebilir.
Çocuğunuzun girişimci, bağımsız olarak kendi kararlarını veren, tercihleri olan, “hayır” demesini bilen bir birey olarak yetişmesini istiyorsanız, bu dönemi desteklemeniz çok önemlidir. O yüzden ‘hadi bakalım sen mi inat ben mi inat!’ diyerek güç savaşlarına girmektense, ona büyüdüğünü ve bağımsız bir birey olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini hissettirin. Eminiz sonuçtan siz de çok memnun kalacaksınız.