Kadın - Aile
Eski kahve kültürü
Eski kahve fincanlarını sizler için araştırdık...
Yüzyıl öncesine kadar kahve fincanlarının sapları yokmuş. “Zarf”ları olurmuş. Kimine “kallavî” denirmiş. Büyüklüğünden haşmetinden vezir kavuğuna nisbet edilerek.. Kimine ise Küçüklüğünden dolayı “bülbül yuvası” denirmiş. Zarflar öyle değerliymiş ki, çeyiz sandıklarının en gözde eşyaları arasında kabul edilirlermiş.
Zarfların ağız kısımları, fincana göre dudak payı bırakılarak yapılırmış. Fincan ve zarfının her ikisinin de porselen olduğu örnekler dışında zarf yapımında çok değişik malzeme kullanılmış. Altın, gümüş tabii servet saman sahiplerin harcı.. Yaldızlı bakır halk işi..
Bunların yanı sıra, akik, yeşim, firuze, necef, kantaşı, yıldıztaşı ve lapis lazuli gibi değerli taşlardan ya da boynuz, bağa, fildişi, sedef, pelesenk, abanoz, kuka, sandalağacı, kiraz ve hindistan cevizi ağaçlarından yapılan zarflar da varmış..
Mış diyoruz ama, halen birçoğu müzelerde, antikacılarda bunların. Ve üzerlerine çok değişik süsleme teknikleri uygulanmış olanlar da görülüyor aralarında..
Bunların başlıcaları bakır üzerine altın yaldız (tombak), bakır, gümüş ve altın üzerine mine, savat, kabartma, oyma, kazıma, ajur ve telkari..
Ayrıca lake işi zarflar var. Bu fincan zarflarının bazıları, diğer bezemelerin yanı sıra mıhlama denilen usulle değerli taş yerleştirilerek daha da zenginleştirilirmiş.