AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Anne şefkati yerine kreş gözetimi

Kız çocuklarımızın Yaradılıştan sahip oldukları annelik hissiyatının "Modern yaşamın gereği bu" denilerek bastırıldığına işaret etmiştik.

Çocukluktan, tıpkı erkek çocukları gibi iş hayatının boğuşmasına dönük bir zihniyet kulvarına sokularak büyütülmelerinin zararlarına dikkat çekmiştik. Orada şöyle bir cümle vardı:

"Doğurdukları çocuklarına bile doyasıya annelik yapamıyorlar. Çocukları gün boyu anne şefkatinin kucağında değil, 'kreş gözetimi' altında büyüyor."

İşte tam da burada şu anda toplumumuzda tıpkı Batı toplumlarında olduğu gibi kanayan yaralar ortaya çıkmakta. Mesela?

Meselâ yaratılıştan donatıldığı şefkat duygusuna sahip olan bir kadın, bu duyguları törpülenmemiş, baskılanmamış olsa yaşlanmış bakıma muhtaç anne veya babasını "huzur evi"ne terk edebilir mi?

Ama o duygular çocukluk döneminde beslenmemişse, büyütmemişse kadın yeri ve zamanı geldiğinde annesini ve babasını da terk edebiliyor gayet tabii.. Vicdan muhasebesinde gerekçeleri hazır: İş hayatı vardır, yükselmesi gereken kariyeri vardır, ödenmesi gereken bir sürü taksitleri, faturası vardır. "Yaşam standardı" koruması gerekmektedir. Bunun için çalışması, daha çok çalışması gerekmektedir.

Ee? E'si yaşlı anne babaya "Maalesef bakacak zamanı yoktur. Onları bir bakımevine bırakmaya mecburdur. Hem artık bakımevleri, onlara kendisinden daha iyi bakabilir. Zaten en iyisi bulmuş da oraya götürmüştür. Sık sık da ziyaretlerine gidecektir.."

Nasıl gerekçeler ama?!

DURUN BİTMEDİ DAHA VAHİMİ VAR

Yaradılıştan donandığı hissiyatı, "modern yaşam gereği" baskılanmış, törpülenmiş, bozulmuş bir annenin kreşlerle başlayan çocuk yetiştirmesinin sonuçları nasıl olacaktır dersiniz?

İstatistikler Batı'da olduğu gibi cinsel sapma problemi olma ihtimalini çok yüksek gösteriyor. Modern yaşamın kreşlere mahkûm ettiği minik çocuk, tavırları birbirine benzeşmiş annesi ile babasını birbirinden ayırt edemez. Kadın ve erkeğin birbiriyle benzeşmesi çocuğun cinsel kimliğini oluşturma sürecinde çok ciddi anlamda sıkıntılar yaşamasına sebep olduğunu artık hekimler ısrarla vurguluyor.. Bunun neticesinde çocuk olumsuz çevrelerle de karşılaşırsa kimlik boyutunda cinsel sapmalar olma ihtimali çok yüksektir..

Uyuşturucuya yönelmek de öyle..

Kız çocuklarına, fıtratlarına uygun olan şefkat, merhamet, sevgi, sadakat gibi duyguları verilmediği, tam tersine acımasızlık, sadakatsizlik, merhametsizlik, hırs, rekabet duyguları verildiği zaman erkeksileşiyorlar.

Ne kadın olmayı, ne de erkek olmayı başarabiliyorlar. Üçüncü bir tür haline dönüşüyorlarsa da bu "üçüncü tür" kadın olmanın ve erkek olmanın da gereklerini yerine getiremiyor.

İki arada bir derede kalıyor.

Anne şefkati yerine "kreş gözetimi" ile büyümeye başlamış çocuklar okul çağında ise "örgüt gözetimi" arar hale geliyorlar. İlköğretim sıralarında başlayan masum görünüşlü çeteleşmeler, yaş ilerledikçe "örgüt militanı olma" yönüne sapıyor. Anne şefkati ile başlaması gereken aile bilincinin yerini, "örgüt yönlenlendirmesi" daha türkçesi "kullanması" alıyor. Çocuk örgüt maşası oluyor. Kullanıldığı gibi yeteneğiyle orantılı olarak başkalarını kullanmaya başlıyor.

Daha fazla uzatmaya gerek yok.. Son yıllarda yaşadıklarımız herkesin malûmu..

Bugün toplumun ahlakî anlamda yaşamış olduğu bütün sorunların temelinde kız çocuklarının fıtratına uygun olarak yetiştirilmemesi var.. Ve maalesef bizde bu vahim durum giderek artmakta..

Sahipsiz çocuğa bir sahip çıkıyor!

Yorumlara Git

İran misillemeye devam ediyor! İsrail'in kuzeyini vurdular

Hizbullah'tan siyonistlerin mevzilerine saldırı! Tepelerine roket ve dron yağdı

İran’dan ABD’ye "Hark Adası" resti: "Petrol tesislerinizi küle çeviririz!"

Trump’tan İran için bitiş tarihi: "Savaş bu hafta değil ama çok yakında bitecek!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Müslümanlara çağrı! "İmtihan günlerinden geçiyoruz"