Kadın - Aile
MR çektirmekte birinciyiz
Bedava olunca onun da cılkını çıkardık!
Hasta hekimi, hekim hem hastayı hem de devleti suçluyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)’nün “Avrupa Birliği Sağlık İstatistikleri ve Türkiye” raporuna göre Türkiye’nin manyetik rezonans görüntüleme (MR) uygulaması sıklığında birinci, bilgisayarlı görüntüleme (BT)de ise Fransa’dan sonra ikinci sırada..
Oysa bu tetkiklerden zaruret olmadıkça insanların kaçınması gerek.
Kimileri hastaların, hekimleri zorladıklarını, kendilerine görüntüleme tetkiki yapılmadığı zaman hiçbir şey yapılmadığı hissine kapıldıklarını ileri sürüyor. Tıpkı "muayeneden sonra öğüt verip ilaç yazmayan doktora ben doktor demem!" diyen zihniyet gibi..Bu yüzden evler yarım yamalak kullanılmış ilaçlarla dolup taştı. Halbuki, ülke bu ilaçların kimine doğrudan kimine lisans vesilesiyle dolaylı olarak milyonlarca dolar ödemekte..
Maksat fatura şişsin
Kimileri ise, hekimlerin hastaya kesinlikle soru bile sormadan adeta başından savarcasına "tetkik"e yönlendirdiğini belirtiyor.
Özel hastanelerde ise MR, faturayı kabartmak için takibedilen "en yasal yol"!
Devlet hastanelerinde ise, hekimlerin bazıları hastayı başından savmak için zaten artık devlet hastanelerinde de bu tür tetkikler yapılabildiği için, böyle bir yolu seçmekte..
Bizde kişi başına düşen hekim oranı çok düşük. Hemşire oranı, hastane yatak oranı düşük. Durum böyleyken MR çekiminin birinci sırada olması, hastayı tatmin edecek hizmetin bu şekilde kurgulanmasından kaynaklanıyor" diye olayı savunanlar var.
Daha da ileri giderek buna Sağlık Bakanlığı ve SGK'nın "vatandaşı memnun ekmek için göz yumduğu" iddiaları var.
Bir zamanlar devlet hastanelerinde bu tür tetkikler yapılamıyordu. Çünki milyonlarca dolarlık MR cihazlarını alacak gücü yoktu devletin. Ya da devletin umurunda değildi. Nasıl olsa parası olanlar özel MR merkezlerine gidiyordu. Sıradan vatandaşın yararlanabileceği tetkik değildi!
Şimdi devlet her hastanesine aldı bu cihazları. Özel MR merkezleri işsiz kaldı kapandı. Ama bu defa "sunulan hizmet"in suçlusu durumuna düştü..
SGK’da birim tetkik ücretleri hiç artmadı.. Buna karşılık yapılan tetkik sayısı her yıl katlanarak artmakta. Yani?
Doktor memnun hasta memnun!
Vicdan sahibi hekimler özeleştiri yapabiliyor. Onlar şöyle diyor:
"Özellikle klinisyenlerimize muayeneye daha çok zaman ayırmaları gerektiğini öğretmemiz lazım.
Çünkü klinisyenler için de kolay bir çözüm oluyor. Yani hastaya üç beş dakikadan daha fazla bir zaman ayırmadan bir MR istediklerinde, sanki 10-15 dakika muayene etmiş gibi mutlu ediyorlar.
Tamam bu tetkikler hiçbir klinik rahatsızlığa sebep olmuyor ama fazladan gereksiz araştırmaya gidilebilmesine yol açabiliyor.
Bu da hem ülkeye fazla bir mali külfet getirdiği gibi, gereksiz bir sürü ameliyat ya da işlemin yapılmasına yol açıyor.
Özellikle kas-iskelet sistemi MR'larında muhakkak bir tendon yırtığı, bir kas vs. sinyali çıkabilmekte. Bunun üzerine hekim isterse bunu ameliyat etmemiz gerekiyor diyor. Yani hasta durup dururken hiç aklında bile olmayan yerinden ameliyat olma durumuyla karşı karşıya kalıyor.
MR'da öyle gözükmüş. Doktor da ameliyat diyor..
Haydi bıçak altına!
Yani, gereksiz MR ile bir sürü gereksiz tedaviye de kapı açılmış oluyor.
Tomografiye gelince..
Tomografi'den kaçınmalısınız radyasyon tehlikesi olduğu için MR, kuvvetli bir mıknatısın oluşturduğu magnetik alanda insan vücudunda en çok bulunan hidrojen atomlarına radyofrekans göndererek hareketlerini görüntüleme yöntemi. Aslında toprak altında altın arayanlar için geliştirilmiş bir aracın geliştirilmiş hali. Geçmişi 1930’lu yıllara dayanıyor. 1970’lerde ise tıpta görüntüleme yöntemi olarak kullanılmaya başlandı.
MR ilk zamanlarda özellikle beyin, omurga, eklem, üst-alt karın bölgesi, kan damarları, kalp, meme gibi dokularda kullanıldı.
BİLGİSAYAR ZIPLATTI
MR vücudun yapısal anormalliklerini tespit etmede kullanılan manyetik alanlı ve radyo dalgalı bir görüntüleme cihazı iken, işin içine bilgisayar teknolojisi de girince "Tomografi" ortaya çıktı.
Bu, 1963 yılında Cormak tarafından teorize edilmiş ve radyolojide yeni bir çığır açmış kesitsel görüntüleme yöntemidir. Temeli röntgen cihazına dayanmaktadır. Bir nesnenin değişik açılardan çok sayıda iki boyutlu X ışını görüntüleri alınarak o nesnenin iç yapısının üç boyutlu görüntüsü elde edilmeye çalışılır.
Bilgisayarlı tomografi daha çok kemik yaralanmalarında, ciğer ve göğüs problemlerinde ve kanser teşhisinde kullanılır.
Tomografi daha çok acil servislerde kullanılır çünkü tomografi işlemi yaklaşık 5 dakika sürer. MR (emar) işlemi ise yarım saat kadar sürebilir.
MR (emar) cihazı tomografi cihazından daha pahalıdır. MR (emar)’ın bir avantajı da radyasyon kullanmamasıdır, fakat tomografi cihazları radyasyon kullanır. Tomografi x-ray ışınları kullanır. Yani sağlık açısından risklidir. Sık sık tomografi çektirmekten kaçınılmalıdır.
İLK TERCİH ULTRASON
MR ile ultrasonu karşılaştıracak olursak..
Ultrason, tercih edilecek ilk yöntemdir. Ancak eğer teşhis koymakta zorlanılıyorsa, lezyonun cinsine ve bölgesine göre MR veya tomografi kullanılır.