Kadın - Aile
Çocuğun ağlamasını görmezden gelmeyin
Çocuğu yalnızlığa hatta uyuşturucuya iten yol, beşikte ilgisizlikten başlıyor.
Bebeklerimizin ağlamasına kimse dayanamaz. Bebeğin bir an önce yatıştırılması için herkes elinden geleni yapmak ister. Fakat bu çabayı bilinçli yapmak gerek..
Ağlamak; bebekler için anne babayla bir iletişim yoludur. Bebeğiniz çoğu zaman, acıktığı için ağlar. Huzursuzluk, yalnızlık duyduğunda da.. Annesi veya onunla ilgilenenler bu farklı ağlayış biçimlerini ayırt etmeyi kısa zamanda farkedebilir. Bebeğinizin ağlamalarına ilgi göstermekte gecikmemelisiniz. Bebek ne kadar uzun süre ağlarsa, o kadar rahatsız olacaktır. Onu ağlamaya terk etmemelisiniz. Batıda bu yapılıyor. Yalnızlığa bebek yaşta itilen çocukta aile bağlarının kopukluğu daha o günlerden başlatılıyor.
Bebeklerle ilgili araştırmalar yapan birçok psikolog, bir bebeği ağlar durumda bırakmanın, sonunda ağlamasını kesmesine yol açtığını, ama böyle yapmakla aslında ilgi istemekten vazgeçtiğini öğrendiğini, bunun karşılığında da, yaşamının birinci yılında son derece önemli bir deneyim olan sevgi ilişkileri kurma yeteneğinin zarara uğrayabileceğini ileri sürmektedirler.
Ağlamalarına kulak asılmayan bebekler, büyüdükçe daha da huysuz olurlar. Erişkinliğe doğru ilerledikçe yuvasında bulamadığı şefkati dışarıda aramaya başlar. Bugün bizim toplumumuza da bulaşan Batı’nın uyuşturucu belasının temelleri işte ta bu “ağlamasına cevap verilmeyen” bebeklik günlerinde atılıyor. Siz bebeğinizi ağlatmayın. Şarkıdaki gibi “Sen ağlama bebeğim..” diye içiniz titreyerek onu bağrınıza basın. Kokunuzu alsın, sıcaklığınızı duysun, her sorunu olduğunda o kokuya, sıcaklığa olan ihtiyacını hatırlasın.. Unutmayın, ana babanın kokusu, sıcaklığı, aile yuvasının kokusu ve sıcaklığıdır.