Gündem
Batı’da Müslümana özgürlük yok
SETA tarafından hazırlanan “Siyasal Mühendislik ve Avrupa’da Dindar Muhafazakar Müslümanların Dışlanması” raporunda, Avrupa’da İslami uygulamalarla ilgili yasakların söz konusu olduğu vurgulandı.
This browser does not support the video element.
Nüfuslarının kayda değer bir yüzdesinin Müslümanlardan oluştuğu 12 Batı Avrupa ülkesinde Müslüman milletvekilleri ve İslam üzerine tartışmaları resmeden genel bir bakış sağlamak amacıyla Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından hazırlanan “Siyasal Mühendislik ve Avrupa’da Dindar Muhafazakar Müslümanların Dışlanması” raporunda, “Kurban kesimi töreninden cami minaresi inşasına, erkek çocukların sünnet edilmesinden kadınların başörtüsüne kadar İslami uygulamalara karşı bir yasaklar dalgası söz konusudur” denildi.
Müslüman karşıtlığı büyüyor
Müslüman karşıtı yasakçı dalganın büyüdüğü, komşu ülkelere sıçradığı ve giderek daha farklı İslami uygulama çeşitlerini hedef aldığına dikkati çekilen raporda, İslami uygulamalara karşı kanuni yasakların Belçika, Danimarka, Almanya, Norveç ve İsveç gibi kuzeybatı Avrupa ülkelerinde başladığı ifade edildi.
Raporda, Müslüman azınlıkların Belçika, Hollanda ve İsveç haricinde tüm Batı Avrupa ülkelerinin ulusal yasama organlarında yetersiz temsil edildiği vurgulanarak, şunlar kaydedildi: “Müslüman azınlıkların mutlak sayısı bakımından en yoğun olduğu Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi bazı Avrupa ülkelerinde de önemli derecede yetersiz temsil sorununun çözülmemiş olmasıdır. 3 ülke hariç Batı Avrupa ülkelerinde Müslüman azınlıkların genellikle siyasette yetersiz temsili söz konusudur. Bu yetersiz temsil Fransa, Almanya ve İtalya gibi en fazla Müslümanın bulunduğu ülkelerdeki durumu düşündüğümüzde çok daha fazla insanı etkilemektedir. Müslüman azınlığın ulusal yasama organlarındaki betimsel temsil seviyeleri açısından Batı Avrupa ülkelerinde muazzam farklılıklar gözlenmektedir.” Raporda, şu değerlendirmelerde bulunuldu: “Bu dışlayıcı veya ayrımcı arka plana karşın aralık 2017 itibarıyla hiçbir Kıta Avrupası ülkesinde başörtülü tek bir Müslüman kadın bile ulusal yasama organına milletvekili seçilmiş değildir. Bu çok önemli bir eksikliktir ve dindar muhafazakar Müslümanların Batı Avrupa siyasetinden dışlanmasının aşikar belirtisi niteliğindedir.”