Kadın - Aile
Testleri yaptırın ve 'kan uyuşmazlığı'nı dert etmeyin!
Kan uyuşmazlığı; gebe anne ile bebeği arasında ki Rh uygunsuzluğuna verilen addır.
Kan uyuşmazlığı hamilelik ya da kan naklinde Rh (-) negatif bir kişinin, Rh (+) pozitif bir kişinin kanı ile teması sonrası oluşan alerjik reaksiyondur.
Kan uyuşmazlığı Rh ve ABO uyuşmazlığı olarak iki şekilde görülür.
ABO uyuşmazlığı bütün gebeliklerin yüzde 20'sinde görülebilir. Bu uyuşmazlık teorik olarak mümkün fakat pratik olarak önemi yoktur çünkü etkilenme önemsizdir.
Annenin kan grubunun Rh (-) negatif olduğu ve babanın kan grubunun da Rh (+) pozitif olduğu durum da uyuşmazlıktan bahsedilir. Ancak bütün bu durumlarda kan uyuşmazlığı oluşmaz. Bebek eğer annenin kan Rh (-) negatif faktörünü alırsa, aynı olduğu için antikor oluşmayacak böylece kan uyuşmazlığı olmayacaktır.
Bebek ancak babanın Rh (+) pozitif faktörünü alırsa uyuşmazlık gelişir.
NELER OLUYOR?
Kan uyuşmazlığına karşı oluşan olumsuzluklar ilk bebekte görülmeyebilir. Bu uyuşmazlıkta anne ile bebeğin arasındaki kan bağı sebebiyle bebekten anneye geçen alyuvarlar belli bir oranı geçtiği zaman annenin kanında bu duruma karşı antikor oluşur.
Oluşan bu antikor göbek kordonu yolu ile bebeğe geçer ve bebeğin kanındaki alyuvarları parçalar.
Bu durum bebekte hızlı bir alyuvar yıkımına ve dolayısıyla anne karnındaki bebekte aşırı bir kansızlık ve buna bağlı olarak kalp yetmezliğine ve vücutta su birikmesine yol açar.
Bebek doğduktan sonra ise bütün bunların üstüne bir de sarılık eklenir.
Kan miktarını ayarlayabilmek için kemik iliğindeki olgunlaşmamış genç alyuvarlar kana geçer.
Bu yüzden bebeğin rengi diğer bebeklere göre daha sarı olarak görülür.
Hem annede hem de bebekte meydana gelebilecek bu rahatsızlıklar tedavi edilmediği taktirde öldürücü olabilir ya da kalıcı sakatlığa sebep olabilir.
Bu rahatsızlığa Eritroblastozis Fetalis denir. Hastalığın şiddetine ve yok edilen kan hücrelerinin miktarına bağlı olarak anne karnın da ölüm bile görülebilir.
Annenin Rh negatif babanın Rh pozitif olduğu durumlarda gebelik takibinin dikkatli yapılması ile herhangi bir risk olmaksızın sağlıklı bebekler doğar.
Kan uyuşmazlığında hangi testler yapılır?
Gebelik takibinde annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh (anti-D) araştırılır. Bu teste İndirek Coombs testi denir. Bebek doğduktan sonra bebekte anneden geçen antikorların aranması ise Direk Coombs testi olarak bilinir.
Tedavisi nasıl yapılır?
Hedef annenin Rh antikor oluşturmasını engellemektir.
Bunu sağlamak için kan grubunun Rh (-) negatif ve eşinin kan grubunun Rh (+) pozitif olan gebelere 28. haftada anti-D(Rhogam) iğnesi yapılır.
Bu iğnenin bu gebelikte yapılmadığı durumlarda doğumdan sonra da yapılabilir.
Bebeğin doğumunu takiben 72 saat yani ilk üç gün içerisinde bu iğne yapılmalıdır.
Düşük, kürtaj ve dış gebelik gibi gebeliğin oluşup sonlanması durumunda da müdahaleyi takiben bu iğnenin yapılması gerekir.
Anti-Rh antikorları içeren ilaçlar ısıya ve ışığa karşı duyarlıdırlar. Bu yüzden ışıksız bir ortamda ve buzdolabında saklanırlar. Bir yerden başka bir yere taşınması esnasında ise buz kapları içinde muhafaza edilirler.
Alerji gelişme ihtimaline karşı enjeksiyonlar anneye hastane ortamında uygulanır.
Sonuç olarak kan uyuşmazlığı şüphesi olan çiftlerin çocuk sahibi olma konusunda endişeye kapılmasına gerek yoktur. Düzenli ve itinalı gebelik takibi ve gerekli tedavinin yapılması ile sağlıklı bebek dünyaya getirmesine engel yoktur.
Hz. Adem ve Hz. Havva'dan bu yana gruplaştık
Kan grubunu belirleyen A ve B genleri, kanınızda bulunan alyuvarların çeperinde A ve B tipi proteinlerden hangisinin yer alacağını belirlerler. Kan grubunuz A ise alyuvarlarınızın çeperinde yalnızca A tipi protein, B ise yalnızca B tipi protein, AB ise her ikisinden de, 0 ise alyuvarlarınızın içinde her ikisi de yoktur demektir.
Yirminci yüzyıldan önceki kan nakli denemeleri vahim ve düş kırıklığına sebeb olacak sonuçlar vermişti. 1900 yıllarında kanın dört ana grupta olduğu, bu grupların kişiden kişiye farklı bulunduğu keşfedildi. Bu gruplama ABO sistemi olarak bilinir.
Çocuğun grubu ana-babasına benzemeyebilir: Çocuğun kan grubu, baba veya anasınınkine benzer. Bâzan her ikisine de benzer veya her ikisine de benzemez. Eğer çocuğun kan grubu, ana-babasının kan grubundan başka türlü olmasaydı, yeryüzünde yalnız iki çeşit kan grubu bulunurdu. Çünkü bütün insanlar, bir erkekle bir kadından meydana gelmişlerdir.
Adem aleyhisselâmın kan grubu (A), Hazret-i Havva vâlidemizin kan grubu (B) ise; B grubunda, (B) grubunda ve (AB) grubunda çocukları olacağı gibi, 0 (Sıfır) grubunda da çocukları olabilir. Çünkü A ve B’nin yarısı 0 (Sıfır) genini taşır.
Hamilelik, lohusalık, narkoz, radyoterapi ve arsenikli ilâçlar bazen kan grubunu değiştirir.
Bir insanın kan grubu değişince anasının da, babasının da kan grubuna benzemeyebilir.
Bu bakımdan aynı ana-babadan meydana gelen çocukların kan grupları iki çeşit değildir. Kan grupları sistemler şeklinde incelenmektedir.
Meselâ ABO, Rh sistemi gibi başka kan grubu sistemleri de bilinmektedir.
Daha başka bilinmeyenlerin de bulunduğu söylenmektedir.
Her kan grubu sistemi, diğer sistemlerden müstakil olarak çalışmaktadır. Tıbbî tatbikatta, yâni hastalık ve tedâviyi ilgilendiren kan grubu uyuşmazlıklarında herkesin bildiği yukarıdaki ABO ve Rh sistemleri önemlidir.