Kadın - Aile
Takıntı DNA hasarı yapıyor
Halk arasında "takıntı" hastalığı olarak bilinen obsesif kompulsif bozukluğunun DNA'ya zarar verdiği ortaya çıktı.
Gaziantep Üniversitesi'nde 42 hasta ve 38 sağlıklı insan üzerinde araştırma yapıldı.
Prof. Dr. Savaş, yaklaşık 13 yıldır psikiyatrik hastalıklarla oksidatif stres(vücuttaki kimyasal işlemlerin sonucunda oluşan zehirli atıklar) ilişkisini araştırdıklarını belirtti. Çok sayıda klinik çalışmayla bulguları güçlendirdiklerini söyledi.
İnsan beynine düşen günlük 10 bin düşünceden 2 bin 500'ünün olumsuz olduğu belirtiliyor.
Takıntı veya titizlik hastalığı
Takıntı hastalığı, titizlik hastalığı ya da Obsesif- Kompülsif Bozukluk OKB, insanları tekrarlanan düşünce ve davranışlar döngüsüne hapsederek kısıtlayan bir hastalık.. Kontrol edemedikleri tekrarlayan, gerginlik yapan düşünceler, korkular veya görüntüler (obsesyonlar) yüzünden insanlar huzursuz olurlar.
Tekrarlar, takıntılı düşünceleri güya önleme veya akıldan uzaklaştırma çabasıyla yapılıyor.
Ancak bunlar sıkıntıyı ancak geçici olarak durdurur.
Bozukluğun toplumda görülme sıklığı yaklaşık % 2-3. Yani kabaca her 40 kişiden birisinde görülebilmektedir.
Bu hastalığa sahip olan kişilerin damgalanma korkusu sebebiyle hastalıklarını gizlemeleri, kesin rakam vermeyi önlüyor.
Kadın ve erkekte görülme sıklığı birbirine yakın ve yaş ortalaması 20 civarında..
Bozukluğun sebebi ne?
Beynimiz karmaşık bir yapıdır. Belirli bölgeleri serotonin dengesizliğinden etkileniyor, bu da takıntıya yol açıyor. Sorunun, beynin sağduyu ve planlama ile ilgili bölgeleriyle bağlantılı olduğu görülüyor.
Ayrıca hayatî değişiklikler, hastalıklar, sevilen birinin ölmesi, iş veya okulla ilgili değişiklikler veya problemler, eşle ilgili kaygılar da sebepler arasında..
"Bulaşma" takıntısı
Mesela mikrop bulaşmasından kaygılanan kişi kirli saydığı kişi ya da yerlere temas ettiğinde yoğun sıkıntı duygusu yaşar. Bu sıkıntıyı gidermek için tekrar tekrar ellerini yıkamak ya da kıyafetlerini temizlemek ihtiyacı duyar. Bu durumda sıkıntısının azaldığını gören kişi kirlilik obsesyonunu yeniden ortaya çıktığında bu temizlik davranışlarını tekrarlar.
Bu hastalar kir ve mikrop bulaşmasından kaygı duyarlar. Bulaştığını düşündükleri şeylerden kurtulmak için aşırı yıkanma ve temizlenme davranışı gösterirler.
"Kuşku" takıntısı
Unuttuğunu veya eksik bıraktığını düşündüğü şeylerin kendisine ve yakınlarına zarar vereceği düşüncesini yaşarlar. Bu kuşkularını gidermek için sıklıkla kontrol etme davranışlarına başvururlar. Hasta ocağı açık bırakarak yangına sebebiyet vereceği endişesiyle evden dışarı çıkarken uzun süren kontroller yapar.
"Düzen" takıntısı
Kişi her şeyi düzgün ve simetrik yapma ihtiyacı duyar, en basit bir işe saatlerini harcayabilir. Örneğin; hasta yatağını tam ve düzgün toplamak için dakikalarını harcar. Örtünün simetrik olmaması, yoğun sıkıntıya sokar.
Nasıl tedavi edilir?
Rahatsızlık kendi kendine geçmez, bu yüzden tedavi edilmesi önemlidir. En iyi tedavi yöntemi ilaç ve zihnî davranış terapisidir.
Bu terapide hastaların korkularıyla yüz yüze gelmeleri ve anksiyetenin azaltılmasını sağlamaktır. Tedavi uzun sürdüğü gibi maalesef kesin bir düzelme de sağlanamamaktadır.