Kadın - Aile
Nefse yenik düşmek soluğumuzu kesiyor!
Yapılan araştırmalar bir insanın günde yaklaşık olarak 23 bin defa nefes alıp verdiğini söylüyor.
Şüphesiz nefes alıp verebilmek sağlıklı insanlar için her zaman yapılan kolay bir aktivite gibi görünse de, insanların büyük çoğunluğunun ciğerlerinin dörtte birini veya beşte birini kullandıkları belirlenmiştir.
Bir çok insanın soluk alışverişi yüzeysel ve çabuk olduğu için akciğerler tam kapasitesiyle kullanılamamaktadır.
Doğru nefes alarak mutlu olmak da mümkün, müzmin hastalıklardan kurtulmak da...
Nefesi doğru almadığımızda çok daha çabuk hastalanıyoruz. Çünkü organlara yeterinde oksijen gitmediği için beslenemiyorlar. Nefes tam değilse sinirli ve gergin bir yapıya sahip oluyoruz. Hayatı daha kopuk yaşıyoruz.
İçimizde toksinler, negatif duygu ve düşünceler biriktiriyoruz. İlişkilerimiz güçsüzleşiyor. Yaradılış halimizden uzaklaşıyor ve başkaları için yaşamaya başlıyoruz. Aslında içimizdeki fıtratı öldürüyoruz bir nevi.
Doğru nefes almak, derin, akıcı ve bütün yani hem karında, hem göğüste olmalıdır. Doğru nefes, tıpkı bir bebeğin nefesi gibidir. Onlar, karınlarına nefes alırlar ve nefes alma -verme esnasında beklemezler. Doğru nefeste, solunum sisteminin tam olarak kullanılmasıyla ilk önce karında başlar ve okyanustaki bir dalga gibi tüm vücuda yayılır.
Diyafram kası, akciğerlerin hemen altında bulunan bir kastır. Bu kasın hareket etmesiyle birlikte vücudumuzun karın bölgesi de beslenmeye başlar ve nefes tüm vücuda dolar.
Hepimiz yeni doğduğumuzda doğru nefesi zaten kullanıyorduk. Sonra sonra hayatımıza soktuğunuz nefsî hırslarla nefesimizi bozmaya başlıyoruz.
Yani nefse yenik düşmek soluğumuzu kesiyor! Uyanın..