Dünya
Ahmed er-Raysuni: Türkiye dünyaya 'kriz nasıl yönetilir' dersi verdi
Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Raysuni, 'Türkiye devleti ve emniyet birimleri, Kaşıkçı cinayeti meselesinde eşi benzeri görülmemiş bir tecrübe, profesyonellik ve objektiflik ortaya koydu.' dedi.
Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmed er-Raysuni, Türkiye'nin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili tavrını takdir ettiğini belirtti.
Raysuni, AA muhabirine verdiği özel mülakatta, Türkiye yönetimi ve güvenlik birimlerinin Kaşıkçı cinayetiyle ilgili pozisyonunu değerlendirdi.
"Türkiye devleti ve emniyet birimleri, Kaşıkçı cinayeti meselesinde eşi benzeri görülmemiş bir tecrübe, profesyonellik ve objektiflik ortaya koydu." diyen Raysuni, Türkiye'deki Başsavcılığın, meselenin seyrini belirleyecek güçlü ve kesin kanıtlara dayandığını söyledi.
"Türkiye dünyaya 'kriz nasıl yönetilir' dersi verdi"
Türkiye'nin sonuna kadar sorumluluklarını taşımaya devam edeceğini ve objektifliğini koruyacağını belirten Raysuni, "Türkiye dünyaya 'kriz nasıl yönetilir' dersi verdi. Tarafsız bir tutum takındı. Cumhurbaşkanı ve bakanlar bu olay üzerinden bir kampanya başlatmadı, siyasi pozisyonlar edinmedi. Gerçeği ortaya çıkarmaları için olayı emniyet birimleri ve istihbarata bıraktı." ifadelerini kullandı.
Bu kişilerin Türk adaletinin önüne çıkarılması gerektiğini dile getiren Raysuni, "Çünkü onların suçları konsolosluk ile sınırlı değil. Suç işleme niyetiyle Türkiye'ye geldikleri ve suçlu olarak bu ülkeden ayrıldıkları belli oldu. Türk topraklarında tasarrufta bulundular." dedi.
"Türkiye tek başına cinayete karışanları adil yargılayabilir"
Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı, "Olayın bilmecesini çözen taraf olarak Türkiye'nin, 15 kişiyi ve Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosunu dinlemeden görevini tamamlamış olması mümkün değil." diye konuştu.
Elde edilen bilgilerin başkonsolosun suç işlendiğinde olay yerinde olduğuna işaret ettiğini hatırlatan Raysuni, diplomatik konumundan dolayı başkonsolosun, cinayeti onaylamıyorsa Türk yetkililere haber vermesi gerektiğini, ancak bunu yapmadığını söyledi.