Kadın - Aile
"Akşam yatıp sabah kanser olunmaz"
Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim. Üyesi Prof. Dr. İsmail Çelik'in, şu "Kanser Kâbusu" ile ilgili olarak çok önemli uyarıları var. Prof Çelik'in uyarılarını özetledik. Diyor ki:
Her gün sayıca artan (!) kanserojenler medyatiktir, bilimsel değildir. Kanser olmak için bir maddeye maruz kalma dozu ve süresi çok önemlidir. Akşam yatıp sabah kanser olunmaz!
Günlük hayatta sorun olmayan maddeler ancak meslekî olarak ve uzun yıllar boyunca maruz kalanlarda kansere yol açabilirler. Misal mi istiyorsunuz? Kömür tozu soluyan işçiler, odun tozu soluyan mobilyacılar, asbest-beyaz toprak soluyan tersane işçileri..
Ailede geçmişte kanser görülmüş olması, sizin de tehdit altında olduğunuzu göstermez.
Fakat tütün, diyet, kilo, egzersiz yokluğu, alkol ve enfeksiyonlar kanser sebeplerinin %90-95'ini oluşturur.
TÜTÜN
(Sigara, enfiye, nargile, puro vb)
Tütün kullanımı her çeşit kanseri arttırır. Bütün kanserlerin yaklaşık yarısının sebebi tütün ve tütün mamülleri kullanımıdır.
Tütün dumanı ana akım ve yan akım olmak üzere ikiye ayrılır. Bir sigaradan ortama saçılan dumanın çok büyük çoğunluğu yan akımdan oluşmaktadır. Bazı kanser yapıcı maddelerin miktarı yan akım dumanda ana akıma göre 10-200 kat daha fazladır.
Pasif içicilik de kanser sebebidir. Sigara içmeyenlerde çevresel tütün dumanına maruz kalma akciğer ve meme kanseri riskini arttırmaktadır.
BESLENME DÜZENİ
Kanserden korunmak için bol bol meyve ve sebze ağırlıklı beslenmelisiniz. Yağ oranı az, lif oranı yüksek olmalı yemeklerinizin. Kırmızı eti azaltın ve haftada bir yiyin.
Yiyecekler ilaç değildir. Hekim tarafından tavsiye edilmediği sürece gıda takviyesinde bulunulmasının ya da beslenme şeklinin değiştirilmesi kesinlikle yanlıştır.
Bitkilerin, meyve ve sebzelerin bilinçsiz tüketilmesi yarardan çok zarar verebilir. Çeşitli organlarda hasara yol açabilir, kanser dışında başka hastalıklarının oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Domates, brokoli ve lahana gibi gıdaların yüksek miktarlarda tüketilmesinin kanserden koruduğuna dair veriler yeterli değildir.
Vitamin takviyesi ve kapsüllerinin kanserden koruma etkisi yoktur aksine kanseri tetiklediğini gösteren çalışmalar mevcuttur.
Yiyeceklerle alınan folat kanserden koruyucu etki yaparken hergün yüksek dozda folat vitamin tableti tedavisi ile artmış kalp damar hastalığı riski gösterilmiştir.
OBEZİTE
Şişmanlığın çoğu kanser çeşidini arttırdığı gösterilmiştir.
ALKOL
Alkol kanseri tetikler. Az miktarda bile olsa alkol kanserojen etki gösterir. Özellikle sigara ile birlikte kullanıldığında bu etki daha da artar.
DİĞER FAKTÖRLER
Cep telefonu kullanımına bağlı kanser gelişimi konusunda veriler yetersiz olup kullanımının kısıtlanmasına dair bilimsel bir öneri yoktur.
Doğum kontrol hapları ve menapoz sonrası hormon replasman tedavisinin, hem kanser hem de kalp rahatsızlıkları açısından önemli yan etkileri vardır. Bu sebeple kesinlikle doktor tavsiyesi ile alınmalıdır.
Ayrıca Hoca "İlk insanda kanser yoktu. Nedeni?" diye soruyor ve şöyle diyor:
Sigara içmezdi ve çevresinde de sigara içilmezdi.
Ne bulursa onu yerdi. Vitamin hapı, takviye gibi diyet kandırmacalarına maruz kalmazdı.
Yiyeceğini bulmak için saatlerce koşturur egzersiz yapardı.
Alkol kullanmazdı.
Güneş ışığından korunmada modern insana göre daha dikkatliydi.
Şarap içenlerde arsenik riski
Arseniğe maruz kalma, arsenikle çalışan kişilerde, önemli miktarda şarap içen kişilerde, ahşap içeren evlerde yaşayan kişilerde ve geçmişte arsenik içeren pestisit kullanılan çiftliklerde yaşayan kişilerde olabilmektedir.
Havuç sigara içenlerde kanser riskini artırıyor
Havucun içinde de bulunan beta-karoten maddesinin fazla alınması, sigara bağımlılarında akciğer kanseri riskini arttırabilmektedir. Yapılan bir araştırmada, sigara içenlere beta-karoten tableti verildiğinde, ölüm oranlarının arttığı tespit edilmiştir. Bu havucun tüketilmemesi anlamı taşımaz aksine sigara içenlerin sigarayı bırakmaları daha hayatidir. Havuç günlük gıda alımı içinde taze olarak yenilebilir ve böyle tüketildiğinde kanserden koruyucudur.