Gündem
AYM’nin Hizb-ut Tahrir kararı emsal
Akit’in ısrarlı haberleriyle kamuoyunun gündeminde tuttuğu Hizb-ut Tahrir davalarıyla ilgili Anayasa Mahkemesi emsal teşkil edecek bir karara hükmetti. FETÖ’cülerin kumpasları sonucu zindana atılan Hizb-ut Tahrir üyesi Yılmaz Çelik’in, AYM’ye yaptığı başvuru kabul edildi ve yeniden yargılanmasına karar verildi.
10 üye destek verdi
Hizb-ut Tahrir üyesi Yılmaz Çelik’in 12 Ağustos 2014’teki bireysel başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, Çelik’in adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. 3’e karşı 10 üyenin oyuyla alınan kararda, Yılmaz Çelik tarafından ileri sürülen ve “yargılamanın sonucunu değiştirme ihtimali bulunan iddiaların dikkate alınmadığı ve gereği gibi değerlendirilmediği” vurgulandı. Yüksek Mahkeme ihlalin ortadan kaldırılması için Yılmaz Çelik’in yeniden yargılanmasına da karar verdi.
Mazlumlara yeşil ışık
Yılmaz Çelik hakkında verilen kararın ardından harekete geçen Hizb-ut Tahrir’in tarihi kararın emsal teşkil etmesi için hukuki mücadelesini sürdüreceği öğrenildi. Yüksek Mahkeme tarafından verilen kararın, hayali örgütlerle hapsedilen Sivas, Vasat, Hizbullah, İBDA ve Umut davalarına emsal teşkil edebileceği ifade edildi.
Karar emsal niteliğinde olmalı
AYM’nin kararını Akit’e değerlendiren Yılmaz Çelik’in avukatı Mustafa Kocamanbaş, “AYM’nin bu kararı tüm adli ve idari mercileri bağlar. Bu konu ile ilgili birçok başvuru yapılmış durumda. AYM, Yılmaz Çelik kararına işaret ederek, söz konusu kararın kullanılabileceğini belirtecek” dedi. Hizb-ut Tahrir davasındaki FETÖ kumpasına dikkat çeken Kocamanbaş, “Hizb-ut Tahrir’in terör örgütü sayılması noktasında bir FETÖ kumpası vardı. 2004 yılında Yargıtay 9. Dairesi tarafından alınan bir karar var. Bu karar da gelecekte bir İslam devleti kurup Hristiyan devletlere savaş açabileceği bu nedenle de şiddet unsurları barındırabileceği yönünde bir içtihad kararı alınıyor. Bundan sonra mahkemelerin emniyetten istediği raporlarda, emniyet sürekli olarak bu içtihada atıf yapıyor” ifadelerini kullandı.
AYM hukuksuzluğa “dur” dedi
Yüksek Mahkeme’nin hukuksuzluğa ‘dur’ dediğini kaydeden Kocamanbaş, “AYM, Emniyet tarafından yapılan tespitlerin herhangi bir kesinlik ve netlik taşımadığı, Yargıtay 9. Dairesi’nin içtihadına yapılan atfın, Hizb-ut Tahrir ile bir terör bağlantısı kurmadığı yönünde tespit yaptı. Hem yerel ağır ceza mahkemelerinin hem de 9. Ağır Ceza’nın yerine gelen 16. Ceza Dairesi’nin hüküm gerekçelerinde, emniyetin delilsiz raporuna atfı yapmalarını yeterli bir şekilde gerekçelendirmediğinden dolayı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği belirtildi. Gerekçeli karar hakkının ihlali nedeniyle bir kabul oldu. Somut bir şekilde Hizb-ut Tahrir ile şiddet eylemlerini bir araya getiremedikleri için Yılmaz Çelik’in de bu haktan faydalanılması gerektiğine hükmedildi” şeklinde konuştu.
Bayram tebriği suç sayılmıştı
AYM’nin kararına konu olan Yılmaz Çelik’e yönelik zulmü haberleştiren gazetemiz Akit, Çelik’in Ramazan Bayramı’nda gönderdiği tebrik mesajının suç sayıldığını ifşa etmişti. Yılmaz Çelik tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen bayram mesajında, “Bayramınızı tebrik eder bir sonraki bayramın Raşidi Hilafet çatısı altında olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim” ifadelerinin yer aldığı belirlenmişti.
Kumpasçılar içeride
İslami camiaya yönelik kurulan en büyük kumpaslardan biri olan Hizb-ut Tahrir davalarında, bu zamana kadar imzası olan 50 hakim ve savcının terör örgütü üyeliğinden tutuklandığı, 6 kişinin de yurtdışına kaçtığını ortaya çıkarmıştık. Akit, uydurma deliller ve zorlama yorumlarla Hizb-ut Tahrir’i hedef alan yargı mensuplarının arasında, 17/25 Aralık darbe girişiminde rol alan Zekeriya Öz, “Paralel Yapı” soruşturmaları kapsamındaki tutukluların tahliyesini kararlaştıran Mustafa Başer, MİT gözetiminde Suriye’ye yardım götüren bir TIR’ı durduran ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki katliama göz yuman Savcı Özcan Şişman gibi isimlerin yer aldığını deşifre etmişti.
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
MUHAMMED UZUN