Kadın - Aile
Eyvah dizim!
Her 5 kilonuz, dizlere 15-20 kilo olarak biniyor...
Kireçlenme veya artrit diz eklem kıkırdağının parlak ve pürüzsüz yapısının bozulması ve eklemin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Kireçlenmelerde kıkırdakla beraber menisküslerde yırtıklar, kemik çıkıntıların oluşumu da genellikle birlikte olur. Kireçlenme ilerleyici bir hastalıktır. Yakınmalar zaman zaman azalır veya geçerse de yıllar içinde problemler artacaktır.
Şu kilo konusu burada da karşımıza çıkıyor. Kilo her konuda dert. Ama derdin ağırlığını dizler daha fazla çeklekte. Her 5 kilo fazlanız, dizlerinize 15-20 kilo olarak binmekte..
Kireçlenen dizde ağrı başlar. Zaman içinde eklem hareketleri kısıtlanır ve kireçlenme ilerledikçe bacaklar eğrilmeye başlar. Kadınlarda, erkeklere göre iki kat fazla görülür. Bu hastalıktan etkilenenlerin çoğu 50 yaşın üzerindedir.
Şişman olanlarda hem daha sık gelişir, hem de şişmanlık hastalığın ilerlemesi için de bir risk faktörüdür. Yapılan çalışmalar; şişmanlığın ortadan kaldırılmasının diz şikayetlerini %50 oranında azaltabileceğini göstermiştir. Onun için şişman kişiler eğer zayıflarlarsa, hastalık gelişme riski büyük oranda azalabilir.
Şişman kişilerde, çok az kilo verilmesi bile yakınmaları büyük oranda geriletmektedir. Yani 5 kg verilmesi, diz üzerindeki yükü 15-20 kg azaltmaktadır.
Çünkü, normal yürüyüş sırasında diziniz üzerine vücut ağırlığınızın 3.5 katı yük binmektedir.
SEBEP NE SEBEP?
Birçok hastada herhangi bir sebep yoktur. Bazı kadınlarda ailesel bir eğilim olduğu görülebilir. Genetiğin özellikle ellerde görülen dejeneratif değişiklikte rolü vardır. Şu andaki bilgilerimiz birden fazla faktörün hastalığa neden olduğunu düşündürmektedir.
Bu faktörler şunlardır: yaşlanma, ırsî yatkınlık, eklemin iç yapısındaki dokuların yaşlanması, eklem yüzeylerini kapsayan kırıklar, eklem bağlarında yırtık, menisküs yaralanması, şişmanlık ve kişinin yaptığı ağır işlere (yük taşıma gibi), spor aktivitelerine (profesyonel uzun mesafe koşucuları, futbolcular gibi) ve travmaya bağlı olarak diz ekleminin yıpranması.
Normal eklem ve hasta eklem arasındaki en önemli fark kemik uçlarını kaplayan kıkırdağın incelmesi ve yapısının bozulmasıdır. Bu değişiklikler, eklemin iç yüzeyinde özellikle de diz kapağı altında görülür.
Bu tutulum yamalı tarzdadır ve eklemin tümünü nadiren tutar. Çevreleyen kemik dokuları da bu değişikliklere tepki verir ve eklemin kenarlarında gaga biçimli yeni kemik oluşumları gelişir.
Kıkırdaktaki değişiklikler yavaş yavaş gelişir. Diz içindeki tepkinin çoğu vücudun, oluşan hasarı sınırlamak ve eklemi iyileştirmek için yaptığı bir girişimdir. Diz eklemi içinde bir kere hastalık başladığında kendi kendine iyileşmez, ancak daha fazla hasar kısıtlanabilir.
Nereden geldi başıma bu illet anlamadım
Kireçlenme yıllar içinde yavaş yavaş gelişir. En önemli yakınmalar ağrı, dizde şişlik ve ekleminizdeki tutukluluk hissidir.
Dizinizi kullanırken duyacağınız ağrı en sık rastlanan sorundur.
Ağrı, en fazla bir aktivite sonrası olmaktadır.
Hastalığın başlangıcında yürüyüş sırasında dizinizin hiçbir sorun çıkarmadığını, ancak birkaç dakika süreli oturma sonrası dizinizde ağrı ve tutukluluk olduğunu fark edebilirsiniz.
Eklemde tutukluluk hissi, ağrıya eşlik edebilir ya da etmeyebilir.
Tutukluluk hissi, sabah ilk kalktığınızda ya da istirahat sonrasında görülebilir. Bu durumda dizinizi tekrar kullanabilmeniz için birkaç ağrılı dakika geçebilir.
Hastalık ilerledikçe dizinizdeki ağrı basit günlük aktivitelerinde bile sorun çıkarabilir.
Ağrı yalnızca aktivite ile değil, istirahatte de gelişmeye başlayabilir.
Gece uykusunu bile zehir edebilir
Hastalığın daha ileri formunda ağrı sürekli olabilir, gece uyku düzeninizi bozabilir ve eklem hareket açıklığı da kısıtlanabilir; bu durumda belli bir mesafeyi yürüme ya da merdiven çıkma önemli sorun hale gelebilir. Kasların zayıflaması nedeniyle eklemde boşalma hissi olabilir.
Ağrının şiddeti her zaman sabit değildir. Bir diğer deyişle, hiçbir sebebe bağlı olmaksızın iyi ve kötü günleriniz hatta iyi ve kötü aylarınız olabilir.
Bazıları bunu hava durumuna bağlayabilir; bazıları da ağrının daha çok fiziksel aktivite ile ilişkili olduğunu söyler.