Kadın - Aile
Sanki siz ergenlik yaşamadınız..
Ergenlik dönemi herkesin hayatında en büyük değişim süreci olmuştur. Bu tek yönlü değil çok yönlü bir değişimdir. Fizikî olarak gözle görülen değişimlerin yanında, zihnen ve ruhen de büyük değişimler yaşarız.
Gelgelelim hiç bitmeyecekmiş gibi gelen uzun ve yorucu ergenlik günlerimizi unuttuk. Şimdi çocuklarımız bizim geçtiğimiz o yollardan geçiyor, onları ne kadar iyi anlarsak o kadar mutlu ve sağlıklı bir ergenlik dönemi geçirirler.
Ah arkadaş ah!!
“Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!” sözü özellikle ergenlik dönemi için önemli.. Bu dönemde ergenler arkadaşlarının etkisinde kalmaya fazlasıyla açıklardır. Arkadaş ortamlarında kabul görmek ve etkili olabilmek için ortamın gerektirdiği her türlü davranışa sonunu düşünmeden dahil olabilir.
Çünkü derdi o grupta kabul görmektir.
Özellikle aile ortamında değerli olduğunu hissetmeyen çocuklarda bu eğilimin çok daha fazla olduğunu görürüz. Eğer biz çocuklarımıza değer vermez ya da değerlerini hissettiremezsek, onlar kendilerine değerli hissedecekleri bir yer ararlar.
Bazen aile çocuğuna değer verse de, ergenlik dönemindeki çatışmalar ve aile içi iletişimin sağlıklı olmaması çocukların ev içindeki kendi durumlarına yanlış anlamlar yüklemesine yol açarak yanlış arkadaş ortamlarına yönlendirebilir.
Bu yüzden ailede anne babanın birbiriyle olan sevgisi, muhabbeti, saygısı özellikle ergenlik dönemindeki çocuk için hayati önem taşımaktadır.
Ergenlik döneminde hem çocuklarımızın arkadaşlarını ve arkadaş ailelerini tanımaya çalışmalıyız.
Bu noktada arkadaşlarını doğrudan kötülememeye özen göstermeliyiz.
"Kötü arkadaş"tan kurtarmanın yolu kötülemek değil, usul usul ondan uzaklaştırma vesileleri oluşturmalı, hissettirmeden yakın takipte tutmalıyız.
SEN BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİSİN
Çocuklarımıza her zaman onlar için en iyisini isteyeceğimizi ve en zor durumda bile her zaman yanlarında olacağımızı onlara hissettirmeli ve söylemeliyiz.
Ergenlik bağımsızlık arayışıdır.Ergenler, çocuk gibi muamele görmekten hoşlanmazlar. Konuşma ve tutumlarımızı bu hassasiyeti göz önünde bulundurarak şekillendirirsek bundan hoşnut olacaklardır.
Ebeveyn desteğini daha az hissederek bireysel başarılarının ve yapabilirliklerinin tadını çıkarmak isterler. Bize de onları teşvik ve tebrik etmek düşecektir. Neyi, nasıl yaptığına ve nasıl yapması gerektiğine ilişkin kendi düşüncelerimizi çok fazla dile getirmemizden ise memnun olmazlar.
SINIRI İYİ BELİRLEMEK
Çocuklarımızı hiçbir dönemde sınırsızca serbest bırakmamalıyız. Sınırları bilinçli bir şekilde ortaya koymak ve tüm aile üyelerinin bu sınırları açık ve net olarak bilmesini sağlamak görevimiz olmalıdır.
Çocuğa göre şekillenen veya tam tersi sadece bizim isteklerimize göre şekillenen kurallar kimseyi memnun etmeyeceği gibi sadık kalınacak kurallar da olmazlar. İlk fırsatta bu kuralları çiğneyecektir. En sağlıklısı birlikte oluşturulan, sınırları kesin olarak belirlenmiş kuralları birlikte kabul etmek ve uymaktır.
Bir ailede ilk günden beri sevgi, saygı ve huzur hakimse çocuk, aile içinde ergenlik sorunlarını da paylaşabilir.
Yine de iletişim ortamının iyi olmasına rağmen çocuğun ergenlik dönemine özel iniş çıkışları duygusal düzeyde yaşaması normaldir.
Çocuklarınızı sevdiğinizi onlara hissettirin.
Sevginizi maddi olarak göstermekten vazgeçin ve duygusal olarak sevgiyi yaşatın ve paylaşın.
Çocuğunuzun hatalı davranışlarında anlayışlı bir tutum geliştirin.
Çocuğunuzun rol modeli olduğunuzu unutmadan yaşayın.
İletişim kurmak istiyorsanız iyi bir dinleyici olmayı öğrenin.
Nasihat diliniz kaba olmamalı, nazik, sevgi ve şefkat dolu cümlelerle sohbete dönüştürmelisiniz. Nasihat ettiğinizi hissettirmemelisiniz.
Aile içi kuralları belirlerken çocuklarınızın katılımcı olmalarını önemseyin.
Karar alırken ailedeki tüm bireylere önem verdiğinizi gösterin ve onlara danışın.
Çocuk yetiştirirken eşinizle ortak bir söylem geliştirin ve tutarlı olun.