Kadın - Aile
Yavrucakları mutsuzluğa biz mi itiyoruz?
Anne ve babalar çocuklarını kız çocuklarını hayata hazırlarken onu, asli vazifesi olan 'annelik ve eşlik' vazifesine göre hazırlamalı.
Elbette iyi bir eğitim, bir anne olarak onun çocuklarına daha iyi eğitim vermesine yardımcı olacaktır. Fakat kız çocuklarınıerkeklerle rekabet edecekleri bir iş hayatı için hazırlamak, o yavrucağa faydalı olmak yerine zararlı oluyor.
Yaradılıştan kız çocuklarına annelik verilmiş. Onlar buna uygun duygularla donatılmış. Şefkat, sadakat, bağlılık ve sevgi gibi hissiyat onlarda çok farklıdır. Bir erkekteki şefkat ile kadındaki şefkat aynı mıdır, diye kendi kendimize sormak kafidir.
İş hayatındaki bir kadında yaratılıştan donatıldığı duyguların baskın olması kabul ve teşvik görmediği gibi kınanıyor. "Fazlasıyla duygusal" damgası yiyor.
Neden? "Bir bankada çalışan bir kadında şefkat duygusu onun işini yapmasına mani olabilir. İnsan kaynakları bölümünde çalışan bir kadının şefkat duygusu onun işini güzel yapmasına mani olur!" deniyor. "Sadakat duygusunun yoğunluğu ise iş hayatındaki rekabete mani olur" diye düşünülüyor. İstenmiyor. Daha rekabetçi, daha yırtıcı, tuttuğunu kopartan kızlar kadınlar isteniyor.
"Modern yaşamın gereği bu!" deniyor
Yaratan'ın kız çocuklarına vermiş olduğu fıtrî doğuştan kazanılmış kişilik ile "modern yaşam"ın istediği kişilik birbiriyle çatışıyor.
Sonuçta meslek, kariyer uğruna genç kızlar en güzel yıllarını heba ediyorlar.
Evlenemiyorlar.
Evlenseler ev ile iş arasında sıkışıyor, tercihe zorlanıyorlar.
Doğurdukları çocuklarına bile doyasıya annelik yapamıyorlar. Çocukları gün boyu anne şefkatinin kucağında değil, "kreş gözetimi" altında büyüyor.
Yaradılışında çok çocuk sahibi olmak arzusu olan kadın "modern yaşam"ın dayatmasıyla bir iki çocukla yetiniyor.
Duygularını bastırıyor.
Duygular körleştirildiği, törpülendiği için kadın erkekleşiyor.
Günümüzde boşanmaların bu kadar çok olmasının sebebi nedir sanıyorsunuz? Boşanan kadınların %80'ini "diplomalı kadınlar" olduğu gerçeğini nasıl yorumlarsınız?
Kız çocukları; "çalışsın, ekonomik özgürlüğünü elde etsin, ayakları üzerinde dursun, kendisine yetebilsin" düşüncesiyle dershanelere, kurslara gönderiliyor. Fıtratında sevgi, şefkat, sadakat, merhamet, bağlılık gibi duygular olan çocuğun bu hissiyatı en evvel adeta anne babası tarafından bastırılıyor. Geleceği mutsuzluğun karanlığına itekleniyor.
Bunun bir de ikinci ve daha vahim boyutu var ki, kısmet olursa, onu da bir vesile ile huzurunuza getirmeye çalışırız.