AKİT MENÜ

Gündem

Gazi ve malullük hakkımız verilsin

Ellerinden, ayaklarından, gözlerinden yara aldıkları halde 1953 tarihli nizamnamedeki kriterlere uymadıkları gerekçesi ile gazi sayılmayan 19 bin mağdur sorunlarına çözüm bulunmasını bekliyor. Malul Sayılmayan Gaziler Derneği Başkanı Mesut Kılıçaslan, Akit gibi etkili bir gazetede sorunlarının yayınlanmasının kendilerini umutlandırdığını, ancak yetkililerden kendilerine hiçbir dönüş olmadığını söyledi.

Güncelleme Tarihi:

Muhammet Kutlu  Ankara

ABD dayatmasıyla 1953 yılında yürürlüğe giren köhne bir nizamname, adeta vatanı için canını ortaya koyup yaralanan askerlerimize malullük ve gazilik haklarının tanınmaması için kullanılıyor. Gazetemizin 29 Eylül’de “El İnsaf” diyerek manşetine taşıdığı haksızlığın düzeltileceğine dair ise hiçbir umut ışığı yok. Malul Sayılmayan Gaziler Derneği Başkanı Mesut Kılıçaslan, Akit gibi etkili bir gazetede sorunlarının yayınlanmasının kendilerini umutlandırdığını, ancak yetkililerden kendilerine hiçbir dönüş olmadığını kaydetti.

Malul olamayan gaziler kimsenin umurunda değil!

Yıllardır 19 bini aşkın malul olamayan gaziler adına çalmadık kapı, aşındırmadık eşik bırakmadıklarını kaydeden Mesut Kılıçaslan, “Birkaçı dışında siyasilerin konuya ilgisizliği bizi şoke etti. Bizleri anlamaya bile çalışmadıklarını görerek tekrar tekrar yıkıldık. Tam manasıyla sahipsiz kaldık” ifadelerini kullandı.

-Mesut Kılıçaslan

Delik deşik olan bu vatan evlatları ne malul ne gazi!

Bir insan vatanı için kendisini siper edip çarpışmalarda dört kurşun, beş kurşun, hatta 9 kurşun yiyor, bombalardan vücuduna onlarca, yüzlerce şarapnel parçası saplanıyor, sağ kaldığında ise yüzüstü bırakılıyorsa burada çok büyük bir sorun var demektir” diyen Kılıçaslan’ın verdiği acı örnekler tüyleri diken diken ediyor. İşte onlardan bazıları:

-İdris Karagöz: 11.08.1995 tarihinde Tunceli Hozat kırsalında pusuya düşen birliği ile birlikte çatışmaya girdi. 9 Kalaşnikof mermisi ile delik deşik edildi. Sol akciğer ve köprücük kemiğini kaybetti. Buna rağmen gazi ve malul kabul edilmiyor.

-Ayhan Dertli: 1995 yılında Zaho’da mayın patlaması sonucu ağır yaralandı. Aylar süren tedavi sonrasında hayata tutunabildi. Vücudunda 400’e yakın şarapnel parçası var. Ama 1053 sayılı nizamnane yüzünden ne malul ne de gazi olamadı.

-Mustafa Boz: Hakkari Çukurca’nın Irak sınırında teröristlerle çıkan çatışmada bacağından vuruldu, gazi olamadı.

- Nihat Güre: 1997’de Gabar dağındaki operasyonda PKK ile girilen çatışmada 3 Kanas suikast tüfeği mermisiyle vuruldu. Gazi ve malul olamadı.

-Halil Pulant: 2007 yılında Şemdinli’de Kanas tüfeği ile sırtından vuruldu. Mermi akciğerini parçaladı. Ciğerinin bir bölümü alındı. 150 gün tedavi gördü, ancak gazi ve malul olamadı.

-Mevlüt Yalçın: 15 Ağustos 1993 tarihinde Van’da 2 bine yakın teröristin tabura saldırısıyla çıkan çatışmada Bixi ağır makineli tüfek mermisiyle sağ akciğerinden vuruldu. Çatışmalar sabaha kadar sürdüğü için tedavisi geciktiğinden sağ akciğeri iflas etti. O günden beri sağlık sorunları artarak devam ediyor. Fakat ne gazi, ne malul kabul edilmiyor.

Göğsünde şarapnel parçaları duruyor

-Tuncay Subaşı: Askerliğini yedek subay olarak yaparken, terhisine 10 gün kala K. Irak’ta çıkan çatışmada vuruldu. Kafasında ve göğsünde 2 cm uzunluğunda roketatar mermisi şarapnel parçaları var. Hastanelerde MR çektirmesi yasak. Denge kaybı yaşadığından başını öne eğemiyor, sol yanına yatamıyor. Göğsündeki şarapnel göğsüne ve kalbine baskı yapıyor. Rahat nefes alamıyor. Hayati tehlike olduğundan şarapnel parçaları vücudundan alınamıyor. Fakat bir türlü malul ve gazi olamadı.

-Ahmet Aydın: 1996 yılında Kuzey Irak Zap bölgesinde PKK ile girdiği çatışmada başına giren 6 mm’lik şarapnel parçasıyla ağır yaralandı. Gazi de malul de olamadı.

Yorumlara Git

Son rakamlar açıklandı! Venezuela’da bilanço ağırlaşmaya devam ediyor

İki günde 170 askeri hedef vuruldu ABD İran’ı dövüyor, İran körfez ülkelerini

CHP'li belediye başkanına silahlı saldırı

'Ölüm listesinin başındayım'

İran iki ülkeyi vurdu!