Kadın - Aile
Rızka rıza
Errezzak, “esmaul hüsna”dan biri olup “mahlûkatı dilediği gibi rızıklandıran” anlamındadır. “Şüphesiz rızık veren(Rezzak), güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah'tır.” (Zâriyât 58)
Rızık, Müslüman için bir iman akıdesidir.
Fakat rızık endişesi, maalesef kalpleri çepeçevre kuşatmakta ve ek olarak bir türlü bitmek bilmeyen mal toplama hırsı da bir güve gibi kalpleri kemirmektedir. İnsanı, yoksul kalmakla korkutan, türlü türlü vesveselerle rızık endişesine düşüren nefs, aynı şekilde insanı, durmadan dünya için çalışmaya, mal toplamaya teşvik etmektedir. Bunu yaparken de insanın helal-haram demeden gözü kararmış bir şekilde dünyevileşmesini sağlamaktadır.
Aç kalmak, açıkta kalmak korkusu bir müddet sonra daha fazla kazanmak daha iyi yaşamak arzusuna, bu arzu da kontrol edilemeyen bir hırsa dönüşür. Öyle bir hırs ki; gözü ve gönlü kararmış bir şekilde helal-haram, hak-hukuk demeden yığma ve yağmalama telaşına düşüren bir hırs.
Hâlbuki “Göklerin ve yerin anahtarları Allah’ındır. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz ki o her şeyi bilendir.” (Şura 12)
Bugün, tam bir eksen kayması yaşayan Müslümanlar olarak ciddi bir muhasebe ve öz eleştiri yapmak durumundayız. Son yıllardaki ekonomik refah pırıltıları, Müslümanları “vicdanla cüzdan” "imanla cüzdan" sınavına sokar olmuştur..
Rızkı haramdan talep etmekten sakınılmalıdır. Bu konuda kocası sabah rızkı temin için evinden çıkan hanımlara çok önemli bir görev düşmektedir. Evinin erini selâmetlerken, "Hayırlı, helâl rızıkla dönmesi" temenni ve duasında bulunmalıdır. Bu mütebessim bir yüzle içtenlikle söylenecek temenni, eşinin zihninde ve kalbinde yer edecektir. Çalışacak, helal kazanç elde etmeye gayret edecek ve sonra Allah'a tevekkül ile evine, yuvasına dönecektir.